Eser· Kitap

Kalbimin Kanıyla Yazdım Kısım I (Yabancı, #8)

10.0/10(2)

Haziran, 1778. Dünya altüst olmuş halde. Yükselen bağımsızlık seslerinin arasında hayatta kalmaya çalışan Claire ve Jamie için hayat daha da zor. Kaybettikleri için yas tutsalar da birbirlerine tutunup yaşamaya devam etmeliler. Artık tek istedikleri eve, Tepe’nin huzurlu sessizliğine geri dönmek. Ancak evleriyle aralarında binlerce insanın hayatının değiştirecek kanlı bir iç savaş var. “Tarihi fantezi türü hayranlarının merakla beklediği tutku ve macera!” -People- “Gabaldon’dan sürükleyici, heyecanlı ve bağımlılık yapan bir kitap daha… Derin bir nefes alın ve yolculuğun tadını çıkarın.” -Library Journal- “İnsanın cesaretinin boyutlarını, ruhunun ağırlığını ve kalbinin derinliğini bir tuvale çizen, büyük bir macera.” -CNN-

Baskılar1

Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.

Kalbimin Kanıyla Yazdım Kısım I (Yabancı, #8)

Kalbimin Kanıyla Yazdım Kısım I (Yabancı, #8)

Epsilon Yayınevi

608 sayfaISBN 97860517336612018-01-01

Düzenleme Geçmişi

Yükleniyor...

Puanlama

10.0/ 10
2 puan
10
2
9
0
8
0
7
0
6
0
5
0
4
0
3
0
2
0
1
0
Ppersephone.· Kalbimin Kanıyla Yazdım Kısım I (Yabancı, #8)
10/1018.02.2018

"Sence birbirimize uygun olduğumuzu düşünürler miydi?" "Baktığımı görmediğin zamanlarda sana nasıl baktığıma şahit olsalardı Sassenach, o zaman evet, öyle düşürlerdi." Bu seri şu zamana kadar okuduğum tonla seri arasından açık ara en en en iyisi!! 1. kitabı bitirmemek için kaplumbağa hızıyla okumama rağmen maalesef bitti. Şok edici gelişmeler son hızla devam ediyor. İlk sayfalarda adapte olmakta biraz sıkıntı yaşadım. Çünkü serinin bir önceki kitabını taaaa 2015 aralık ayında okumuşum. Ama sonra her şey rayına oturdu kafamda. Hangi birini anlatayım size ben şimdi :)) William'ın hala beni çıldırttığını mı yoksa Claire'in her bölümde beni hala da büyülemeye devam etmesini mi. Yoksa canım Bree'nin başına gelenleri mi.. Neyse spoiler yok :)) Gelsin kısım 2. Jamie elimi sıkıca tuttu ve gözlerimin içine bakarak, "Bunu takmadım demiyorum, çünkü takıyorum. Daha sonra bu konuda karışıklık çıkarmayacağım demiyorum, çünkü muhtemelen çıkaracağım. Ama demek istediğim şu ki bu dünyada seni benden ya da beni senden ayıracak hiçbir şey yok," dedi. Bir kaşını kaldırdı. "Sen de böyle düşünmüyor musun?" "Ah,evet," dedim tutkulu bir biçimde. Tekrar nefes aldı ve omuzları gevşedi. "Sadece bir soru," dedi. "Benim karım mısın?" "Elbette öyleyim," dedim çok büyük bir şaşkınlıkla. "Nasıl olmam?" Yüzü o zaman değişti; derin bir nefes aldı ve beni kollarına aldı. Ona sarıldım, sertçe ve beraber derin bir iç çektik, bu konuda uzlaştık. Başı benimkinin üzerine eğilmişti, saçlarımı öpüyordu. Yüzüm omuzlarına dönüktü, boynuna değen ağzım açıktı. Dizlerimiz yavaşça doğal bir şekilde rahatladı, böylece kenetlenmiş bir biçimde yeni kazılmış toprağa diz çöktük. Tıpkı bir ağaç gibiydik, bir sürü dalı olan fakat tek bir sağlam gövdeye sahip bir ağaç...

Benzer Kitaplar