Gül ve Avcı
Bir başkaldırıdır aşk... Önce isyancısını yıkar Bir Erkek Varlığı hem tehlikeli ve korkunç hem de sonsuza değin güçlü ve korunaklı Onun karşı konulmaz etkisine kapılan bir kadın sıcak bir gülüşüyle ısınabilir mavi gözleriyle sonsuz bir denize açılabilir siyah saçlarıyla zifiri bir geceye korkusuzca dalabilirdi. Ona yaklaşmak ise ateşe çırılçıplak yürümek demekti. Bir Kadın Hem bir Tanrıça kadar sarsılmaz hem de titremeye hazır bir yaprak gibi ürkek ve utangaç Bir erkeği masumiyetiyle prangasız tutsak edebilir incindiğinde ise bütün dünyaya kafa tutabilirdi. Kalbi ve masumiyeti acımasızca ihlal edildiğinde artık onun için ateşe yürümek zamanı gelmişti. Kadın ateşten korkmuyordu çünkü çoktan yanmıştı. Evelyn Rosa Drummond en değerli varlığı olan kalbini bu tehlikeli adama sunduğunda onun aşkına erişebileceğine inanmıştı. Oysa tüm varlığını emanet ettiği Harewood Dükü Julian Benedict Wharton tarafından bir fahişe olarak görülmek gibi korkunç bir yanılgının kurbanı olmuştu. Ve talih karşısına dayanılmaz bir intikam fırsatı çıkardı. Herkesin çekindiği bu tehditkar ve gizemli adama yapılan cinayet suçlamasını ispatlayacaktı. Oysa Julianın en yakınına kadar sızmayı başardığında kalbinin müthiş bir sınanmaya tabi tutulacağından habersizdi. Gönlünü bir kez daha bu cazibeli adama kaptırmayacağına söz vermek ise gölgesine sığındığı bir yalandan öteye gidemeyecekti
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (148)Evelyn Drummond bir kasabada koruyucu babası olan Desmond Simmons’ın yanında dedektiflik yapmaktadır. Kasabaya dövüşmek için gelen ve sarhoş olan Julıan Benedict Wharto'a aşık olur ve kendisini yatakta bulur. Sabah ise yalnız uyanır. Kullanılmış ve aşağılanmış hisseder kendini. Harewood dükü Julıan Benedict Wharton karısını öldürmekle suçlanır fakat kanıt yoktur. Evelyn ise sevdiği adama karşı olan suçlama da kanıt bulma işine girişir. Böylece ikilinin yolları yeniden kesişir fakat bu kez olaylar farklı olur. Yazarın bu okuduğum ilk kitabı beğendim mi aslında çok da beğenmedim. Kitap bana çok farklı gelmedi nedense, ne olacağını zaten tahmin edebiliyordum tanıdık geldi çoğu yer. Ayrıca ikilinin konuşmaları bazı yerlerde o kadar abartılıyordu ki ne gerek var başka bir şey yazılsa ya denilen cinstendi. Julian gibi bir adam nasıl birden böyle deli gibi aşık oldu, bu kadar yumuşadı anlayamadım. O kadar aşık olmasa yine o sertliğini korusa çok daha iyi olurdu. Çünkü hiç yakışmadı ona bu deli gibi aşık tip. Kitapta güldüğüm çok yer oldu. Ayrıca kapağını sevdim.
