Alice Harikalar Ülkesinde
Sıradan, küçük bir kız olanAlice, günlerden bir günyolda tuhaf giyimli bir tavşanla karşılaşır.Tavşan, randevusuna geç kalmamak için koştururken,Alice de onun peşinden bir deliğe dalar ve o anda kendini olağanüstü bir serüvenin içinde bulur. Küçük kız,inanılmaz kahramanlarla dolu Harikalar Ülkesine girmiştir. Alice merakla ve heyecanla gezinmeye başlar;neler görür neler... Okuyun, bayılacaksınız! ****** Alice ablasının yanında, bankta boş boş oturmaktan sıkılmaya başlamıştı. Bir, iki defa ablasının okuduğu kitaba göz atacak oldu. Fakat bunda ne bir resim vardı, ne de bir konuşma. Alice, resim ya da konuşma olmayan kitapların ne yararı var, diye düşündü.Hava çok sıcak olduğu için sersemlemiş ve uykusuda gelmişti. İçin için papatya toplamanın uygun olup olmayacağını düşünüyordu. İşte o sırada kırmızı gözlü, beyaz bir tavşan Alicenin hemen yanından geçti.Bunda olağanüstü bir şey yoktu. Hatta Alice hayvanın, «Eyvah! Eyvah! Çok geç kalacağım!» demesine bile şaşırmadı. Daha sonra düşününce, buna şaşmak gerektiğine karar verdi ama nedense o anda bu durum küçük kıza pek doğal gelmişti.(Kitabın Girişinden) ************ O gün, Alice ve ablası piknik yapmaya gitmişlerdi. Dere kıyısında, bir ağacın altında oturuyorlardı. Ablası yüksek sesle kitap okuyorudu.Alice onun okumakta olduğu kitaba göz gezdirdi. İçinde hiç resim yoktu.... ************ Bir tavşan deliğinde başlayan zevkli ve heyecanlı maceralara hazır mısınız? Alice ile birlikte siz de bu harika dünyalara gidin.İlköğretim için seviyelendirilmiştir.Bu eser, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tavsiye edilen 100 Temel Eser listesinde yer alır. ******
Baskılar37
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (322)Alberto Manguel'in bu kitapta yazılanları niye abartılı bir şekilde kendi kitaplarında yazdığını anlayamadım doğrusu. O kadar da efsanevi bir anlatı şeklinde değil. Belliki çocukluğunda kendisine defalarca okunmuş olması nedeniyle kafasına fazlasıyla kazınmş olmalı.
Benim tarzım.icimizdeki çocuk buyumesin
Alice'in rüyasını anlattığı fantastik türde yazılmış , daha çok çocuklara hitap edebilecek kitap..
Bu yayınevinden ve Tomris Uyar çevirisi ile okumadım. Elips Kitap'ın Azize Bergin tarafından çevirilen "Alice Harikalar Diyarında"yı okudum. Okul kütüphanesinden. Bu kitabı ya çocukken okudum ya da filmini izledim, bilmiyorum ama zaten kitabı biliyordum. Değişik. Kitaba gelecek olursak, kesinlikle sadece çocuklar için olan bir kitap değil. Ve bu popülariteyi hak eden bir kitap. Sınıfımda bu kitap hakkında hiç bilgisi olmayan bir arkadaşıma önerdim, pek beğenmedi sanırım... Neyse, ben bayıldım.
Yazımının 150. yılında Norgunk yayınları tarafından özenli çeviri, orijinal çizimler, muhteşem tasarım ile basılmış olan kitabı okumak gerçekten büyük bir zevk oldu...
Alice Harikalar Diyarında günümüzden tam 150 yıl önce yazıldı. Sonraki 150 yıl boyunca o kadar popüler oldu ki, pek çoğumuz şu veya bu şekilde öyküyü, en azından öykünün neyi anlattığını biliriz. Hiç bir şey bilmiyorsak "beyaz tavşanı" ve "tavşan deliğini" duymuşuzdur. Yazarından başlamak gerekirse ... Lewis Carroll, ilginç bir kişiliğe sahip olan Charles Lutwidge Dodgson'ın takma ismi. Ciddi sağlık sorunları ve engelleri olan bir insan Lewis Carroll; asimetrik bir vücut yapısına sahip ve kekeme. Kendisini Harikalar Diyarındaki Dodo olarak karikatürize ettiği söyleniyor. Ancak fiziksel sorunları, sosyal bağlar kurmasına engel olmamış. Küçük çocuklarla daha kolay iletişim kurabiliyormuş, özellikle de küçük kızlarla. Alice Harikalar Diyarında öyküsünü de, yakın dostluk kurduğu Liddell ailesinin küçük kızı Alice Liddell için yazmış. Lewis Carroll'ın matematik ve mantık saplantılı olduğu söyleniyor. Fotoğrafçılığa büyük ilgi duyuyor ve çoğunlukla küçük çocukların - özellikle de küçük kızların resmini çekiyormuş. Carroll, pek çok çağdaşı