maggie, 752 adet değerlendirme yapmış.  (71/108)
Karşı Konulmaz Aşk
Sahte Nişanlı
Sahte Nişanlı

6

Okuyacak fazla kitabım olmasına rağmen bir türlü e-kitap şeklinde olan kitaplardan kopamadım gitti. Sahte Nişanlı da onlardan biriydi. Konusu çok cazipti ve o zamanlar tarihi aşk romanlarında ciddi bir azalma vardı. Kitabın bildiğimiz tarihi aşk romanlarından biraz farklı bir hikayeyi ve konu işlenişini içeriyor. Örneğin Günahkarlar Grubu'nun bütün kadınlarının bilim konusunda bilgili oldukları öylesine geçiştirilmemiş. Gerçekten hepsi işinin uzmanı kişiler. Lucas, bugüne kadar gördüğüm en orijinal erkek karakterlerden biriydi. Çoğu yazarın yapmadığını, Cara hayata geçirmiş. Normalde tarihi aşk romanlarında erkekler zampara olsa da bu özellik gözümüze fazla sokulmaz veya yeterince aktarılamaz. Lucas bu konuda bambaşka. Adam zampara kelimesinin tanımı resmen. Şu ana kadar bu özelliği bir de Sophie Jordan'ın Aşkın Günahı kitabındaki Dominic karakterinde gördüm. Kitap güzel olmasına rağmen almak istediğim zevki almadım. Çevirmenin diğer adı yayın koordinatörü müdür bilmiyorum ama Saklı Şehvet, Aşk Cephesi ve Saklı Nişanlı kitaplarını aynı çevirmen çevirmiş anladığım kadarıyla. Çünkü 3 kitapta da koordinatör aynı kişi. Ve bu koordinatör ya işini ciddiye almıyor ya da acemi birini işe almış Pegasus. Diğer 2 kitabın da çevirisi kötüydü bu tam facia olmuş. 3 kitapta da karakterlerin kendi aralarındaki konuşmalar başta sizli başlıyor. Sonra sen tarzına dönüyor. Senli cümle sonra siz, sen, siz ... diye gidiyor. Hele bu kitapta her sayfada böyle bir durumla karşılaşmak artık başımı ağrıttı. Kelimelerin çoğu yanlış çevriliyor. Hele balayına gitmek kelimelerini "halayına gitmek" diye çevirmiş ya çevirmen... Resmen Pegasus tarihi aşk okuyucularıyla dalga geçiyor. Bu çevirmenin atılması şart arkadaşlar. Bir daha bu kişinin çevirisini okumak istemiyorum. Ayrıca kitap fazla erotik. Karakterler her sayfa yiyişmiyorlar ama bu tarz imalar çok fazla. Normalde bu kadar imayı kaldıramazdım ama baş karakter zampara olunca hadi bir derece neyse diyorum ona. Çünkü en fazla ima ondan çıktı. Okumak istiyorsanız e-kitap şeklinde okuyun. O iğrenç çeviri için 30 liranızı yazık etmeyin. Ve çeviri yüzünden 6 verdim. Normalde 7-8 verirdim. http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2015/12/sahte-nisanl-yorum_19.html

Bana Bir Aşk Borçlusun (Lone Star Sisters #1)
Bana Bir Aşk Borçlusun (Lone Star Sisters #1)