Bir türk yazarın bu kadar güzel bir Historical yazabileceğine hayatta inanmazdım,ama Asude muhteşem kalemini konuşturmuş, yazarın okuduğum ilk romanıydı hem kitaba hem karakterlere bayıldım, :) Julian Benedict Wharton sert görünen, sürekli öfkeli her an bağırıp çağırmaya hazır bir adam, üstelikte dediğim dedik : ) Evelyn Rose Drummond , zeki, güzel ve dedektifçilik oynamaya pek meraklı tatlı mı tatlı bir kadın, Julian'ı ilk gördüğü anda aşık oldu, geçirdikleri tek bir gecenin ardından hiç umulmadık olaylar zinciri sonucu genç adam onun hayatının merkezine haline geldi , üstelik o tek gece çokta güzel anılar barındırmıyordu zira Julian çok sarhoştu , genç kadını bir fahişe sanmıştı ve yüzünü bile hatırlamıyordu .. Dedektif olan amcasıyla birlikte çalışan Evelyn'in karşısına bir cinayet davası çıktığında birinci derece suçlunun bizzat sevdiği adam olacağını nereden bilebilirdi.. Ve bu durumda yapacağı tek bir şey vardı sevdiği adamın suçsuzluğunu ispatlamak :) Julian'ın sert görünüşünün altındaki duygulu adam ve Evelyn'in aşkından hiç vazgeçmeyişi , tüm tehlikeleri göze alması çok hoşuma gitti, genç adamın o duygu dolu sesiyle Rosa deyişi kalbinizi delip geçiyor :)) Zekice yazılmış satırlar arasında kaybolup gidiyorsunuz :) http://gulunkitapligi.blogspot.com.tr/
Yarıdan sonra hareketlenen bir kitap nasıl bittiğini anlamayacaksınız Asude nin yüreğine sağlık
Aslında bir çok tarihi-aşk romanında gördüğüm olayların bazıları bu kitapta da vardı. 'Bir yerden hatırlıyorum' dediğim bir çok sahne.. Ayrıca Jullian'ın davranış geçişlerini ayarlayamamış yazar. Sert somurtkan kibirli haldeyken hemen sonra aşk şiirleri okuyor. Bazı karakterlere bu davranışlar cuk diye oturur ama bu erkek karaktere uymamış. Rosa'nın da davranışlarını anlayamadım daha doğrusu mantıksızlık vardı. Yazar, Rosa'yı zeki güçlü göstermek istemiş ama biraz silik bir karakter gibi geldi bana. Son 50 60 sayfada görebildim ben bu bahsedilen davranışları tabi bu da beni tatmin etmedi. Sürekli Jullian'a "Benimle oynamana izin vermeyeceğim" dedi ama aynı aşık davranışlarını tekrarlayıp durdu. Ve bu dedektiflik işini biraz daha görseydik heyecanlı olurdu gibi. Yani Rosa eve hafiyelik için girdi ama araştırma işine dair pek bir şey göremedim. Bence asude tarihi romanlara pek yönelmesin. Diğer romantik-komedi romanları çok daha iyiydi. Ama yinede kendini okuttu. Özellikle shakespeare' den olan alıntılar çok güzeldi. Ve Jullian'ın oğlu Albert tam bir şekerdi. Otur ye kıvamında.. Kitabın kapağını çok sevdiğimi söylemem lazım. :) "Bir kadının aşkına sahip olmak sana fazla gelir. Bunu hak edecek biri değilsin. Bundan sonra seni sevmekten vazgeçiyorum." "Baba, Bayan Druffo gitmesin diye bir şey düşündüm ben." Julian oğluna bakıp "Nedir?" diye sorduğunda Albert bilmiş bir ifadeyle "Bayan Druffo'ya vermen için sana güller koparacağım," dedi. "Çünkü sen bizim kocaman evimizin sahibisin. Eğer sen ona güller verirsen Martin amcanın güllerini çöpe atar ve evden de gitmez." "Tanrı aşkına Albert, bir kadın gitmek isterse güllerin buna engel olacağını mı sanıyorsun?" "Ama baba o zaman onunla sen evlen diyeceğim de Bayan Druffo seninle evlenmek ister mi bilmem." :))) “Sana bir mürebbiye tutacağım Albert. Artık her an başında bir bakıcın olacak.” Zavallı çocuk tırnakları kapıya kadar uzamış, kırmızı saçlı, siyah dişli bir kadını gözünde canlandırırken yorganı korkuyla üstüne çekti.
