Kan Gölü
Dr Claire Elliot, Locust Gölünün sakin sularının kenarında huzurlu bir tatil kasabası olan Tranquility'yi görür görmez, genç oğlu Noah'ı metropolün tehlikelerinden uzak tutabileceği ve babasının ölümünün açmış olduğu yaraların kapanabileceği bir yer olduğuna karar verir.Ne var ki kışın başlamasıyla beraber Claire'in kariyerini tehlikeye sokan bir haber gelir: hastalarından biri, genç bir çocuk, akıl almaz bir katliam gerçekleştirmiştir. Claire'le beraber bütün Tranquility'nin yakında fark edeceği gibi, bu olay, kasabanın gençleri arasında hızla yayılacak bir cinayet salgınının yalnızca başlangıcıdır.Kasabanın gençleri çığırından çıkıp da kasabanın büyükleri onu suçlamaya başlayınca, Claire korkunç bir gerçeğin farkına varır:kasaba bu garip şiddet salgınıyla ilk olarak sarsılmıyor! Görünüşe göre, Tranquility'nin çocukları her elli yılda bir, cinayet işlemeye varacak şiddet gösterilerinde bulunuyormuş. Claire bütün bunlarınaltında tıbbi bir açıklamanın yattığını düşünür ve Locust Gölünün korkunç bir tehlike barındırdığına inanmaya başlar. Tranquility'yi ve kendi oğlunu tehlikeden korumak için elinden geleni yapmaya kararlıdır.
Baskılar3
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (214)Sürükleyici, gerilim dolu. Anlatımın akıcılığıyla sayfaların nasıl ilerlediğini anlamıyorsunuz bile. Polis-Doktor-Avukat aşklarından sıkıldım, sanırım. Tess Gerritsen'ın biraz yeniliğe ihtiyacı var sanki. Konular o kadar sıradanlaştı, o kadar aşinalık hissettirmeye başladı ki, seri dışı kitapları öncelikle birbirlerini, ardından da Amerikan Filmlerini çağrıştırmaya başladı. Ayrıca yayınevi uğraşsa bu kadar imla hatalarını, anlatım bozukluklarını, devrik cümleleri bir araya getiremezdi. 2-3 sayfada ya bir imla hatası, ya da bir anlatım bozukluğu! Pes dedim.
Adli Tıp istediğim için bana göre çok güzel bir kitaptı. Bu tarz seviyorsanız tam sizlik.
ilk olarak konuyu bayat buldum ama kolay okunan zevkli bir kitaptı
Sayfaların nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz, su gibi akıp gidiyor. Gerritsen'in ilk okuduğu kitabı, gerilim dolu ve oldukça kanlı. Bundan sonra okumak istediğim yazarlar arasında. Ama Martı Yayınevi neredeyse her sayfada imla hatası yapış, bu okurken çok can sıkıcıydı bunu da belirtmeden edemeyeceğim.
Yazarın okuduğum ilk kitabı.Zamanı olanlar aksiyona kapılıp bir günde okuyacaktır eminim. Çok güzel başlıyor ve olaylar sizi içine çekiyor adeta. Bu kitabı okuduktan sonra yazara hayranlığım başladı ve yazarın Cerrah,Günahkar ve Çırak romanlarını sipariş ettim. Şiddetle tavsiye ediyorum.
Kitap okumayı bana sevdiren kitaptır kendisi. Ya ilk okuduğum kitap olduğu için ya da gerçekten güzel bir anlatımı ve kurgusu olduğu için bende yeri ayrıdır. Tıbbi gerilim konusunda 1 numara olan Tess Gerritsen'ın şaheserlerinden bir tanesi. (Tavsiyem)
okudugum ilk tess gerritsen romanı . sürükleyici
Amerikan polisiye filmlerine konu olabilecek bir kitap gayet akıcı
güzel bi kitaptı elinizden düşüremiyeceğiniz türden bir roman
Tess'le tanıştığım kitap :) Sonunda tanışabildim ve beni çok etkiledi diyebilirim...
Tess G.'nin harika kitaplarından biri.. Gerilim, korku.. sonlara doğru fantastik bile.. :) Kesinlikle tavsiye ediyorum.. ;)
Bu diğer Tess Gerritsen kitaplarından biraz farklıydı. Bir seri katil yoktu. Fakat bir seri katile dönüşmeye hazır bir grup bilimci vardı. Kesinlikle güzel bir kurgu içeriyor. Ve kitabın sonuna kadar asla gerçekten olanların hangi amaçla yapıldığından şüphelenmiyor insan. Yer yer tahmin ediyor sadece.