6

Evet, yeni bir seriye daha başlamış bulunuyorum. Lone Star Sisters serisi 4 kitap+1 novelladan oluşuyor. Aslında 4 kitap da çıktığı için hepsini bir arada okumak istedim en başta ama kitap sağ olsun bazı sebeplerden ötürü diğer kitapları sonraya atmama sebep oldu. Kitabın iyi yönlerinden başlamak daha iyi olacak sanırım. Öncelikle kardeşler arasındaki bağı sevdim. Her ne kadar Jed yani babaları bu bağı kırmak için çabalasa da pek başarılı olduğu söylenemez. Geçmişe oranla kardeşler arasında bir uzaklaşma görülse de aralarında soğukluk adına bir şey yoktu. Yazarın kalemi çok içten ve sıcak. Okumaya başladığınız an sizi daha fazla okumanız için çekiyor. Karakterler arası sohbetler kimi zaman sizi eğlendirirken kimi zaman sizi çileden çıkarabiliyor. Yazar bunu gerçekten güzel ayarlıyor. Fakat, yukarıda da dediğim gibi serinin sonraki kitaplarını başka zamanlarda okuyacağım. Nedenlerine gelirsem: +Yazar değişik konular bulmasına rağmen kendi klişelerinden bir türlü kurtulamıyor. Bunlar neler derseniz. Çocuk sevdası: Baş karakterlerden birinin ille bir çocuğu olmak zorunda. Ben bunu okuduğum 3 romanında da gördüm. Ve o çocukların da ya fiziksel bir rahatsızlığı ya da ailevi sorunları olacak. Tamam abla çocuk seviyorsun bunu anladım ama her kitapta gözüme sokma şu sevdanı. Sanırım bir kitabında bir çocuk önemli bir rol oynamazsa cidden şok yaşayacağım. Baş kızımız kitabın ortalarını biraz geçtikten sonra esas erkekten hamile kalır. Ve bu da erkek için olumlu bir şey değil en başında, çünkü kızımızla geçici bir ilişkisi var. + Onun haricinde 2 karakter cidden sinirimi bozdu Daina (sonraki kitaplarda ismi Dana): Titan kız kardeşlerin en iyi arkadaşı. Kendisi bir kanun adamı. Kanunlara uymayanları hemen cezalandırır buna Titanlar da dahil. Ayrıca kendisine göre fazla pasif erkeklerle çıkıp onları terk eder. Bu karakter kitabın daha en başında beni sinir etti. Her şeyi ben bilirim tavırları vardı. Her söylenene faza sert tepkiler veriyordu kitap boyu. Kız kardeşlerle yalnız olduklarında Titanların davranışlarını sürekli eleştirdi durdu. Sanki kendisi Bayan Doğru. Bir de yazar gitmiş bu gıcığa kitap yazmış. Zaten çıkacağı kişinin de uyuzlukta ondan aşağı kalır yanı yok. Cruz: Jed'den daha kötü biriydi bence. Evet geçmişinde gerçekten kötü anılar yaşamış ve geçmişinin şimdiki kendisini etkilemesinden fazla korkan biri. Fakat bir erkek için bu konuda aşırı mıymıytı yaptı. +Kitabın sonu çok oldu bittiye getirilmiş. Ben Cruz'un Kendra ve Lexi'yi sevdiğine kesinlikle inanmıyorum. Çünkü Cruz kitabın başında neyse sonunda da oydu. Tamam senden sorununun tamamıyla çözülmesini istemiyorum ki öyle bir şey olsa daha saçma bir hal alır ama ufacık da bir gelişme göstermedin, aynı öküzlükte kaldın ya, daha ne diyeyim sana. Bu yüzden Lexi ve Cruz'un mutluluğu çok uzun sürmemiştir arkadaşlar, birkaç yıla kalmaz boşanmışlardır kesin. Kendra kim derseniz onu okuyunca öğrenin, burada söylersem spoilera kaçar. Sonuç olarak aile bağı güzel anlatılsa da Büyük Hilmi'nin de dediği gibi romantizm adeta can çekişiyor. http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2015/12/bana-bir-ask-borclusun-yorum.html

