inci, 988 adet değerlendirme yapmış.  (98/142)
Kızkafası
Kızkafası

6

http://illekitap.blogspot.com.tr/2015/01/lafebesi-kzkafas.html Olimpos Yayınları'ndan çıkan oldukça ilgi çekici kapak tasarımına ait Kızkafası kitabı okundu, bitti. Dizüstü Edebiyatı denilen türde olan kitap bu türü sevenlerin severek okuyacağı kitaplardan. Kitap, üniversite sınavına girmiş ve sınıf öğretmenliğini kazanmış ama bölümü yerine tiyatro isteyen dans dersleri alan bir kızın hayatını konu alıyor. Esprili ve mizahi bir şekilde anlatımla süslenmiş kitap. Aslında üniversite hayatına yeni atılan kişiler için eğlenceli bir deneyim olabilir bu kitabı okumak :)) Dediğim gibi meşhur Pucca tarzı kitapları seviyorsanız bunu da seversiniz. Keyifle okuyup zaman zaman eğleneceğiniz bir gerçek bu yüzden "ben bu türü seviyorum" diyorsanız okuyun. Eğer benim ki bu türü pek beğenmiyorsanız da okumayın. Tamamen zevke hitap edecek bir kitap, yani her okurun okuyabileceği bir tür değil bence. Özellikle değinmek istiyorum kapağı çok beğendim ve kitapta bölüm aralarındaki o küçük kalpler de çok sevimli bir detay olmuş. Kitabın başında kapağı çevirdiğinizde pembe sayfanın üzerinde bir yazı var, çok hoşuma gitti sizlerle paylaşım yorumumu bitiriyorum. "Yazdım; çünkü ben keşkeleri hiç sevmem..." Dip not: bana kitabı sevdiniz mi demeyin vallaha bilmiyorum sevdim mi sevmedim mi? Çoook kararsız kaldım ben! Elimden bırakıp bırakıp aldım bilemedim... :(

Hırsız (Love Me With Lies #3)
Hırsız (Love Me With Lies #3)

7

"Love Me with Lies" serisinin son kitabı ve Caleb tarafından anlatılan kitabı bitirmiş bulunuyorum. Seride en çok sevdiğim kitap oldu çünkü Caleb sanki daha fazla aşkına sahip çıktı Olivia'dansa. Bir kadın yazar tarafından bir erkeği yazmak zor olsa gerek ama Tarryn Fisher bunu oldukça başarılı bir şekilde yazmış ve diğer kitaplara göre daha akıcı daha duygular hissedilir boyutta geldi bana. İlk kitaptan beri hep Caleb'in düşüncelerini duygularını merak etmiştim, Olivia o kadar salakça adımlar attı ki Caleb'in neler hissettiği benim için hep muamma olmuştu ve bunları okumak paha biçilemezdi. Başta aşk Caleb'i sonra baba Caleb'i sonra ihanete uğramış Caleb'i, daha sonra aşkınden koşan Caleb'i ve son olarak da kaybetmişliği kabullenmiş Caleb'i okuduk. Kitabın gidişatı onu gösteriyordu ama yazar yine ters köşe yapıp kitabın sonunda okuru bildiğin şaşırtarak aşkı kazandırdı! Aşk romanlarında aşkın kazandığı kitapları severim ve bu seride de onu okumak çok güzeldi. Kitaba dair bahsetmek istediğim çok nokta var, özellikle Caleb'in aşkı için çırpınışlarına Olivia'nın verdiği karşılıklarda hakkında.. ama kitap içeriğine giren bir yorum yapmak istemiyorum. Zaten kısacık bir kitap bir zahmet seriyi alıp okuyun ;) Yorumumu bitirmeden önce Caleb'in annesinin Olivia'yı hiç sevmediğini onaylamadığını söylemek istiyorum ama buna rağmen Caleb'e söyledikleri çok hoşuma gitti. Onu sizlerle paylaşmak, alıntılamak için kendimi durduramayacağım :) ~~~*~~~ "O kıza karşı olan bütün antipatimi bir kenara bırakacağım ve yararlı bulabileceğin bir şey söyleyeceğim." Dinledim. Antipatisini bir kenara koyuyorduysa muhtemelen akıllara durgunluk verecek bir öğüt gelmek üzereydi. "Üç şey," dedi elime yavaşça vurarak. "Onu sevmende bir sakınca yok. Durma. Ona olan hislerini kapatırsan her şeyini kapatabilirsin. Bu da iyi bir şey olmaz. İkincisi, onu bekleme.Hayatını yaşaman lazım - yakında bebeğin olacak." Büyük finali beklerken hüzünlü bir şekilde bana gülümsedi. "Ve son olarak... Bekle onu." Yüzümdeki şaşkınlık ifadesini görünce gülümsedi. "Hayat sana yardım etmez,seni paramparça eder. Aşk zalimdir ama iyidir. Bizi hayatta tutar. Ona ihtiyacın varsa o zaman bekle. " ~~~*~~~ Yorumumu bitirirken sizlere dürüst olarak söylemek istiyorum ki oldukça keyif olarak, olay döngüsünde zaman zaman şaşırarak ve aşk dolu sahnelerde gülümseyerek okuduğum bir seri oldu. Seriyi sevdim bence bir tatmalısınız ama kesinlikle kitapları peş peşe okumalısınız. Zaten topu topuna 3 kitap arkadaş, bir çırpıda bitiyor ;)