gibi, oldukça tutucu ve dindar bir insan. Alice Harikalar Diyarında, 1865 yılında yazılıyor. Bu dönem, İngiltere tarihinde Viktorya Dönemi olarak biliniyor: Sınıf farklılıklarının aşırı düzeyde olduğu, saygıdeğer olmanın en büyük erdem kabul edildiği, alt sınıflardan gelenlere tepeden bakılan, sanata düşmanca yaklaşılan ve sanatın sadece bir eğlence aracı olduğu düşünülen, yobazlık derecesinde bir dindarlıkla, bilimsel araştırmanın birbiriyle sürekli çatıştığı bir dönem. Döneminin baskın değerlerini kendi yaşamında cisimleştirmiş bir yazar olarak Carroll'ın Harikalar Diyarı öyküsü, tam da yaşadığı dönemin, onun bilinç altındaki yansımalarını ortaya koyar gibi. Öykünün baş kahramanı Alice, yaşadığı çağın üst sınıflarının kibrine sahip 7 yaşındaki bir kız çocuğu; doğal olarak Harikalar Diyarı'nda karşılaştığı tüm "yaratıklara" tepeden bakıyor. Alice'in kibri ve duyarsızlığı, daha öykünün başında tanıştığı fareyi ve kuşları, sürekli kedisinden söz ederek korkutmasıyla açığa çıkıyor. Alice, alışkın olduğu Viktorya dünyasından çok farklı bir dünyanın içine düşüyor; her şeyin bir düzen ve terbiye dahilinde işlediği Viktorya Dünyası'nın aksine, Harikalar Diyarı mantıksızlıklar, saçmalıklar ve tutarsızlıklar üzerine kurulu. Carroll her bir öykü kahramanının kişiliğinde, mantıksızlıkları, saçmalıkları, tutarsızlıkları, sanki içinde yaşadığı dünyayla alay edermiş gibi inceden inceye işliyor. Daha sonraki yıllarda öykünün her bir karakteri kültleşmiş ve pop kültürün muhtelif alanlarında -daha farklı biçimlerde- derinlemesine işlenmiş, geliştirilmiş: Kupa Kraliçesi (Queen of Hearts), Sırıtan Kedi (Cheshire Cat), Tırtıl (caterpillar), Beyaz Tavşan (White Rabbit), Dodo, Mart Tavşanı (March Hare), Kertenkele Bill (Bill the Lizzard), Çılgın Şapkacı (Mad Hatter) ve daha nice öykü karakteri ... Öyküde sözü edilen kavramlarla (örn. tavşan deliğinden aşağıya düşmek), bilmecelerle (örn. bir kuzgun neden çalışma masasına benzer?), şiirler, şarkılar ve daha pek çok unsurla Alice Harikalar Diyarında bir çocuk masalı olmanın çok ötesinde, saçmalıklarla, tutarsızlıklarla, olanaksızlıklarla dolu bir dünya tasarımı. Tıpkı öykünün yazılmasından 50 yıl sonra keşfedilecek olan, (tıkır tıkır işleyen, düzenli Newton evreninin aksine) tutarsızlıklarla dolu,saçma kaotik kuantum evreni gibi. Muhakkak okunmalı.
Çok sevdiğim ve iyi ki okudum dediğim kitaplardan.
Çocuk olmanın verdiği mutluluk bu kitabın içinde.
kitap okumaya başladığımdan beri favori kitabım :)
Küçükken çok fazla okurdum ve gerçekten beni etkilerdi... Hala da okurum.
O kadar da okumanız gereken bir kitap değil, ki zaten çoğumuz çocukken okumuşuzdur.
Kitabı şuan pek hatırlamasam da bana kitapları sevdiren kitap diyebilirim çok çok küçükken bu kitaba başlamıştım 120 sayfa felan yanlış hatırlamıyorsam bir günde bitirmiştim sonra kitap aşığı oldum çıktım
Okuduğum ilk kitaplardan bu yüzden benim için değerli.
başumdan yıllarca kaldırmadığım şimdide ilk fıratta çouğuma sık sık olkuduğum güzel bir hikaye
güzel bir çeviri ile okuyunca kitabın daha güzel olduğunu anladım
Çok beğenmiştim zamanında.
rüyalar ülkesinde küçük bir çocuğu mutlu eden hoş kitap.benim en sevdiğim,masum yıllarımda hep öyle bir tavşanın beni de beklediğini düşünerek geçirdiğim gecelerimin güzel masalı
Alice yol ayrımında sorar: Tavşan, şimdi nereden gitmeliyim? Tavşan: Nereye gideceğini bilmiyorsan nereye gittiğinin hiçbir önemi yok. Arkadaşlar bu sadece çocuklar için yazılmış basit bir kitap değil. Büyüklerin ciddi dersler alacağına inanıyorum. Okuduysanız bile bir daha okumanızı tavsiye ederim.
Herkes okumuştur. Hem küçükler için hem de büyükler.
her ayrıntısı düşünülmüş bir hayali dünya, benim için mükemmel olan büyülü bir kitap
Çocuklara yönelik olsa da felsefi yanı olan bir kitap. Hatta çok bariz olmasa da kuantum fiziğine bile değiniliyor.













































