
judith mcnaught
Öncelikle bu kitap tam bir sinir bozuculuk abidesi.Hem karakterler bakımından hem de olaylar bakımından.Ciddi ciddi yarım bırakmayı düşündüm.Ama tabi tabularımı yıkamadım daha.Dedim devam başladın bir kere. Ben aralarındaki sevginin gerçek olduğuna inanmıyorum.Bir yanlış anlamada insan canından çok sevdiği birinden birden nefret etmeye başlayıp onunla konuşmaya ona bakmaya dahi tahammül edemeyebilir mi? Ve en önemlisi canını yakmaya çalışabilir mi? Hadi bunları da geçtim, o kişiye kendini savunma hakkı vermeden bir sonuca varıp onun oyuncu ve düzenbaz biri olduğunu söyleyebilmesine ne demeli? İşte bunlar iki karakterimizin başına da geldi.Aynı saçmalıkları ikisi de yaptı.Evlendikleri halde birbirlerine güvensizlikleri devam etti.İki insan birbirine güvenemezken nasıl evlenebilir?Evlenecekleri gün gelinin onu terk edip kaçacağını bir damat nasıl düşünebilir?Ve gelin bunu nasıl düşündürebilir müstakbel kocasına? Ben söyleyeyim:güvensizlik.İşte bu yüzden belki hikaye mutlu sonla bitmiş olabilir ama yaşamış ve hayatlarına devam ediyor olsalardı şu an , kesinlikle ilerleyen zamanlarda bu ikili boşanırdı ardından tekrar evlenirdi ve bu sürüp giderdi.Anlamış olduğunuz gibi hiçbir şekilde sevemedim bu kitabı.Konu uzatmaya çalışılmış ve uzatılırken de konu bulunmamış bunun yüzünden karakterler bir küstürülüp bir barıştırılmış.😤 Konuyu anlatayım size.Şimdiiii,bir genç kızımız var ama bildiğiniz erkek çocuğu gibi hareketlerde bulunuyor.Ki keşke böyle cesur ve gözü pek kalsaymış Whitney.Her neyse,canına tak eden babası da kızını teyzesi ve eniştesinin yanına yolluyor.Fransa'ya.Kızımız burada çok kültürlü oluyor,güzelleşiyor ve serpiliyor.Birçok davete katılıyor ve etrafı kendisine aşık olan adamlarla dolup taşıyor.Ve bir adam var ki kendisini hiç göstermiyor ama kızımızın arkasından babasıyla anlaşıp para karşılığı Whitney üzerine anlaşma yapıyorlar.Anlaşma şudur:O adamla Whitney evlenecektir.O adam dediğim de bir dük:Claymore Dükü.Çapkın ve adını aşıklarıyla çıkarmış bir dük.Tabi asi kızımız bu olayı sever mi? İşte bundan sonra o çekişmeli sahneler başlıyor. Galiba bir tek ben bu duyguları hissettim.Genelde çok sevilmiş bir kitap.Ama benim asi tarafım bu kitabı cidden sevmedi.Ne zaman "oh be yoluna girdi her şey!" desem bir olaylar,bir olaylar...Ne okuyorsun diye soranlara bildiğiniz feryat ettim zira 2 haftamı aldı bu kitabı okumak.Tatile de gittiğim için süründü bildiğiniz.Tavsiye edeceğimi sanmıyorum. Karakterler kendileriyle çeliştiler,yapmayacağım dedikleri şeyleri yaptılar ve bende kayıtsız kalamadım.Clayton'ın yakışıklığı bile kurtaramadı kitabı.Sevmedim ve bir daha da okuyacağımı sanmıyorum.Şu adı çıkmış Türk dizilerinden beterdi bence.😧
Baskı: İçinde Aşk Saklı (Westmoreland, #2)