Bukre
Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim. Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile. Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin. Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum.
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (278)Aşkla, sevgiyle sonuçlanan ihaneti anlatıyor.
Olasılıksız adlı kitabın ardından okuduğum için mi bilmiyorum acayip sıktı çok basit geldi
harika bir kitap bukre üzüntülü bir ayrılık geçirdi tavsiye ederim
Tazeoğlu'nun okuduğum ilk kitabı. Keşke son olsaymış. Başarıyı bu kitapta yakalayıp diğer kitaplarda batırmış. Eğer Tazeoğlu'nu güzel hatırlamak istiyorsanız sadece bu kitabi okumalısınız...
Kahraman Tazeoğlu nun okuduğum ilk kitabıydı.Çok satan bir kitap olduğunu biliyorum ve buna şaşıyorum çünkü kitabın tamamen zaman kaybı olduğunu düşünüyorum.Ticari başarısı dışında hiç bir özelliği olmayan bir kitap. Ben beğenmedim...
Türk filmi tadında bir aşk hikayesi..Aşkla aranız iyiyse üstüne birde yaralarınız varsa bir yerinden yakalıyor insanı. Ben altını çize çize okudum işte çizdiklerim : Karşındakine benzemek değildir uyum kendini kaybetmeden karşındaki olmaktı...r Aldatılan terkedilen birinin önce acısı mı yoksa yalnızlığı mı fark edilir? Gözyaşı bilmez neden aktığını ama göz bilir neye ağladığını. Beni sevmeyi unutma. Ellerini tuttuğunda duyduğu huzuru, ona yeryüzünde verecek başka hiçbir insan yoktu. İnsan kalbinden kaç kişinin gelip geçtiği değil, kimin hangi derinlikte iz bıraktığı önemlidir. Gidende değişir kalanda. O yüzden kaldığı yerden başlamaz hiçbir ilişki değiştiği yerden başlar ve değişen hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Ne kötüydü bir bütün olarak yaşarken parça parça ölmek. Birbirinin içine yerleşip , birbirinden haberi olmadan yaşayan, ancak ayrıldıktan sonra birbirine ne kadar bağlandıklarını fark eden insanların yalnızlığıydı aslında onlarınki. İnsan kendinden çok fazla vererek sevince, kendinde sevilecek bir şey bırakmıyor muydu yoksa? Sevdikleri gidince en çok neye alışır insan. Yok olmalarına mı; yokluklarına rağmen ayakta kalabilmelerine mi? Hissedeceğim kadar yakın dokunamayacağım kadar uzaksın. Öldür beni yaralı kalırsam özlerim. Geçmiş iyi bir şey olsaydı geçmezdi. Yaşamıyorsun sen bir başkasının hayatında ölmüşsün. Ama bil ki her yerde değilsin, benim için her yer sensin. Geçmişindekini unutamayan, en çok şimdisindekini aldatır. Anı yaşamak la anda yaşamak aynı değildir. Hayatın verdiği herşey için bizden bir şey aldığını öğrendim Yaşıyor gibi değilde hayatta kakmaya çalışıyor gibiydim. Senin hiç kalbine saplanan ama acısını ruhunun çektiği bir ağrın oldu mu?
Hikaye kismi güzel ve akiciydi ama su sayfalarca süren şiirler sıkıyor.
