Eser· Kitap

Sözler

4.0/10(1)

Fransiz siirinin en güçlü seslerinden Prevert Türkçede Orhan Sudanin yetkin çevirisiyle yanki buluyor bu kez. Suda, Prevertin her okumada daha da gençlesen siirlerindeki zenginligi su sözlerle dile getiriyor önsözünde: Bir baba düsünün: Oglunu her hafta sinemaya götürüyor. Parisin sokaklarina, isiklarina, seslerine, insanlarina, sinemalarina alistiriyor. Oglunu yumusak, sevecen, çelebi bir yaklasimla egitiyor. Günlük konusmalarin, masallarin, söz oyunlarinin, bilmecelerin, tekerlemelerin büyülü dünyasina sokuyor onu. Sanatin hemen her dalinda alabildigine yetenekli; gündelik olaylari, siradan insanlarin dertlerini, kaygilarini, sevinçlerini, alayci konusmalarini, küfürlerini sasirtici bir güzellik ve yalinlikla siirlerine, oyunlarina, senaryolarina aktaran bir baris güvercini saliyor dünyamiza. TADIMLIKAILE HAYATI Anne yün örüyor Ogul savasiyor Anne buna hiç sasmiyor Baba napiyor peki? Baba tecimle ugrasiyor Karisi yün örüyor Oglu savasiyor Kendi buna hiç sasmiyor Peki ogul ne diyor bu gidise Ogul hiçbir sey Ama hiçbir sey demiyor bu ise Anne yün örüyor Baba tecimle ugrasiyor Ogul savasiyor Bitince savas Babasiyla birlikte is kuracak ogul Oysa devam ediyor savas Anne yün örmeye Baba tecimle ugrasmaya devam ediyor Ogul ölüyor Ogul savasmaya devam etmiyor artik Mezarliga gidiyor anne ile baba Ve ikisi de sasmiyor buna Hayat devam ediyor Yün örmeyle, savasla, tecimle Tecimle tecimle tecimle Hayat mezarlikla iç içe.

Baskılar1

Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.

Sözler

Sözler

Düzenleme Geçmişi

Yükleniyor...

Puanlama

4.0/ 10
1 puan
10
0
9
0
8
0
7
0
6
0
5
0
4
1
3
0
2
0
1
0
TThessavas· Sözler
4/1012.01.2014

İşçi dostu bir yazar.Savaş karşıtı bir yazar.Aşk'ı bilen bir yazar. Seine sokağı saat on otuz vakit akşam köşesinde bir başka sokağın sendeliyor bir adam... şapkalı yağmurluklu genç bir adam bir kadın sarsıyor onu sarsarak konuşuyor onunla başını sallıyor adam şapkası yan yatmış ve kadının şapkası düştü düşecek rengi solgun ikisinde belli ki adam gitmek... yok olmak...ölmek..istiyor ama kadın can atıyor yaşamaya duymamak imkansız fısıldayan sesini kadının bir yakınma bir emir bir çığlık...bu ses o kadar tutkulu o kadar hüzünlü ve o kadar hayat dolu ki bu ses bir mezarın üstünde soğuktan titreyen bir bebeğin kışın bir mezarlıkta parmakları giriş kapısına kenetlenmiş bir varlığın çığlığı bir şarkı bir cümle hep aynı cümle durmadan tekralanan cevapsız kalan... dalgın gözlerle bakıyor ona adam boğulurken kollarıyla devinen biri gibi bu adam ve cümle dökülüyor dudaklarından .... Devamını merak ediyorsanız mutlaka okumalısınız.

Benzer Kitaplar