Heykeltıraş (Sam Markham, #1)
ÖLDÜRMEK BİR SANAT Yaşarken kusurluydular. Öldüklerinde birer sanat eserine dönüştüler, öldürüldüler, korumaya alınıp Michelangelo'nun en ünlü eserlerinin mükemmel birer kopyası haline geldiler. Onların gerçek güzelliklerini ortaya çıkarabilecek ve dünyaya eserlerini takdir etmeyi öğretebilecek tek kişi Heykeltıraş'tı. ADAM BİR USTA FBI Özel Ajanı Sam Markham, seri katillerin izini sürme konusunda uzmandı, ancak şeytani zekâya sahip bu katil şimdiye kadar karşılaştıklarından daha titiz, daha disiplinli ve çok daha acımasızdı. Tek ipucu, son "heykelini" bir sanat tarihçisi olan Cathy Hildebrant'a ithaf ettiğini belirten nottu. Cathy ve Sam cinayetlerin devamının geleceğinden korkuyorlardı. VE KADIN MÜKEMMEL BİR HEDEFTİ Sakin bir Rhode Island kasabasında, Heykeltıraş yeni ölümcül eserini şekillendirirken bir yandan da Cathy'nin ona yaklaşmasını bekliyordu; böylece mesajı herkesçe anlaşılabilecekti. Sam'in Cathy'yi kurtarabilmesi için, bu psikopatın hastalıklı fikirlerini bir an önce çözmesi gerekiyordu; hem de Heykeltıraş korkunç başyapıtını tamamlamadan önce
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(1)
Tüm puanları gör (7)Mükemmel ! Yorumuma bu kelimeyle başlamak istiyorum çünkü devam eden kelimelerimin gizli öznesi budur :) Harika bir kitaptı.Okundu ve ne yazık ki bitti.İtiraf ediyorum iyi olacağını düşünmüştüm ama bu kadarını beklemiyordum doğrusu.Kitabın konusu beni aldı götürdü diyebilirim. İlk olarak kitabın en sevdiğim yanı klasik polisiye romanlarında olduğu gibi katili merak ettirmeye çalışıp konuyu kasan yada sıkan türden değildi.Daha ilk sayfalarda katil ile tanıştırıyor sizi yazar.İlk bakışta katili tanımak,ana karakterlerin aradığı bazı şeyleri önceden bilmek kitabı mahvetmiş gibi düşünebilirsiniz belki ancak kesinlikle tam tersi.İnanın bazı şeyleri bilmek kitabı daha da okunur kılmış.Örneğin yaşadığı yeri biliyorsunuz ve polisler yan evine soruşturmaya gittiklerinde 'hayırr orası değil yan ev !' gibi içten karakterlerle iletişim kurmaya çalışıyorsunuz :D Bu kitabı inanılmaz heyecanlı hale getirdi.Elimden bırakamadım.İkinci en sevdiğim kısım ise kitaptaki bilgilerdi.Michelangelonun hayatına dair,eserlerine dair bilgileri konuyla çok iyi bir şekilde bütünleştirerek anlatmış yazar.Şöyle ki kitaptaki katilimiz Michelangelonun heykellerinin insan versiyonunu yapıyor.Katil ünlü heykeltıraşın bakışını benimsemiş ve hayatının amacı kılmış biri.Katili Michalengeloyla dolaylı yoldan tanıştıran kişi ise diğer ana karakterimiz Dr.Cathy.Michelangelonun büyük hayranlarından olan Cathy bunun üzerine akademik bir kitap yazmış.Ve Katilimiz de Cathynin yazdığı kitaba bir şekilde denk geliyor.Böylece hayatının anlamını bulduğu için Cathy'e bir anlamda minnettar kalıyor.Bunu da cinayetlerini ona itaf ederek gösteriyor.Böylece olaya Cthyde karışmış oluyor.Michelangelo o kadar harika anlatılıyor ki şahsen ben kitabı okurken sürekli internetten katilin yeniden yaptığı heykellerin resimlerine ve onun geçmişine bakıyordum. :) İşin bir diğer güzel yanı kitabımız sadece polisiye değil.Aynı zamanda aşk da katmış yazar.FBI ajanı ile Dr.Cathy birbirlerinden etkileniyorlar.Çok klasik durduğunu biliyorum ancak emin olun kitapta bunu öyle iyi işlemiş ki yazar,ilk kez okuyormuş gibi hissediyorsunuz :)) İşin özü,uzun süredir okumayı ertelediğim polisiye/gerilim romanı türünü bana yeniden sevdirdi bu kitap.Hep aynı şeyler yazılıyor diyerek benim gibi bu türden vazgeçmek üzereyseniz eğer kesinlikle vazgeçmeden önce bu kitabı okuyun derim.Daha önce olmadığınız kadar bu türe bağlanacaksınız eminim :)) Şahsen benim favorilerim arasındaki yerini aldı bile ...