Sıra dışı bir kasaba,sıra dışı birtakım insanlar ve ortada çözülmeyi bekleyen bir gizem karmaşası.Kitap,kapağı açısından ek tatmin edici özelliklere sahip olmasa okumaya başlandığında görüşlerinizin değişeceği yönünde bir tutumum var.En azından sürükleyici bir iş olmuş Kan Gölü.Puanım 7
50 yıllık periyotlarla gençlerde görülen ve cinayete kadar giden şiddet eğilimlerini konu alan kitap adı gibi oldukça kanlıydı. Ve bunu söylerken gerçek anlamda söylüyorum. Ölen öleneydi. Kışın gelmesiyle olaylar patlak veriyor ve suçu üzerine atmaya çalıştıkları doktorumuz Claire dışında kimse olaylarda gariplik olduğunu düşünmüyor. Ve tüm engellemelere rağmen bu olayların sebebini araştırmaya başlıyor doktorumuz. Tabi ki kasabada pek sevilen biri olmadığı için işleri bir hayli zorlaşıyor. Burada da devreye beyaz atlı şerifimiz Lincoln giriyor. Polisiye de olsa aşksız olmaz değil mi? Bence olmaz. Aslında kitabı baya sevdim. Bol yan karakter, iyi bir erkek, güzel sayılabilecek bir aşk. Gizem ve cinayetler de bonusu. Ama bazı noktalar var ki takılmadan edemedim. Mesela sonu. Allah aşkına öyle son mu olur? Yorumlarda sonunu beğenmediklerini okumuştum ve yerden göğe hakları varmış. Sen 450 sayfa yaz son 5 sayfa da bağla. Bence olmamış bu. İkincisi de şu ki gerilimi çok iyi tutturulmuş kitabın illa ki bilimsel bir temele bağlandırma çabası. Bu konuda uzman olmayı bırakın hiç bilgili değilim ama gerçekte böyle bir parazit varsa bile konu içinde inandırıcılığı ölmüştü. İlla ki bir şey çıkacak diye diye çıkarttırmış. Yazar tıbbi gerilim yazmayı seviyor çokta iyi yazıyor ama bu kitapta o kulvarda olmasa mıydı acaba diye çok düşündüm. Bunlar dışında sevdim dediğim gibi. En azından sıkmadı. Çokça karakter olması sürekli 2 karakter üzerinde dönen hikâyelerin kısır döngüsünü kırmış. Rizzoli serisi dışında pek fazla sevmeyen de mevcut ama ben bağımsız kitaplarını sevme yolunda hızla ilerliyorum.
Yazar bu kitapta biraz Stephen King havasına bürünmüş mistik bir konuyu işlemeye çalışmış ama becerememiş zaten Tess in daha önceden birkaç kitabını okumuş birisi konuyu nereye bağlayacağını az çok başlarda tahmin edebilir sonuna geldiğinde de yazarın sizi şaşırtmaması sizi üzebilir böyle basit bir hikayeyi işlediği için yazara kızabilirsiniz. Tess` e bu tip kitaplar hiç yakışmıyor rizoli serisi tarzı kitaplar yazmaya devam etmeli bence bu ayarı yakalayan okuduklarımın içinde bir gece nöbetini gördüm bıçak sırtı ve masumiyetin için savaş kitapları romantizm katıp işin içine değişik bir hava vermesine rağmen bir nebze okunabilir kitaplardı ama bu kitap ve asla arkana bakma kitabı açıkçası bu yazara yakışmayan kitaplar.
Herkesin diline Rizzoli&Isles dolansa da ben Tess Gerritsen'in diğer kitaplarını daha çok sevdim. Kan Gölü Stephen King'in meşhur Maine'inde, Stephen King tarzına yakın yazımıyla beni benden aldı diyebilirim. Tek can sıkan konu basımda bir çok imla hatasının olmasıydı.
bu okuduğum 4. Tess kitabım ve yine fazlasıyla güzeldi. Tek bir cümleyle ifade etmem gerekirse şu anda içimde acaba bir parazit varsa diyerek endişe içindeyim ve kitapta yapılan testleri yapan bir hastahane bulursam bir dakika beklemem gider hepsini yaptırırım. O derece etkisi altında kaldığım bir roman oldu yani. Kitapta konuyla hiç alakası olmasa bile kedi Mona'nın suyu ve maması yetti mi, zavallıcık aç susuz kalmamıştır inşallah diye bile endişe içindeyim. Bu Tess nasıl bir yazarsa şu an bildiğiniz gerçeklerle hayalleri birbirine karıştırmaya başladığım için sağlığımdan endişe ediyorum. Çok gerçekçi bir yazar, kesinlikle tavsiye ediyorum...
kitabın son sayfasına kadar temponun düşmediği tipik tess kitabı..türü sevenler için iyi bir seçim olabilir..
Baştan sona Stephen King kitabı okuyormuş gibi hissettim :)
Muhteşemdi. Tess kalemini konuşturmuş.. Okuduklarım içerisinden en iyisi diyebilirim :)










