Şizofren
PSİKO ANALİST’İN YAZARINDAN MUHTEŞEM BİR KURGU DAHA! Yirmi yıl önce Francis Petrel kendi iradesi yok sayılarak ailesi tarafından bir akıl hastanesine gönderilir ve uzunca bir müddet orada tutulur. Ta ki seri cinayetler işlenip hastanenin kapıları mühürleninceye dek. Yıllar sonra, üstü örtülü ve unutulmaya yüz tutmuş olaylar silsilesi kararlı bir dedektifin soruşturma talebiyle yeniden irdelenir. Francis yaşadığı gerçekliğe dönmüş olmasına rağmen hâlâ sesler duymakta ve ancak ilaçlarla bu sesleri susturabilmektedir. O günlere dair anıları içine bir korku salar ve o da yaşadığı her anı zihninin tozlu raflarından indirip gün ışığına çıkarmaya, yazmaya niyetlenir; elinde kısalıp duran kaleme bir palamar gibi asılarak. Kağıt yerine evinin duvarlarına yazmaktadır hikayesini. Karanlığın içinde ona göz kırpıp duran, delilerin kendisine “Melek” dediği ölüm saçan gizemli bir psikopatla baş etmek hiç kolay olmayacaktır. Gerçekte böyle biri var mı yok mu, o bile bilinmezken. “Okumayı bitirdiğinizde bile onun hikayesi zihninizi kurcalamaya devam edecek… Katzenbach’ın bu muhteşem, gerilim dolu romanı müthiş bir sürükleyicilikle sizi hayal bile edemeyeceğiniz derinliklere çekiyor.” The Miami Herald “Elinizden bırakmak çok zor gelecek.” Publishers Weekly “İncelikle yazılmış, son sayfasına kadar merak uyandırıcı.” The Boston Globe “Katzenbach zirveye yaraşır bir eser yaratmış. Nefesinizi sıkı tutun, kitap sizi hayatın içindeymiş gibi hissedeceğiniz çok farklı bir yolculuğa çıkarıyor.” The Denver Post “Bu kitabı otobüste veya bir hastanenin bekleme salonunda okumanız tavsiye edilmez.”
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(16)
Tüm puanları gör (56)İlk defa okuduğum bir yazar, ama müthiş bir psikolojik gerilim kitabı. İlk sayfadan son sayfalara kadar acaba, acaba diye diye yine de bulamadım katili. Bir şizofrenin gözünden anlatılan hikaye, akıl hastanesinde peşpeşe işlenmiş canice cinayetleri merak duygularını tavan yaptıran olay örgüsünü okuyoruz. 544 sayfa ama kendini okutturan bir kitap diyebilirim. Herkesten şüphelenirken finali tabi ki ters köşe yapan bir son oldu fakat, en olmadık ( kitabın başından beri hiç sahnede olmayan) biri olması kitabın havasını biraz düşürdü gibi geldi bana. Kimliği belirsiz katil kitabın İlk sayfalarından beri Melek adıyla hep bahsedildi ancak konu gereği katillik dışında hiç bir rolü olmayan biri olması çıtayı biraz düşürdü. Yine de hep denir ya beğenerek okuduğumuz kitaplar için"elimden bırakmadan okudum bitirdim". Aynen öyle oldu yine de.
Yazarin akil hastanesi ve oradaki katil gibi cetrefilli bir konuyu boyle detaylica anlatmasi guzel ama bir sure sonra tum o detaylar insani bogmaya basliyor. Hastane ile ilgili tum o betimlemeler , islerin yavas ilerleyisi , karakterlere guven olur mu olmaz mi dusuncesi insana okurken sanki hastanede sıkısıp kalmiscasina bir his uyandiriyor. Kitap vaad edilen gerilimi vermiyor ama zorla da olsa okutuyor kendini. Sonuc olarak sevdim mi, hayir. Bunda aradigimi bulamadim ama yazarin belki psikoanalist kitabi daha iyidir diye dusunuyorum simdilik.
Gereksizce uzatılma konusunda rekor kıran kitaplardan. Herhalde yazar maddi sıkıntıya girdi ve kelime başı ücretle anlaştığı için uzattı da uzattı kitabı.
Şuana kadar okuduğum -çok fazla olmamakla birlikte- en vasat kitaplardandı. Kitapta olanlar daha heyecanlı işlenebilirdi. Ben ilk defa bir kitabı bu kadar uzun bir süre içinde bitirdim ve ilk defa kitap okurken bu kadar uykum geldi
Bence kesinlikle mükemmel bir kitaptı. Tekrar tekrar okuyabileceğim nadir kitaplardan birisi. Nasıl bitirdiğimi anlayamadım. Aslında galiba kitabı bana sevdiren kitapta geçen dostluk oldu. Belkide kitaba başka bir açıdan bakıyorumdur ama okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum
oldukça sıkıldım okurken ama azmedip bitirdim, okuyacak arkadaşlara sabırlar diliyorum:))
John Katzenbach'ın Psiko Analistinden sonra okuduğum 2. kitabı "Şizofren". Şizofren için, akıl hastanesinde geçen bir polisiye diyebiliriz. Tanıkların ve sanıkların akıl hastası olduğu bir davada bir seri katili yakalamak ne kadar kolay olabilir ki ? Bu zorlu macerada, istekli bir savcı, tedavisi bitince hapishaneye gitmesi muhtemel bir itfaiyeci ve genç şizofrenimiz başrolde. Katzenbach'ın karakterleri, okuyucuyu kendine bağlıyor. Kitabı bitirdikten sonra bile olayların aklınızdan çıkması zor. Psiko analisti okuduktan sonra bu kitabı da okumanızı tavsiye ederim.
okurken yordu biraz.katil hakkında tahmin yürütemiyorsunuz.
Çok fazla ayrıntı verilmesine rağmen akıcılığını kaybetmeyen güzel bir gerilim...
kitabın sonunda hiçbir soruma cevap alamadım merak ettiğim hiçbir konu açıklığa kavuşamadı pek beğenmedim ...
Gerilim sevenlere hitap eden , adrenalini üst düzeyde tutan bir kitap. Meraklı okurların okuması, tavsiye olunur.
Bir kitabın adı Şizofren ise benim beklentim satır aralarında aradığım gerilim bu kitapta yer alandan çok çok fazla. orta halli bir gerilim romanı için okunabilirlik düzeyinde bir kitap lakin isme aldanıp şizofreni dünyasına adım atacağınızı sanmayın.
yazarın ilk kitabının aratmayacak gerginlikte oldukça etkileyici bir kitaptı... gerilim sevenlerin muhakkak okuması gerek...