Gül ve Avcı'yı tesadüf eseri almıştım. ✵ Okumak için elime aldığımda ise fazlaca ön yargılarım vardı ஜ ஜ Tarihi aşk daha önce okumadım. ╯︿╰ Ancak yazar beni daha ilk sayfalardan hayran bıraktı. ∩▂∩ ∩▂∩ ∩▂∩ Afalandım. ●▂● Gerçekten beklentimin üstünde çıktı Gül ve Avcı ✐ ♛ İlk sayfaların ardından kitabın ismini açıklayan ifadeden (35. sayfa) sonra kitaba fazlasıyla hayranlığım arttı. ♥... ♥... ♥... ♥ Her şey daha fazla anlamlı geliyordu. ✦...✦...✦...✦... ✦ Okudukça okuyup, olayları hayal ettikçe mükemmel anlar yaşadım. ✺ ✮ Kesinlikle yazar duyguları fazlasıyla hissettiriyordu. ∩﹏∩ O andaki olaydan ne hissetmemiz gerekiyorsa mükemmel bir şekilde en derinlerde hissettim. Bu mükemmeldi. ♡ Kitap bitmesin isterken olaylar son 100 sayfada kendinden geçti. Fevkalade bir şekilde ilerledi. ღ Kitabı okurken fazlasıyla kendimle konuşup, yorumlar yaparken buluyordum . •ิ_•ิ Şaşırdığım, yazarın beni afallattığı onca olayda şaşpelek çığlıklar atar buldum kendimi (=^_^=) (=^_^=) ~ ~ ~ Rose&Julian'ın ilişkileri ardından tutuldum. Julian tam bir Düktü. ♚ ♚ Beni kendine hayran bıraktı fazlasıyla *\(^_^)/* ▩ Herkes tarafından bir yalan üstüne iftira altındayken.... O mahkeme günü der susarım. :) Rose'nın etkileri ardından o ilk adamla son adam arasındaki fark kadar tatlı/şeker bir şey olamazdı. ~ ~ ~ ▪ Albert tam bir aşktı. ☆ ☆ ▪ Hayran bırakan bir velet, kendine illaki sevdiren kerataydı. ▪ Rose'la aralarındaki duygusal anlar çok içtendi. ╯﹏╰ ~ ~ ~ Rosa'ın en zor anında bile o cesareti, kararlılığı ve kendinden emin olması beni kendine hayran bıraktı fazlasıyla ♔ ♚ ✦Kitabın tanıtım yazısında ki gibi o kesinlikle; "Hem bir kraliçe kadar sarsılmaz, hem de titremeye hazır bir yaprak gibi ürkek ve utangaç... "dı. ~ ~ ~ ✎ Kitabin içindeki şiirler mükemmeldi . ✦ ✦ W. Shakespeare'dan alıntılar sergilenmesi kitabi daha da özel hale getirmiş Sonu mükemmel bitti. Yazarın diğer 3 kitabını da okudum. ⊙﹏⊙ Ve kitapları arasından en sevdiğim kesinlikle bu. ✦ Historical romantic tarzında okuduğum ilk kitap, bu tarzdaki başlangıcımı da güzel yaptığımı düşünüyorum. ✺ ✺ Kitabın kapağı çokça şahane değil mi? ❣ Yazarın yeni çıkacak kitabı da ben de ayrı bir merak konusu tabi ✦ ✧ Gelsin bir güzel tarihi aşk daha ✐ ♥ ♥
Şöyle söyleyeyim, kitabı bitirdiğimde tekrar okumak istedim o kadar sevdim. Çok şaşırtan bir kurgusu olmasa da olay örgüsü karakterler ve özellikle yazarın anlatımına bayıldım. Bir kitap etkileyebiliyorsa kalbine dokunuyorsa benim için o kitap şahanedir :) Ve Gül ve Avcı da fazlasıyla etkileyici .
