Karakterlerin sürekli sizli bizli konuşması bana samimiyetsiz gelse de beni sürükleyen, hiç sıkmayan güzel bir kitaptı. Yan karakterleri bile okurken sıkmadı. Yeri geldi gülümsetti, yeri geldi hüzünlendirdi. Okunası kitaplardan :)
İlk sayfalarıyla kendimi kaptırdığım İntikam Ateşi, iyi kurgusu , başarılı olay örgüsü ve güçlü karakterleriyle en sevdiğim historical romanlar listesinde yerini aldı. Geçmişten gelen aşklar beni her zaman etkilemiştir. Koptu sanılan ama oysa ki yıllar sonra karşılaşınca hiç kopmadığı hissedilen bağlar, inkarlar, karşı koymaya çalışmalar , karakterlerin hissettikleri duygular beni çok etkiledi. Lord Bourne geçmişte bir intikam yemini ediyor ve karşısına çıkan her şeyi bencilce kendi çıkarlarına uyacak şekilde kullanıyor. Bunlardan birisi de çocukluk arkadaşı belki de aşkı Penelope. İçinde uyanan suçluluk duygusunu bastırmak için taktığı maske ile masum kızımızı üzüyor, kızdırıyor , ama bir yandan da daha da büyük bir aşkla kızı kendine bağlıyor. Bu arada kendisine olanlar da cabası ve romanın en güzel yanlarından tabii ki. İntikam almak için girdiği süreç, o süreç içinde karısıyla gerçek bir aşk evliliği yaptığına insanları inandırmak için takındıkları tavırlar, kıskançlıklar ,eğlenceli replikler, hazır cevap konuşmalarla bence okunası sevilesi , güzel bir kitaptı. Fakat daha önce de pek çok historical romanda denk geldiğim gibi bu romanda da çevirmen osmanlıca ve farsca kelimeler ya da tam aksine günümüze ait olan kelimeler kullanmış. Çevirmen o döneme çok hakim olamamış ama bunlar beni rahatsız etmeyen detaylar. Ancak bu durumlardan rahatsız duyan için bir not olarak belirtmek istedim. Bunu kusur olarak görenler rahatsızlık duyabilir. Ben çok beğendim ama kimseye mutlaka alın ve okuyun diyemem. Olur da tavsiyemle alıp pişman olan tek bir kişi olursa giden parası yüzünden suçluluk hissetmek istemem. Ben yazarı favori yazarlar listeme aldım ve serinin diğer kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum. Burada kitapla tanıştığımız ve gelecekte kendi kitaplarında çok güzel aşklar yaşayacaklarının sinyalini aldığımız çiftler var.
Yaklaşık bir senedir çıkması için gün saydığım, iple çektiğim Küçük Bir Hayal Kur kitabını bitirdim ve beni diplere , sonlara, depresyonlara soktu. Bu kadar zaman sabırla bekle , eline al ve bir çırpıda okunsun bitsin :( Şimdiden Pegasus serinin diğer kitaplarını hızlıca çıkarsın diye dua ediyorum. Küçük Bir Hayal Kur güzeldi... Çok çok güzeldi. Belki serinin ilk üç kitabına göre bir tık gerideydi , çünkü diğerlerinde çılgın atışmalar varken bu kitapta atışmalar diğerlerine oranla daha az, duygusal anlar daha fazlaydı. Susan Elizabeth her kitabında güldürürken boğazı da düğümleyen sahneler yazıyor ama bu kitapta küçük bir çocuğun ürkekliği, karısıyla, oğlunu kaybetmiş bir adamın acılı geçmişi ve haksızlığa uğrayan bir kadının dramıyla insanı sarsıyor. Yazarın sevdiğim diğer bir yönü de kitaplarında tek aşkla yetinmiyor. bizde tek aşkla yetinmediğimiz için iyi anlaşıyoruz kitaplarıyla :) Burada Sensiz Olmaz kitabından tanıdığımz papaz Ethan Bonner'ın da aşkı buluşuna şahit oluyoruz. Hem de ne aşk. En sevdiğim konu. En sevdiğim şekilde :) Ben kitapta bu aşkı daha çok sevdim. Şimdiden karakterleri özledim, tekrar tekrar okuyacağıma eminim. Herkese tavsiye ederim. 10 da 10 :)
Karizmatik bir adam, çılgın bir kadın... zıt karakterlerin bir araya geldiği tatlı bir aşk hikayesiydi.