Tehlikeli Kızıl (Love Me With Lies #2)
Tehlikeli Kızıl (Love Me With Lies #2)

7

http://illekitap.blogspot.com.tr/2015/01/tarryn-fisher-tehlikeli-kzl-love-me.html "Love Me with Lies" serisinin 2. kitabı Tehlikeli Kızıl'ı sonunda okuyabildim. İlk kitaptan sonra fazla entrika yüklemesi ile ara vermiştim seriye ve bu sefer peş peşe okudum 2. ve 3. kitapları. İlk kitap Fırsatçı'da Olivia & Caleb & Leah arasındaki aşk üçgenini bir kısmını okumuştum. Daha doğrusu Olivia tarafından olan kısmını okumuştum.Zaman zaman sinirlenmiş, üzülmüş, aşkına sahip çıkmamasına kızmıştım. Orada Leah Smith ile tanışmıştım ve şimdi de Tehlikeli Kızıl ile Leah'ı yakından tanıdım. Kitaba yeni başlayanlara hep bu kitabın Leah'ı anlamamıza yardımcı olacak, kendince yaptıklarını haklı gösterecek sanmıştım ama yanılmışım! Kadın tam anlamıyla şeytan! Bu kitabı serinin devamı olduğu için okudum ve okurken karakterden dolayı kitabı sevemedim. Yanlış anlaşılmasın ne konuda ne çeviride ne de kitabın bütününde bir şey görmedim, gayet itinayla basılmış bir kitaptı benim kitabı sevememe nedenim tek kelimeyle... Leah! Ya bir karakter, okurken hiç mi sempati uyandırmaz? Leah,bir gıdım bile sempati uyandırmadı... Caleb iyi sabırlı çıktı, ben olsam kapının önüne koyardım yani, o kadar! Ama bazen... bazen söylediği şeylerle cidden mantıklı dedim yani :) Leah'ın Olivia ile karşı karşıya geldiği sayfaları çok sevdiğimi söylemek istiyorum :) Tarryn Fisher'in oldukça kendine özgü, değişik ve özgün bir kurgu yeteneği olduğunu ilk kitapta fark etmiştim ki bu kitapta ve 3. kitap Hırsız'da daha da belli oldu! Özgün anlatımları severim... Bu seri de bu yüzden beğendiğim serilerden oldu :)