Erkek karakterdeki ani değişimler ve sözler karakterin yapısına biraz ters geldi. Sevişme ve oynaşma sahneleri de biraz uzun uzadıya anlatılıyordu, bir zaman sonra sıkıldım. Her sayfada âşık oldukları tekrarlanan bir çift, her bakışta renk değiştiren gözler biraz bunaltsa da ilk roman için -ilk romanı diye biliyorum- gayet iyiydi. Olay örgüsü ve sonu güzeldi. Yazarın ellerine sağlık.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı.Diğer kitaplarınında okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.Konunun başı okuyucu içine çeken tarzda akıcı,ortaları heyecanlı son sayfaları ise bir sonraki sayfayı okumadan duramayacağınız kadar merak uyandırıcıydı.Eğer eski zamanda geçen tarihi aşk romanları beğeniyorsanız okumanızı tavsiye ederim.
Tek kelimeyle büyüleyici..! Kitabın isminden ve kapağından etkilendim ve Asude'ye bir şans verdim. Başladığım andan itibaren de ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım. Böyle büyüleyici bir kitabın bir Türk yazara ait olduğunu bilmek de gururlandırdı beni :) Kurgu mükemmeldi.. Her sayfasından büyük bir zevkle ayrıldım ve bittiğinde neredeyse ağlayacaktım :)) 'Gül ve Avcı' hiç son bulmasını istemeyerek soluksuz okuyacağınız başarılı bir kitap. Kesinlikle tavsiye ediyorum..!
tarihi romans....değişik bir başlangıç...mutlu bir son...ilk okuduğum asunny kitabı ve hoşuma gitti
Asude'nin yüreğine, kalemine, eline sağlık. .. Gerçekten çok sürükleyici, şahane bir kitap. .. Bittikten sonra uzun süre etkisinden kurtulamadım ve birsüre başka bir kitap okumaya başlayamadım. Harewood Dükü Julian Benedict Wharton ve Evelyn Rosa Drummond'un aşkını okumak için çok geç kaldığımı anladım. . Henüz okumadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz. ..
Kitap ile ilgili yorumlarıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. http://ipeksi-kitaplarveseyler.blogspot.com.tr/2014/07/gul-ve-avci-asude.html
mükemmel bir kitap kesınlıkle kütüphanenizde bulunması gereken bir kiraptır.
Asude'nin yayınlanmış ilk kitabı olan Gül ve Avcı bence oldukça başarılıydı. Yazarın dilini gerçekten beğeniyorum okurken beni hiç çıkmıyor. Basılmamış hikayelerinin de biran önce basılması dileği ile Gül ve Avcı historical sevenlere tavsiye edilir.
yorumum http://egemvekitaplarim.blogspot.com.tr/2014/07/gul-ve-avci.html
Gül ve Avcı beni öylesine bağladı ki kitap bittiğinde ne oluyoruz demeden kendimi alamadım bu yüzden bu kitabın devamını bekliyorum Tyrell Granby’nin de bir kitabı olmalı.. Kitabın konusuna değinmek gerekirse, karısını öldürmekle suçlanan Harewood dükü Julıan Benedict Wharton’a dair hiç kimse yeterli derecede suçlu olduğunu gösteren kanıta ulaşamamışlardır. Evelyn Drummond ise Dünyanın küçük bir minyatürü olarak nitelendirdiği Cheapside kasabasında koruyucu babası olarak nitelendirdiği Desmond Simmons’ın sağ kolu, hizmetçisi, sekreteri, manevi kızıydı. Desmond Amca’nın yanında dedektiflik yaparak geçimini sağlıyordu. Peki birbirlerine mevki ve mesafe olarak uzak olan bu iki insan nasıl olurda bir araya gelir diye akıllarda bir soru işareti bıraktırıyor ve asıl olay bundan sonra başlıyor .. Yakışıklı Lord Wharton’ın yolu dövüşmek için Cheapside’e düşer. İçinde biriktirdiği öfkeyi yumruklarıyla göstermekten