Eser· Kitap

Ankara-İstanbul Karatreni

İnsanlardaki kederin dem vaktini şehirlere kim söyler? Elbette ki uyumsuz bir keder içindeki şairler.O, alacakaranlık bir ülkede doğduğunun bilincindeydi, Alacakaranlıktaki Ülkeyi yazdı. Uyumsuz benliğini ve insanın kalbine kalbine işleyen yağmurlarla ıslandığı şehrini şiirle güzelleştirdi.Karamsarlığı yüzünden umutsuzlukla itham edildi. Oysa onun kusuru, sadece iyimser olmamasıydı. Umutluydu, ama kendine ve etrafına kahredecek, bununla yetinmeyip bir de kastedecek kadar sorgulayıcıydı.Bir ilkyaz günü şehrini terk edip Bostancı istasyonunda trenden indi. Hava soğuktu. Ankaradan trene binerken küçük bir su şişesine hazırladığı votka-soda karışımı sıfırı tüketmişti. Onu karşılayan arkadaşını sımsıkı kucaklamıştı ve bir yerlere yağmur yağıyordu. Artık ne sılası vardı, ne de gurbeti.Bilin ki Akdenizin kültür havzasının bir yanında Albert Camus yürüyorsa, öbür yanında Ahmet Erhan kulaç atıyordur. Ortadoğunun serkeş dağlarının bir yamacından Halil Cibran iniyorsa, öbür yamacında Ahmet Erhan kuşlarla cıvıldaşıyordur.Ahmet Erhan, evrensel yalnızlığın şairi, hayatının kıyısındaki denemeleriyle...

Baskılar1

Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.

Ankara-İstanbul Karatreni

Ankara-İstanbul Karatreni

Everest Yayınları

135 sayfa

Düzenleme Geçmişi

Yükleniyor...

Puanlama

Henüz puan verilmemiş.

Yorumlar

Henüz yorum yok.

Benzer Kitaplar