maggie, 752 adet değerlendirme yapmış.  (70/108)
Dorian Gray'ın Portresi - Sansürsüz Basım
Acı Kahve
Ruhumdaki Canavar (Monster in His Eyes, #2)
Ruhumdaki Canavar (Monster in His Eyes, #2)

8

Kaldığı yerden devam eden serimizi bu sefer Naz'ın gözünden dinliyoruz. Sonu merakta bıraktığı için ve erkek gözüyle analatılan kitap tarzını daha sevdiğimden elime büyük bir hevesle aldım. Bana göre kitabın yarısı benim için olumsuzdu. Fazla iç ses, az hareketlilik ve Karissa-Naz arasındaki sorunlarda herhangi bir ilerleme görmedim kitabın ilk yarısında. Kitabın 2. yarısını ise okumaktan oldukça zevk aldım. Kitapta hoşlanmadığım diğer bir kısımsa Naz'ın çok fazla "Haa" demesiydi. Bir iki kelime daha gözüme çarpmıştı ama şu an hatırlayamıyorum. Aslında bir kitapta iç ses gereğinden fazla ise, o kitabı okumak benim için işkenceye dönüşür ve o kısımları çabucak geçerim. Denildiği gibi, bu kitapta da fazla iç ses var ama o içi ses olmasaydı kitap baya boş bir şey olurdu. Ben o iç ses sayesinde Naz'ın kişiliğini ve psikolojisini daha iyi kavradım. Karissa aynen bıraktığımız gibi, yine her şeyi oluruna bırakmış bir vaziyette, dünyadan bir haber dolaşıyor. Fakat Naz'ın gözüyle bakılınca Karissa'ya o kadar da gıcık kapmadım kitapta. Yani eh'lik bir karakter şu anda Karissa benim gözümde. 2. kitabın dili benim için daha güzeldi. Beğendiğim bir sürü cümleler vardı. Ama şu bölümü yazmazsam olmaz. Aslında kitap psikolojik ve dram ağırlıklı olmasına rağmen şurada ciddi kahkaha attım. "Konu açılmışken, tarihe karar verdin mi? Düğün konusunu hiç düşündün mü?" "Hayır." "Hayır," diye tekrarladım. "İstemediğimden değil," dedi. "Sanırım istiyorum." "Sanırım istiyorsun." Yüksek sesle homurdandı. "Şunu yapmaktan vazgeçer misin?" "Neyi yapmaktan vazgeçer miyim?" "İşte bunu! Söylediğim her şeyi bu tonla tekrar etmekten." "Bu tonla söylediğin her şeyi tekrar etmekten mi?" (Benim için kayışın koptuğu yer :D :D) "Naz!" ************* "Sanırım istiyorum. Bana evlenme teklif ettiğin günkü hislerim değişmedi. Aslında teklif etmemiş olsan da." "Teklif etmedim mi?" Şu sahne aklıma Kur'an satan Adanalı genci getirdi ister istemez :D Bu kitabın puanı Goodreads'ta baya yüksek. Yaklaşık 4.30 civarlarında. Bizdeki yorumlarla Goodreads'taki yorumların fazla uç noktalarda olması baya şaşırtmıştı beni başta. Sonra bunun kültür farkından kaynaklı olduğunu düşündüm. Bize göre, ortada bir sorun varsa tamamen olmasa da onu çözecek bir yöntem vardır. Ve romantik kitaplardaki problemli erkek karakterler bir şekil bunun üstesinden gelir. Bu kitapta ise Naz'ın sorununa çözüm yok gibiydi. Daha doğrusu kitabın sonuna kadar bize yansıtılan bu oldu, Naz sonlara doğru kendimi düzeltmeye çalışacağım diye Karissa'ya sadece söz veriyor. Emin değilim ama 3. kitap çıkabilirmiş gibi geliyor bana bu durumdan dolayı. Seriyi okumak isteyenler için söylüyorum. Bu seri kesinlikle bir aşk romanı değildir. Psikolojik ve gerilim tarafı daha ağır basan bir seri. Eğer romantizm okumak istiyorsanız istediğinizi verecek bir roman değil, haliyle sizleri de fazlasıyla hayal kırıklığına uğratacaktır. Eğer dediğim yönlerden bakarsanız hoşunuza gidebileceğini söyleyebilirim. http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2016/01/ruhumdaki-canavar-yorum.html