Hikayenin başından zaten sonunda ne olabileceğini kestirebiliyorsunuz ancak yine de okumak için kendimi zorladım. Zorladım diyorum çünkü liseli öğrencilerin aşk hakkında edebiyat parçalamaları oldukça yavan ve sıkıcıydı. Yani o kadar çok aşk hakkında kitap okudum ancak hiç böyle uzun uzun, pek bir anlam ifade etmeyen cümleleri okumamıştım... Devamı:http://blogumabandim.blogspot.com/2014/02/bukre-kahraman-tazeoglu.html
kitabın bir hikayesini okuyabildim ve harika diyebilirim ..! zaman zaman bana saçma gelen yerleri olsa bile güzeldi. eğer sonu böyle güzel bitmese okuyacağımdan memnun kalacağımı da sanmıyorum. sonu gerçekten beni etkiledi ve bundan memnunum :)) selimle bukre bence süper bir ikili oldular bi ara cemle barışıcaklar diye ödüm kopmuştu :D barışmadıkları için mutluyum genelde hep barıştırırlar ama kahraman abi süper bağlamiş :d yalnız tutarsızlıklardan 2 puan kırıyorum çünkü gerçekten saçma geldi mesela : rüya'nın büşra adını alıp kendini hayır işlerine adayıp malını mülkünü bağışlaması .. gerçekten böyle saçma bisey görmedim :D çok iyi manada abartılmış bir son oldu kızınkisi . bukrenin gerçek anlamda hiçbirine aşık olduğunu düşünmüyorum diğer açıdan . mesela aldatıldığı zaman ilk seferinde 2 gün sonra cemle ilişkisi başladı .. cem onu aldattığında tam tekrar ona dönecekken selimle olması (!) . cem de onu aldattığında uzun sürmeyip selimle olsa başında beri selime aşıktı derdik . cem için aşkından deli oldu sonra en yakın arkadaşıyla evlendi . affetseydi demiyorum . sadece birazcık mantık arıyorum . evlendikleri için çok sevinmiştim ama hikayedeki bazı delikler tam anlamıyla sevinmemi protesto ediyor diyebilirim :D
Kitaptaki tüm o sözler kimin için yazıldı çok merak ettim.. Evet altı çizilecek söz çoktu ama çizmeye kalksak kitap baştan sona çizikle dolu olurdu. İşte bu yüzdendir ki -bana göre- bu sık kullanımdan dolayı kitabı okumak zorlaşmış. İlk başta adapte olamadım o yüzden. Biraz Türk filmi tadında evet ama ülkemizde olan bunlar yani burun kıvırsak da. Neyse ister okuyun ister okumayın ben karışmam.
Ben sevgiliyken bile birbirine Yavru kuşum diye hitap eden çiftlere pek rastlamadım yani günümüzün dalgaya vurma ortamında olabileceği de bana pek inandırıcı gelmiyor.Gelgelelim kitabımızdaki başkarakterler aşktan mustarip ve çocukluk arkadaşı olarak birbirlerine kenetlenmişler.Onların başına gelenler anlatılıyor.Öncelikle kitabın tamamen ana hikaye olarak kalmasını isterdim.Destek yayınlarının diğer kitaplarında olduğu gibi farklı farklı yapacaksan bu kadar uzun yapmamalısın,diye düşündüm.Baş karakterin hikayesini okurken nedense bir acelecilik sezdim hep,tamam durum tahlilleri güzel ama ben bir derinlik göremiyorum ve de üstte de yazdığım sebepten ötürü eser bana gerçekçi gelmedi,bir okur olarak kendimi hikayeye veremedim ve tamamiyle bitsin diye okudum.Tek bahsedeğer kısmı en sondaki gerçek yaşamdan alınmış hikayedir.Yine de akıcı bir kitaptı hakkını vermek lazım 5 puan bence bu seri için o kadar da kötü değildi.
Okuduğum en gereksiz kitaplardan biriydi.İlk olarak yazar hayatında hiç kitap okumuş mu sorusu aklına geliyor insanın.Cümleler hiç profesyonelce kurulmamış(profesyonel olmasına da gerek yok ama en azından akıcı olabilirdi.).Hikayede çok basitti hiç bir farklı yanı yoktu.sanki kitabı 15 yaşında ergen birisi yazmış diye düşündürmüyor da değil.Kitabın sonuysa zaten hiç merak ettirmiyor.5.sayfada çözdüm sonunu.Yazarın araya aşkla ilgili felsefi sözler sıkıştırması da katlanılır gibi değildi.açıkçası hiç ama hiç beğenmedim.Okumamın tek sebebi de meraktı.Bu kadar çok övülmesini hala anlayabilmiş değilim. KENDİNİZE BİR ŞEYLER KATMAK İSTİYORSANIZ YADA EN AZINDAN EDEBİ DEĞERİ OLAN BİR KİTAP OKUYAYIM DİYORSANIZ BU KİTABI KESİNLİKLE OKUMAYIN.SADECE BİR TAVSİYE...
kötü, fena, gereksiz! "ha okudum da ne oldu" diyebileceğiniz bir kitap.
Harika ötesi bir kitap , bnm hayatıma çok yakın . herkeze tavsiye ederim :)
Beğenilmeyecek kadar kötü kitap değil . Baştan az çok anlaşılıyor . Bukre ile başladım Kahraman Tazeoğlu'nu okumaya ve şuanda neredeyse bütün kitapları bitti .. Güzel ötesi :)
Kitap gayet güzel. Evet kabul ediyorum fazla edebi cümleler var o beğenmeyenlerin sebebi tarzı olmaması. Ayrıca evet ortasından direk sona atlamış, çok bozuldum ona ama sonu her şeyi telafi etti. Bence 1 kez de olsa okunmayı hakedecek bir kitaptır.









