Filin Yolculuğu
16. yüzyılda Portekiz Kralı, Süleyman adlı filini Avusturya Arşidükü Maximiliana hediye etmek ister ve Süleyman bu uzun yolculuğa çıkar. Nobel Edebiyat Ödülü sahibi José Saramagonun en neşeli, en keyifli romanı Filin Yolculuğu işte bu tuhaf serüvenin hikâyesini anlatıyor. Saramago severleri şaşırtacak bu keyifli roman, bir yandan da filin gariban ama köylü kurnazı terbiyecisi Subhro ile kafileye eşlik eden soylular bağlamında filin tanık olduğu insanlık komedyasına eğlenceli-eleştirel bir bakış getiriyor.
Baskılar3
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(11)
Tüm puanları gör (43)"Her zaman bizi bekledikleri yere varırız " gibi mükemmel bir girişle sunulan kitap. José Saramago külliyatını eminim bitireceğim. Cümle biçimi zaten tarzını ortaya koyuyor. Daha doğrusu sadece virgül ve nokta kullanması noktalama işaretleri olarak ona has bir üslup. Kitabı okunmayi güçleştirir gibi bir izlenim uyandırmasın kesinlikle akıcı bir kitap olmuş. Ama Jose Saramago'ya başlangıç acisindan bence ideal değil. Mesela mutlaka Körlük ilk okunması gereken kitabı olmalı. Konu olarak da Portekiz kralının Avusturya arşidüküne armağan ettiği filin , yanında bir film bakıcısı ve askerlerle Portekiz'den Avusturya ya yolculuğu anlatılıyor. Salt bir yolculuk değil bu. İşlenen olaylar güzel. Yine Saramago'nun diğer kitaplarında olduğu gibi ironi , mizahi unsurlar ve dini eleştiriler göze çarpıyor. Özellikle kiliseye ve kilise zihniyetine eleştiriler kitabın ilerleyen bölümlerinde ön plana çıkmış. Filin karakter olarak okuyucuya sunduğu profil çok iyi. Ve bakıcısınin kişilik özellikleri , ince zekası , kişilere ve yerine göre değişen tavırları benim hoşuma gitti.
Okurken bazı bölümleri sıkıcı gelmiş olsa da genel anlamda eğlenerek okudum. Filin yolculuğu esnasında etrafını nasıl şekillendirdiği, fil terbiyecisinin hisleri, ilk kez fil gören halkın tepkisi, kilisenin bu durumu lehine kullanmak istemesi gibi konular ince mizah duygusuyla çok güzel anlatılmış. Noktalama işaretleriyle ilgili yazarın benimsediği durum ilk etapta okumayı zorlaştırsa da sayfalar ilerledikçe bu duruma alışıyor insan. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, diğerlerini de okuma isteği uyandırdı.
Ne anlatmış'dan ziyade nasıl anlatmışa değinirsem son derece keyifli bir anlatım yapmış. Okurken sıkılmadan ve merak ederek ilerledim sayfalarda. Bundan yaklaşık beş yüz yıl önce Portekiz'den Avusturya'ya giden fil ve terbiyecisinin ve beraberindekilerin yolculuğu espritüel bir dille anlatılmış. Kitap bir çok okurun alışageldiği düzenin aksine paragraflara ve yazım kurallarına başvurmayarak metin ve tasvirlerini sıkıştırmış gibi görünse de, kitap evi ve çevirmen Pınar Savaş'ın inceliği sayesinde daha rahat okunabilir olmuş. Çok keyifli bir okuma oldu. Belki de yazarın öyküleriyle hiç tanışmamış olanlar için kolay bir başlangıç kitabı olabilir. Edebiyat severler için de iyi bir tercih kitabıdır.
Daha önce hiç jose saramago kitabı okumamıştım. tek kelimeyle şaşırtıcıydı. noktalama işaretleri kullanılmaması ve yazım kurallarına uyulmamasına alışmam zor oldu. okuyacak olanlar buna hazırlıklı olmalı. ayrıca yazar benim genelde amatörce bulduğum ve sevmediğim şekilde sürekli hikayeye girip düşüncelerini paylaşmış. bunun bir hikayeye bu kadar yakıştığına bu kadar doğal durduğuna ilk kez şahit oldum. kesinlikle ön yargılı olmamak lazım. son olarak yazarın tarzına da bilgisine de hayran olmamak elde değil. kitabı okuyanlar çok şey kazanırlar diye düşünüyorum.
İlk defa kitabını okuduğum bir yazar.Yazarın son kitabı imiş.Hasta iken bitiremeden ölürüm korkusuyla yazmış.Dümdüz yanyana cümleler halinde paragrafsız yazılmış.
http://moonlightcat13.blogspot.com/2014/09/filin-yolculugu-jose-saramago-yaz-okuma.html
Yazarın hasta yatağında yatarken bu kitabı bitirmeye çalıştığını düşününce final bölümünün neden bu kadar aceleye getirildiğini anlıyorsunuz.
Çok farklı bir kitap okudum.Noktası,virgülü,soru işareti,konuşma çizgisi,büyük harfi kısacası noktalama ve yazım kurallarının olmadığı üslubuna alışmamın kitabın sonunu bulması bakımından benim için ilginç bir deneyim oldu:))Subhra(h ile) ile Süleyman(muhteşem de ekleniyor ilerleyen bölümlerde ki bana Kanuniyi hatırlattı.Bazı yerlerde okuduğuma da göre ondan esinlenmiş)Neyse bu ikili kitabın ana karakterleri herşey süleymanın etafında dönüyor ama yine de arada din,siyaset baş göstermiş:))Olmazsa olmalar da eklenince tadından yenmez bir kitap ortaya çıkmış.Subhranın hikayeleri,mucizeler:))Son kitabı deniyor tanıtımda ne kadar doğru bilemem çünkü araştırmadım.Diğer kitaplar gözüme bakıyor oku diye:))mutlaka size sıra gelecek çünkü ben bu yazarı çok sevdim:))
José Saramago'nun hastalığı nedeni ile sık sık ara verdiği, bazı bölümlerini hasta yatağında yazdığı, eşinin aktardığına göre en büyük korkusunun kitabı tamamlayamadan ölmek olduğunu söylediği mizahi romanı. Roman 16.yy ortalarında Portekiz kralı 3. Juan'ın Avusturya Arşidükü Maximillian'a hediye ettiği Süleyman adlı filin ve subhro adlı bakıcısının yer yer ince espirilerle dolu hikayesi ( bu arada filin adı Kanuni Sultan Süleyman'dan geliyor ). Bence Saramago'nun okuduklarımın arasında vasatlarından biriydi Filin Yolculuğu..
Jose Saramago, bu kitapta Avrupa'da geçmiş tarihi bir olayı kendine has üslubuyla anlatıyor. Olay kısaca şöyle: Hindistan'dan Portekiz kralına getirilmiş Süleyman adında bir fil, hediye olarak Avusturyalı bir arşidüke hediye ediliyor. Kitap, fil Süleyman'ın Portekiz'den Viyana'ya kadar süren yolculuğunu kapsıyor. Saramago yine eleştirel dilini kullanarak; kiliseye, dine, krallığa iğnelemeler yapıyor. Tabii, yine Saramago'nun kendine has dilbilgisi ve anlatım özellikleri bu kitapta da mevcut: Diyalogların tırnak içine alınmaması, bu dedi şu dedi tarzının kullanılmaması gibi. Saramago sevenler için bu kitap bence sadece atıştırmalık olabilir. Diğer kitaplarına göre daha sade ve daha kısa. Yine de okumaya değer.