Gözlerindeki Canavar (Monster in His Eyes, #1)
Gözlerindeki Canavar (Monster in His Eyes, #1)

7

Uzun zaman önce okudumuş olduğum kitap için anca kelimelerimi toparlayabildim. Kitap genel olarak bir iki fark haricinde herhangi bir erotik roman veya romantik kitap olarak ilerledi. Hatırlayabildiğim farklardan biri Naz'ın kendi içinde duygularını inkar etmeden kıza olan aşkını kabullenmesiydi. Aslında kitabın puanını daha düşük verecektim ama sonlara doğru olan bölümler hoşuma gitti o yüzden 7 verdim. Yalnız Karissa'nın kitabın sonlarına kadar Naz'ın ne yaptığıyla ilgilenmemesi beni de şaşırttı. Yani bu kadar da vurdumduymazlık olmaz sanırım. Kitabı okuyan bazı okuyucular tecavüzden rahatsız olmuşlar ama ben o tarz bir sahne göremedim. Kelime olarak geçiyordu kitapta ama kızımız bu durumdan pek rahatsız olmuşa benzemiyordu, en azından Karissa'nın kelimelerinden anladığım buydu. Kitap beni merakta bıraktı. 2. almayı düşünüyorum.

Teslimiyet
Teslimiyet

1

Ben niye bunu okudum? Kapağı görür görmez sevmemiştim zaten. Bomboş bir parça. Kitap denemez bu şeye. Özellikle kız beni cidden rahatsız etti. Aşk desen yok, erotizm desen ondan beter.

Geçmişin Ayak İzleri (Pregnancy & Passion #2)
Geçmişin Ayak İzleri (Pregnancy & Passion #2)

7

Aradığım Maya'yı bulduğum bir kitap oldu. Olay örgüsü güzel işlenmişti. Kelly'i çok sevdim. Ancak Rafe, gözüm seni hiç tutmadı. Kitap boyunca kızı sevdiğine sadece son 2-3 sayfada inandım. O da baya zorlamayla oldu. Kız ölümden dönmese kim bilir daha ne salaklıklar yapacaktı hala. O sayfalar harici abimizin kızı bir zorunluluk olarak gördüğü basbayağı belliydi. İlişkiyi kurtarmak için hiçbir çaba göstermedi. Yeniden beraber olmaları tamamıyla Kelly sayesinde oldu. Kelly'nin bir açıklama yapmasına asla müsaade etmedi. Sadece kardeşinin bir sözüne baktı ve kendisince bunu doğru kabul etti. Ki bu er şahıs bu durumu gözleriyle bile görmemiş. Cidden bu beyinsiz nasıl oluyor da şirket yönetiyor anlamadım ben. http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2016/01/pregnancy-passion-serisi-yorum.html

Unutulmayan Kadın (Pregnancy & Passion #1)
Unutulmayan Kadın (Pregnancy & Passion #1)

2

Bana göre serinin en kötü kitabıydı. Tabi ki Harlequin okuyorsam karakterlerde derinlik aramam ama bu kitapta karakterler aşırı sığdı. Çok çok az Rafael'in kişiliğini anladım ancak Byrony'de o durum hiç yoktu. Kendini sevdirecek bir şey göstermemiş yazar. Kitapta "yazılmak için yazdım" havası vardı. Yani yazar bir iki şey karalamış sadece. Her yönden derinliği sıfır olan bir kitap. http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2016/01/pregnancy-passion-serisi-yorum.html