Ters Yüz
Ters Yüz

10

http://illekitap.blogspot.com.tr/2015/01/amy-harmon-tersyuz.html ~~~*~~~ Herkes birileri için ana karakterdir. Önemsi bir karakter yoktur. ~~~*~~~ Herkesin konuştuğu dillere destan güreşçi Ambrose Young ile tanıştım :) hani konuşulduğu kadar varmış ;) Açıkçası bilindik kötü çocuk iyi kız aşkı okuyacağımı sanmıştım ama yanılmışım. Ambrose hiç de kötü çocuk gibi görünmüyor. Direk kitaba dalarak giriş yaptığım ilk yorumdu bu sanırım :) Neyse, kitabı beğendim! Anlatımı, duyguların aktarımı, kurgu, yazarın dili çok güzeldi. Ayrıca çeviri de kusursuzdu! Gerçi eğer bir çeviri de Arzu Altınanıt imzası varsa o çeviriye kusur bulmak imkansız. Çeviriye özellikle değinmek istedim, çünkü çevirmenlerin verdikleri o kadar emeğe karşılık en azından bir teşekkürü hak ediyorlar ve adlarından bahsedilmesini de... Onların da bir yazar kadar emekleri var kitaplarda. :) Yorumuma gelirsek... hatta gelmeyelim önce size kitabın konusundan bahsedeyim önce :) Lise son sınıf öğrencisi yakışıklı, hiç yenilgiye uğramamış güreşçi Ambrose Young liseden mezun olduktan sonra 5 arkadaşı ile orduya yazılır ancak sadece kendisi geri döner ve döndüğünde artık eskisi gibi görünmemektedir. Ambrose küçüklüğünden beri aşık olan Fern, Ambrose Irak'tan döndükten sonra onu tekrar eskisi gibi hayata tutunmaya çalışmasına yardım eder. Fern'in en büyük destekçisi de kuzeni Bailey'dir. Kitap, bu üçlü arasındaki dostluk, iletişim ve hayat savaşını, Fern ve Ambrose arasındaki aşkı, kaybedilen arkadaşlar için tutulan yası anlatıyor... Sayfaları duygulanarak çevireceğiniz, zaman zaman size 'umut'un her zaman varlığını gösterecek, yaşamın değerini anlatacak şeyleri görmenize sebep olacak bir kitap! Uzun zamandır etkileyici bir kitap okumamıştım bu çok iyi gitti. Sadece Ambrose ve Fern'in aşkı olmaması, Bailey... Rita... kasabadaki hayatları... her şeyin kurgulanması kitabı oldukça gerçekçi yapmıştı bir de olayların olduğu zaman dilimi 11 Eylül ve Irak konuları olması kitabı bir mertebe daha yükseltti.O dönemler Amerikalı askerlerin ruhsal çöküntülerini hep haberlerden duyduk ve bunu bir kitapta bir karakterin duyguları olarak okumak etkileyiciydi! ~~~*~~~ "Güzelliğin aşkı önleyici bir şey olabileceğini düşünürüm sık sık." "Neden?" "Çünkü bazen bir yüze aşık oluruz, onun ardındakine değil." ~~~*~~~ Ne kadar doğru değil mi? İşte bu hikaye bize aşkın çok daha fazlası olduğunu gösteriyor. Şiddetle okumanızı tavsiye edeceğim bir kitap! Bence hemen okuma listenize notunuzu alın ya da ilk siparişinize bu kitabı ekleyin!

Hayat Güzeldir
Hayat Güzeldir

2

http://illekitap.blogspot.com.tr/2014/12/mustafa-kutlu-hayat-guzeldir.html Kısa kısa hikayelerden oluşan bir kitaptı. Bir iki hikayeyi sevsem de bana biraz fazla sade... basit demek istemiyorum ama çok da ımmm... çok da okuru kendine çekip de vay be ne hikayeydi dedirtecek şekilde yazılmamıştı. Verdiği mesajlar umut edici, güzel olabilir ama ben... sevemedim. Eğer ilkokul çağında birileri varsa çevrenizde onlara hediye edebileceğiniz bir kitap ama kesinlikle yetişkinlere hitap edeceğini düşünmüyorum. Normalde hiç tarzım olmayan bir tür olmasına rağmen bir denedim, nasıl zevk alacak mıyım okumaktan diye... ama alamadım! Tarzım değildi! Dili fazla sıradan geldi! Hikayeler bir anda çok çabuk oldu bittiye geliyordu. Eğer daha uzun daha detaylı ve daha duygu katılarak yazılsaydı belki daha güzel bir kitap olabilirdi. Hatta kitabı sonuna kadar bile okuyamadım çünkü sıkıldım. İncecik bir kitap olmasına rağmen... yarım bıraktım! Dediğim gibi eğer ilkokul çağında tanıdıklarınız varsa onlara hediye edebileceğiniz bir kitap olabilir ama eğer bir yetişkin iseniz bence okumasanız da olur bence. Ben sevemedim, beğenemedim ne yazık ki.

Tahrik (Driven #1)
Tahrik (Driven #1)

