Satranç ve Şövalye
Sabahın ilk ışıklarında, sıcak yatağından uyuşuk bir şekilde kurtulmaya çabalarken, kulağınaO akşam öldürüleceğin fısıldansa...Günün nasıl geçerdi?Ya da; ana yola o kadar süratli girdiğinde; takla atacağını önceden izleyebilseydin...Yine de gaza o kadar basarmıydın?Tetiğe basmadan önce sırıtıyordu;Ne de olsa, kaderini bir başkası çizmişti.-son bölüm-Yazarımız; ikinci kitabında da gündelik hayatın karmaşasında unuttuğumuzancak bir kalp atımı kadar yakın ve ani olan salt bir gerçeyi,on değişik öykü ile mercek altına alıyor...Korkmayın...Nede olsa, her canlı bir gün ölümü tadacaktır.(Heyulanın yazarından)
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(1)
Tüm puanları gör (1)SATRANÇ VE ŞÖVALYE Başında miğferi şövalye selam veriyor Siyah asfaltta kesik çizgiler Yolcu şövalye Yorgun şövalye Düşünceleri kılıcının ucundaki pırıltıda At bezgin ağırlığın altında Miğfer hapsetmiş düşünceleri kafasına Gözler parmaklıkların arkasında Coşkuyla doğruluyor gece Şövalye üzgün Şövalye bitkin Siyah yol upuzun kurak Beyaz kesik çizgiler bitmez Şövalye güneşin kaç kez battığını hatırlamıyor Bu oyun yanlış Satrançta at düz gitmez Vakit azalıyor Kılıçtaki pırıltı güneşle beraber yok oluyor Düşünceler eriyor anıların üstüne Miğfer karanlıklaşıyor Ölüm kokuyor asfalt Kan kokuyor Umutsuz kan At yorgun Vezir emrediyor at ölüyor Yolun sonu geliyor Şövalye oyunu kaybediyor Bu oyun yanlış








