Komünist Manifesto
Karl Marx ve Friedrich Engels’in, Komünistler Birliği’nin programı olarak kaleme aldıkları Komünist Manifesto, 1848 Şubat’ında, tüm Avrupa’nın devrimci ayaklanmalarla çalkalandığı bir dönemde, Londra’nın gösterişsiz bir basımevinde basıldı. Bilimsel sosyalizmin kitlesel siyaset sahnesine çıkışının ilk ciddi işareti olan Manifesto, yayınlandığı günden bu yana en çok okunan ve en çok tartışılan toplumsal ve siyasal metinlerden biri olmakla kalmadı, daha sonraki sosyalist ve komünist partilerin programlarının temelini oluşturdu, dünyanın değişmesinde ve milyonlarca insanın yaşamında belirleyici bir rol oynadı. Modern çağda başka hiçbir siyasal hareket, döneminin toplumsal, ekonomik ve sınıfsal koşullarını kavrayışındaki derinlik, çözümleyişindeki gözüpeklik ve üslubunun gücü bakımından, Manifesto’yla kıyaslanabilecek bir metin ortaya çıkaramadı. Bugün Marxçı hareketin temel belgesi ve devrimci bir klasik sayılan Komünist Manifesto’yu, Marx ve Engels’in daha sonraki basımlara yazdıkları önsözler eşliğinde, Celâl Üster ve Nur Deriş’in 1978’de yaptıkları çevirinin gözden geçirilmiş basımıyla ve Manifesto’nun Türkiye ve Türkçedeki serüvenine ışık tutan bir önsözle sunuyoruz.
Baskılar4
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(16)
Tüm puanları gör (112)Kitabın içeriğinden çok Can yayınları baskısından puan kırıyorum. Kitap kapağında çeviri yazıyor. Ama ingilizce aslından çeviri olduğu belirtilmemiş. Kitap orijinal aslından çevirilmediyse belirtilmeli. Yoksa bu dürüstlük değil. Kitabın girişinde 31 sayfa çevirmen açıklaması var. Komünist manifesto kısmı 45 sayfa. Ayrıca kitabın sonunda 95 maddelik 17 sayfa çevirmen notu var. Çevirmenler bu konu hakkında bu kadar çok konuşmak istiyorlarsa kendi isimleriyle ayrı kitap yazmalılar. Zira Marx ve Engels'ten fazla konuşmuşlar.
Ulusun içindeki siniflar arasindaki ayrimin ortadan kaldırıldığında bir ulusun başka bir ulusa beslediği düşmanlığın da son bulacağını savunurlar. En nihayetinde son cumlede belirttiği gibi “Proleterlerin zincirlerinden başka yitirecek bir şeyleri yoktur. Oysa kazanacaklari koskoca bir dünya vardir. “ BÜTÜN ÜLKELERIN İŞÇİLERİ BIRLESIN diye bir sloganla manifestosunu sonladirmis Marx ve Engel.
Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var.
Hayır 9 versem olmaz, 2 versem olmaz ne versem olmaz... Çünkü savunduğum bir olay değil yazanlar... Ama sırf savunmuyorum diye de çamur atacak değilim... Yine de okurken hayli sinirlendiğimi ve anlamakta zorlandığımı söyleyebilirim... Okuyun derim...
Dünyanın bütün işçileri birleşin.
İlahi kitaplardan sonra insanlığı en çok etki altında bırakan kitap Komünist Manifesto'dur. Marx ve Engels ezilen insanlara seslenirler. ''Zincirlerinizden başka kaybedecek birşeyiniz yok. Oysa karşılığında kazanacak bir dünya var. Dünya'nın bütün işçileri birleşin'' gibi çok etkileyici ve sloganik bir cümleyle bitirirler kitaplarını. Ahlak ve din ile ilgili konularda neyi neden söylediklerini, bizzat bu kavramlara mı yoksa kullanılmasına mı karşı olduklarını bir de onlardan dinleyin.
Marx'ın toplumsal sınıf kavramıyla birlikte ütopyasını da akıllara kazımaya çalışır. Marx, bilinç kavramından bahsedene kadar sosyolojik analizler yapmıştır ve girdiğim tüm politika içerikli derslerde (Politika Bilimi, Siyasi Tarih, Siyasi Düşünce Tarihi 1-2, Siyaset Sosyolojisi) bundan bahsedilmektedir. Sınıf kavrmını ve hakim sınıfı objektif kriter olan üretim aracı ile açıklar. Ancak bilinç kavramı olan subjektif kriter devreye girmesiyle kutuplaşmalar oluşur ve artık ittifaklar meydana gelmiştir. Günümüzdeki sol örgütlerin kitabı okuduktan sonra, kitabın anlattıklarını değil, kendi kulaktan dolma zihniyetlerini argümana çevirmeleri asıl yanlış olandır. Marx sınıf bilinç kriterini ortaya atarken, kutuplaşmalardan bahseder ve proleter devrimin gerçekleşmesi için kapitalizm yaşanmalıdırder. Doğu'daki feodal yapıyı dikkate almadan, sırf kapitalizm üzerinden hala sosyalist devrim hayalleri kurmak bizim ülkemizde aptallıktır. Velhasıl bu kitabı her adamın eline vermemek lazım.
komünizm ve ilkelerini, amaçlarını bulabileceğiniz, fikir babaları tarafından yazılmış bir kitap
söylenecek söz yok. okunmalı , okutturulmalı
Köşedeki duvarı ellerindeki kızıl boyalarla "yoldaşlaştıran" insanlar
Komünizmi engelleyenlerin, engellemek isteyenlerin duyduğu korkuları anlatıyor. Özellikle Avrupa'nın çekingesinden bahseder. Güçlü her zaman güçlü kalmamalıdır.
Her devrimcinin, komünistin başucu kitabı. Güncelliğini koruyan, bu köhne düzenin işleyişini gözler önüne seren ve kurtuluşa doğru yol gösteren bir şaheser.