çekinmeyen lordumuz kendi gözlerine hapsolan bir çift kehribar rengi gözden habersiz dövüşür ve ardından adını bile hatırlamayacak kadar sarhoş olur. Evelyn Drummond ise cam bilyeleri andıran, yaz gününde açık gökyüzüyle yarışacak kadar dingin deniz mavisi gözlerde aşkın hiç bilmediği dalgalarına kapılır ve kendisini eski bir pis hanın odasında Lord Wharton’ın kollarında bulur. Bedenini ve ruhunu hiç tereddütsüz genç adama sunup gözlerini kapatırken gecenin sabahına eski çarşafların arasında yalnız uyanır.. Tıpkı bir fahişe gibi kullanılıp bir köşeye atılmıştır. Genç kız bu aşağılanmayla evinde döner fakat bu yaşanılanlar için önce kendine daha sonra düke oldukça kızgındır. Bu yüzden bürolarına gelen ihbar ile dükün karısını öldürmekten suçlu olduğu kanıtını bulmak için Desmond Amcanın yanında yer alır. Evet Eveleyn Rosa Drummond, Julıan Benedict Wharton’ın suçunu ispatlayarak intikamını alacaktır. Perdeler açılsın oyun başlasın.. “Bir başkaldırıdır aşk. Önce isyancısını yıkar.” Bu savaştan kim galip kim mağlup.. İntikam, aşk ve pişmanlığı bir araya getirip şölen olarak bize sunan Asude’nin kaleminden harika bir eser..
ılk baslarda bıraz sıkılsamda sonrasında kıtap ıcıne aldı ve nasıl bıttı anlamadım .. ıcınde ask saklı kıtabını hatırlattı bana .. onun kadar olmasa da yınede cok gusel bır kıtaptı . zamana ve paranıza degıcektır . tavsıye ederım..
Cok guzel bir kitap... okurken askla icim kavruldu resmen arada kufur bile ettim o kibirli lordumuza:) sonu tam bekledigim gibi oldu olmasaydi cok buyuk hayal kirikligi yasardim zaten.. asude ye hayranligim her sayfada artti resmen kesinlikle daha cok kitap yazmali bunun gibi guzel kitaplariyla bizi aska suruklemeli...
Türk yazarlara olan ön yargımı bu kitapla biraz daha kırdığımı düşünüyorum yazarın okuduğum ilk kitabıydı ama bence historical roman yazması kesinlikle isabet ve mükemmel olmuş. Okurken sanki Judith Mcnaught'un bir kitabını okuyormuşum gibi hissettim; özellikle "Kalbim senden kaldı" ve "Mutluluk" kitaplarının bir karışımı gibi geldi bana, kitabı okurken sık sık bunu düşündüm ve bitmesini istemedim hiç. Konusu, karakterleri, yazarın anlatımı çok ama çok iyiydi. Hele yazarın kitabın sonunu, benim mutlu sonlarımdan biriyle bitirmesi daha bir değerli kıldı kitabı benim için. Gerçekten okuduğum en güzel kitaplardandı diyebilirim. Kesinlikle okumalısınız. :)
Ben Asude'nin ismini ilk kez bu roman sayesinde öğrendim. Ben Face'deki kurguladığı öyküleri okumadım sadece göz gezdirdim. Şunu söyleyebilirim ki konuya hakimiyeti olsun, yarattığı karakterler olsun, onların sevinçlerini, üzüntülerini aktarmadaki başarısı olsun, mekan tasvirleri olsun kısaca ufak bir ayrıntı hariç kusursuz bir romandı. O kusura gelince Jullian isteğinden dışarı çıkıldığı veya ona ters gelecek bir davranış sergilendiğinde hemen kızıyor köpürüyor. Ben bu tarz bir erkek karakteri ilk kez okudum ve fazlasıyla memnun kaldım. Yalnız sorun şu ki yazar bu karakter için "soğukkanlı" ifadesini kullanmış. Eğer sinirlerine hakim olamayan karaktere biz soğukkanlı diyorsak, bu diğer okuduğumuz romanlardaki erkek karakterlere ne demeliyiz bilmiyorum. Kısaca karakterde sorun yok ama ona "soğukkanlı" denmesinde ciddi bir sorun var.