Aşk Cephesi
Aşk Cephesi

8

Sanırım birileri benim şikayetlerimi duydu, çünkü bugünlerde gerçekten iyi tarihi aşk romanlarıyla karşılaşmaya başladım. Onlardan biri de şu görmüş olduğunuz nadide güzellik. Tessa Dare ismini ilk kez D&R'da yabancı dilde kitap ararken görmüştüm. Biraz araştırmayla söyleyebilirim ki birçok tarihi aşk romanı yazarı, Tessa'nın kitaplarını oldukça beğenmektedir. Birkaç ay sonra da bir kitabı çevrildi, bu da benim şansım olsa gerek :) . Tessa'nın bu kitabı "Spindle Cove" serisine aittir. Bu seri 5 roman+3 novelladan oluşmaktadır. Araştırdığım kadarıyla bu kitabın arkasından 1.5 yani novella geliyor fakat sanırım çevrilmeyecek çünkü e-kitap şeklinde var görülüyor. Diğer 2 novellanın kitap versiyonları olsa da çevrilir mi bir fikrim yok ama umarım çevrilirler. Kitap, eylül ayı çıkışlı ve tarihi aşk romanı çıkma oranı acayip düşük. Konuyu ilk okuduğumda çoğunlukla sıkılacağımı düşünüyordum. Buna bizdeki kapak da etki etmiş olabilir. Neyse yazarı merak etme ve tarihi aşk romanı çıkma azlığından okumaya başladım. Ve kitap beni baya şoka uğrattı. Sıkıcı ve ağır beklediğim kitap daha ilk sayfadan, bakın ilk sayfalar değil ilk sayfa, beni ele geçirdi. Bir kere acayip komikti. Komedi ögesi ne yazık ki tarihi aşk romanlarında pek bulunmuyor. Şu ana kadar Julia Quinn ve Teresa Medieros'da gördüm bunları. Sanırım 3. kişi de Tessa oluyor şu an. Karakterlerimizin başlarına gelenler çoğu yerde kahkaha attırdı bana. Hele o Colin denen zampara yok mu? Zaten karakterlerin başına ne geldiyse çoğunlukla Colin yüzünden geldi :D Susanna, yaptıklarıyla ve karakteriyle gönlümü kazandı. Çoğu zaman kararlı,cesur ve azimli, bir erkekten daha erkekçe şeyler yapabilen ama çok da sempatik olan biri. En sevdiğim yanıysa bu yanını diğer kızlara da kendi benliklerini kaybettirmeden aktarma isteği. Tabi o dönemlerde ne yazık ki kadının sözü fazla geçmiyor, Susanna bunun farkında olarak ve geçmişinden ötürü en azından ben onlara biraz yardımcı olayım diyerek Spindle Koyu'nu ta anlamıyla kadın cennetine dönüştürmüş. Keşke oraya ben de yazları gidebilsem diye çok hayal kurdurttu bana *-* Bram da genel anlamda Susanna'ya benziyordu tabi ona sempatik diyemeyiz o ayrı. Ayrıca aramızda kalsın kendisi acayip bir sapık :P (Tabi Susanna'ya karşı, yoksa başkalarına bakmıyor :D ) İkilimizin kendilerinde farkında olmadıkları özellikleri birbirleri sayesinde düzeltme çabalarını görmek çok şirindi. Yazarın kalemini de genel anlamda beğendim ben. Okurken bir an bile sıkılmadım. Orada bulunan karakterlerin ilerideki akıbetlerini de merak ediyorum. Örneğin nazik leydimiz Diana, yalnız kendisinin hikayesi novella şeklinde. İşte bu yüzden Pegasus'un novellara da el atmasını istiyorum ben. Umarım okurum onun hikayesini :) Yalnız Colin komik olmasına rağmen kitap boyunca davranışları çileden çıkardı beni. Gerçekten olgun bir karakter değil kendisi. Geçmişi ucundan da olsa gösterildi ama bu bile kendisinden hoşlanmamı sağlamayı başaramadı. Bakalım, sonraki kitap ona ait, yazar sevdirebilecek mi şu çocuğu. Eğer uzun süredir tarihi aşk okumadıysanız ve komedi ağırlıklı kitap okumak istiyorsanız, daha ne duruyorsunuz, bir an önce okuyun ;-) http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2015/12/ask-cephesi-yorum.html