8

http://illekitap.blogspot.com.tr/2014/12/k-bromberg-tahrik-driven-1.html Hep yakışıklı, seksi, kadın karakterlerin aklını başından alan CEO'ları okudum bu sefer hız tutkunu, tehlikeli, tabi ki seksi ve yakışıklı, kadınları ihtiyaçları doğrultusunda kullanan ve kadınların etrafında pervane olduğu bir yarışçıyı! Bu sefer farklı bir karakter... Her ne kadar kapak tasarımı öyle gösteriyor olsa da 'erotik romans' demek için bence yeterince erotizm yok içinde! Her aşk romanında olan dozdaydı erotizm ve dolayısıyla bence erotik aşk romanı kategorisine girmezdi ama öyle kategorilendirmişler... Güzel, değişik ve biraz da değişik karakterlerin olduğu bir kurguydu. Çünkü her ne kadar Colton Donavan, kadınları kullanan bir adamsa Rylee Thomas'ta nişanlısına bir o kadar sadık bir kadın. Hani tam anlamıyla birbirlerinden zıt karakterler ve mıknatısın ters kutupları gibi birbirlerini çektiler. :) Kitabın kısaca konusunu anlatmak gerekirse, bir yardım gecesinde üç yıl önce nişanlısını kaybeden Rylee, seksi ve yakışıklı yarışçı Colton ile tanışır. Aralarında açıklayamadıkları bir etkileşim ve çekim oluşur. Colton bu çekimin peşine düşerek Rylee'yi rahat bırakmaz ve onu elde etmek için peşine düşer. Bu sırada aralarındaki çekime yenik düşerler ve aralarında açıklayamadıkları duyguları dışa vurmaya kalkarlar ama... hep olduğu gibi engeller, peşlerini bırakmaz... Kitabı çok beğendim, zevk alarak okudum ve öyle bir yerde bitti ki keşke 2.si de çıkmış olsaydı da hemen okusaydım dedim. Eğer aşk romanları okumayı seviyorsanız bence okuyun, seveceğinizden eminim. Kitapta orijinal kapak kullanılmıştı, ki ben orijinal kapakları genelde daha çok severim, ayrıca kapaktaki kapartmalar kitabın albenisi arttırmış bence :) Kitabın kurgusunu beğenmiş olmama rağmen beğenmediğim bir iki yer var. Bunlardan biri, imla hataları vardı, birkaç yerde denk geldim ve diğeri de Colton, Rylee'nin iş yerine geldiğinde ikisinin ilk karşılaşmasında Colton'ın üzerindekileri tarih ederken polo tişört var olarak tarif ediyordu ama sonra nasıl olduysa bu tişört gömlek oluverdi. Çeviride biraz dikkat ya da editör en azından son okumasını yaparken böyle hataları düzeltirse çok daha iyi olur. Olimpos, zevkle takip edeceğim bir seriyi daha önüme sundu, dilerim 2. kitap için çok fazla bekletmez bizi.

Son Kurtadam (Son Kurtadam, #1)
Son Kurtadam (Son Kurtadam, #1)

8

http://illekitap.blogspot.com.tr/2014/12/glen-duncan-son-kurtadam-last-werewolf-1.html Ne kitaptı be! Resmen zihinlerde oturtulmuş olan kurtadam kriterlerini tekrar düşündürme modu yarattı! O, vahşi, canavar olarak gördüğümüz, korku filmlerine konu olmuş öldürme programlı yaratıklarında bir 'canlı' olarak hayatta kalma savaşı verdiklerini, onlarında duyguları olduklarını okumak... şaşırtıcıydı! Jacob (Jake) Marlowe'un hayatı... Bu kitap, dünya üzerinde son kalmış olan bir kurtadamın hayatını anlatıyor! Duygularınıi dönüşüm geçirirken neler hissettiklerini, iç güdülerini, öldürmek zorunda olduklarında neler hissettiklerini... Hepimizin aklındaki o canavarı, bir canlı olarak görmemizi sağlıyor! Kitabı kusursuz bir çeviri ile okurların önüne koyan İthaki'ye ve çevirmene özellikle teşekkür etmek gerek. Böyle bir kitap ziyan da olabilirdi ama keyifle okunacak, her sayfasını zevkle çevireceğimiz bir kitap olmuş. Kitabı zaman zaman okurken sıkıldığım anlar oldu, çünkü içeriği gereği zaman zaman ağır ilerlemesi gerekiyordu ve bu durum beni zaman zaman sıktı ama yine de akıcılığından hiçbir şey kaybetmedi. Yorumumu fazla uzatmak istemiyorum sonra kitabı anlatmaya başlayacağım bu durumda henüz okumamış olanlar için hoş bir durum olmaz :) Ama kitabın konusunu size kısaca açıklamak gerekirse; Jacob, kısaca Jack Marlowe, yeryüzünde son olduğunu düşünen bir kurtadamdır. Peşinde ondan intikam almak için dolunayda dönüşmesini bekleyen DOKET'in biran önce varoluşuna son vermesini beklemektedir. Ancak işler hiç de tahmin ettiği gibi ilerlemez. Peşine düşen vampirlerden ve DOKET'ten kaçarken bir kadınla tanışır. Talulla... bu kadın Jack'in hayatını tahmin edemeyeceği şekilde değiştirip, hayatta kalma savaşı vermesine neden olur! Bir kurt adamın hayatta kalma çabasını okuyoruz. Hayatta kalma, sevdiğini hayatta tutma ve duygularını... Evet, onlar bir canavar ama onlar da bir canlı! Onlarda yaşamaya çabalıyor ve onlarında duyguları var! Bu kitap bence bunu bize gösteriyor... Her ne kadar zaman zaman sıkılsam da hiç tarzım olmayan bir tür olsa da gerçekten severek okuduğum bir kitap oldu!