
wilkie collins
08.03.2019
"—yorgun gözlerimi kapayıp çevremdeki dünyayı, tepemdeki güneşi unuttum. Onun bana geri gelmesini bekledim. Ah, sevgilim! Sevgilim! 'Artık' sana içimi dökebilirim! Sanki daha dün ayrılmışız gibi, sanki daha dün senin o güzel elin elimdeydi, sanki en son dün görmüştüm seni. Sevgilim! Sevgilim!" Yine elimde aylarca sürünen bir kitap daha... Oysa başladığınızda yüz sayfa okumadan kapağını kapattırmayan bir eser; yani suçlu olan kitap değil, benim! Yazarın dili kesinlikle muazzam, olayları anlatışı ve sürecin işleyiş biçimi meraktan ölmenize yol açabilecek düzeyde. Okuyun, okutturun. Benim için tek bir sorun vardı o da içinde geçen gizemli sırrımız yüzünden oldu. Tahminimin dışındaydı bu yüzden sevindim -şayet bunu çözmüş olsaydım çıldırırdım- ama bunun yanında istatistiklerimin tersine düşen gerçek de biraz yavan geldi. Kısacası bu konudaki her türlü sonucun beni tatmin etmeyeceğini düşünerek son sözü söylüyor ve yorumumu burada bitiriyorum.
Baskı: Beyazlı Kadın