Bir Günah Gibi
Bir Günah Gibi

3

Burcu Büyükyıldız, aylar sonra okuduğum Türk yazarlardan biridir. Aslında içeriği sırf aşk olan bir roman okuyorsam genelde Türk yazarlardan kaçınırım çünkü önceden okuduğum bazı yazarlar bende olumlu etki bırakmadı. Önceleri aklımda olmasa da yazdıkları okuyucular tarafından beğenildiği için, kendisi de oldukça sevilen bir yazar olduğundan bir şans vereyim dedim. Kitabın ilk 150 sayfası benim için güzeldi aslında. Sonrasında başladı benim can sıkıntılarım. Öncelikle Ela orijinal bir karakter değildi bence. Bana FMA'daki kadın karakterleri fazla anımsattı. Özellikle bir süre sonra ergenliğe doğru giden asabi tavırları, inatlaşmaları ve Sarp'ın da dediği gibi gözünün önünde olanları görmemek için kasılması çoğu yerde Ismarlama Bebek'teki Vildan'ı hatırlattı bana. Sarp harici insanlarla uyumu, iyimserliği de Anlaşma'daki Merve idi. Sarp ise okuyucu tarafından Tuna Üstüner gibi fazla abartılmış bir karakterdi bence. Fakat ikisi tamamen farklı kişiliklere sahip. Tuna'dan daha çekilir biri. Sarp'ı gerçek hayatta görsem bir arkadaş olarak severdim fakat sevgilim olmasını isteyeceğim türde biri değil. Biraz fazla baskıcı olduğunu kabul etmek lazım. Sarp'ın annesi Burcu'ya kanım hiç ısınmadı. Kitapta sürekli ağladı durdu. Sulu göz karakterlerle bir sorunum olmasa da her şeye ağlayan biri fazla can sıkıcı oluyor. Onun dışında Nil'e değinmek istiyorum. Bir Türk yazar bu klişeyi yapmazsa cidden ölür gerçekten. Klişemiz de şu: Asıl erkeğe aşık olan bir başka kızımız vardır fakat bu kızımıza içten içe herkes gıcık olmaktadır, çünkü asıl erkeğe gönlünü kaptırmıştır, halbuki asıl erkeğe ondan daha iyi bir kız bulunmak istenmektedir veya çoktan bulunmuştur, o kişi de asıl kız oluyor zaten. Kız iyi kalpli biri bile olsa ille nefret edilecek ondan. Cidden bu klişeden bıkkınlık geldi tarafımdan. Bir kere kızın hiçbir suçu yok. Bizim sersem Sarp, Ela'yı kafasından atmak için az kalsın kızın iyi niyetinden ve aşkından faydalanıp yatağa atıyordu. Sonra kıza aslında başkasını sevdiğini açıklamadan kızın hayatından çıkmasını bekliyor geri zekalı, anca evlenmeye yakın açıkladı akıllı. Fakat sen bu açıklamayı en başından yapsaydın kızın bunu olgunlukla karşılayacağını ve senden vazgeçeceğini görürdün. En azından yazar bu konuda akıllıca davranmış. Bir de bunu kabullenemeyip adamı takıntı haline getirmeye ve sevdiceğine zarar vermeyi kafasına koymuş tipleri var bunların. Bunlar beni iyice kitaptan soğutuyor. Ayrıca Ela'nın ailesiyle olan ilişkisi kitapta tam olarak çözülmedi. Acaba yazar başak bir kitaba mı sakladı bunu bir fikrim yok. Yazarın kalemine değinecek olursam; akıcı bir kalemi var ve kitabı okumakta zorluk çekmedim. Kitaba 640 sayfa çok fazlaydı bunun sebebi fazla tekrarları olmasıydı. Bu tekrarlar da Ela'nın hırçınlıklarıydı. Yazara 2. şansı verir miyim, çok zor. Anca okunacak kitap kalmadığında diyebilirim. Benim gibi sayfalarca kızın gereksiz inatlaşmalarını ve klişe durumları okumak istemiyorsanız hiç önermem size. http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2015/12/bir-gunah-gibi-yorum.html

Gözde Bekar
Saklı Şehvet (Maiden Lane, #3)
Saklı Şehvet (Maiden Lane, #3)

10

İlk kitaptan beri okuyucuları büyük bir meraka sürükleyen Silence-Mickey çiftinin hikayesi okundu. Bu çift çok fazla büyük bir beklenti oluşturdu. Açıkçası ben hayal kırıklığına uğrarım korkusuyla beklentimi orta seviyede tuttum. Kitabı bitirdikten sonraki düşüncem şu: "Çılgın yazar, okuyucularını coşturuyor!" Kitap tahminimden daha da muhteşem bir şey çıktı. Özellikle Silence ve Michael'in karakter analizleri harika yansıtılmıştı. Tek sorun acayip çeviri hataları vardı :( Yorumumun tamamını okumak için sizleri şöyle alayım canlar :) http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2015/11/sakl-sehvet-yorum.html http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2015/11/kapmn-onune-brakp-terk-etmistiniz.html