Ölü Ruhlar Ormanı
Jeanne Korowa tek bir hata yaptı. Katili ormanda arıyordu. Oysa orman katilin içindeydi. İnsanın içindeki vahşi çocuk gibi. Genç ve yalnız bir kadın olan Yargıç Jeanne Korowa, tesadüfen şahit olduğu bir psikiyatri seansı sayesinde Pariste işlenen tüyler ürpertici seri cinayetlerin failini keşfetmiştir. Ama elinde hiçbir kanıt yoktur ve katilin peşine tek başına düşmek zorundadır. Böylece Guatemala, Nikaragua ve Arjantinde soluk soluğa ve kanlı bir takip başlar.
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (341)Daha önceki kitaplarının aksine beni öncelikli olarak Koloni ile çok şaşırtan ve hayranlığa boğan Grunge’ın bu kitabı da aynı yüksek keyfi verdi bana. Fakat bu sefer bambaşka bir alt okuma kültürü yarattığını söylemeliyim sanırım kitabın çünkü sanat tarihinden antropolojiye, edebiyattan dünya tarihine kadar insanın içerisinde kaybolmak istediği binbir dünyanın minicik anahtarlarını bırakmış Grunge kitabın içerisine.Bunları not etmeli, bir kenara yazmalı diye sayıklayarak canım kitabın her yerini minik işaretçiklerle donattım.(genelde de sayfa kenarını kıvırarak). David Bowie ile başlayıp Bastille Meydanı’ndaki Temmuz Sütunu üzerindeki melek heykeliyle (http://www.istockphoto.com/file_thumbview_approve/5480966/2/istockphoto_5480966-statue-in-bastille-place-paris.jpg) devam eden bu görsel ve işitsel şölen içerisinde, okumakta olduğu cinayet romanına bir hayli yabancılaşıyor insan ister istemez fakat bulmaca severler için bu izleri takip etmek, öyküyü daha dokunulabilir kılıyor. Bu Grunge’ın daha önceki romanlarında da böyle miydi?Eğer öyle idiyse bile benim hiç dikkatimi çekmemiş ve sanki bu kitapta bunun yoğunluğu bir misli daha artmış. Tüm bu yazıyı spoiler vermeden tamamlamayı umuyorum ama diğer bir yandan notunu aldığım, bunu oku, bunu izle, buna göz at,bunu takip et demek istediğim öyle çok şey birikiyor ki, tüm bunları nasıl ve hangi ara derleyebileceğimi bilemiyorum.Grunge bu sefer ödevlerle dolu olarak, bir defter-kitap uzatmış meğer ellerimize. Öykünün sürpizlerle dolu korku-gerilim öyküsüne ise, zaten hayranı olan okuyucularının takdirleri dışında söylenecek fazla birşey kalmıyor.
Bu tarz öğretici bilgiler romanları seviyorum. Yazar da yer yer bilgilendirici yola başvurmuş, aksiyon-gerilim fena değil ama kitabın sonu o kadar oldu bittiye gelmiş ki öncesinde yapılmış olan çalışmayı hiçe saymış. Ayrıca, çokça ana karakter tesadüfi karşılaşmalar ve cevaplara ulaşması da yok artık dedirtiyor. Her şeye rağmen hoşuma gitti ve sıkılmadan okunabilir.
Kitabin ortalarinda katili tahmin etmis olsam bile sonunda boylesi birsey beklemiyordum. Adamin hayal gucu cok acayip her seferinde yok artik dedirtiyor bana. Final kismini da azicik daha uzun tutsaydi diye dusundum ama sonra daha ne kadar uzatabilirdi ki dedim. Herseyi ogrendik , olaylarin hep icindeydik bir nevi.
459 Sh 3Blm 86 Ksm dan oluşan tipik bir Grange gerilim-polisiye romanı. Ana karakter sorgu yargıcı Jeanne Korowa psikolog Aantonie çevresinde Paris- Nikaragua- Arjantin üçgeninde geçen sürükleyici bir romandı. Severek okudum...
''Kaderimizin kısa bir özeti. Sevmek. Umut etmek. Doğurmak. Çürümek.''
Araya boyle kitaplar sikistirilmali bence...soyle gerilim, biraz horror ! , ama kaliteli horror...Bu Grange nin okudugum 4. romani..Grange"de guzel olan, tasvirlerinin cok canli ve detayli olmasi nedeni ile sanki bir horror filmi seyrediyor gibi olmaniz...ayrica, kitabin sonuna kadar gizemini iyi bir sekilde koruyor...diyorum ya, araya bu tarz kitaplari cesni olarak eklemeyi seviyorum ben:)
Gerçek anlamda bir kitabı okurken nefes kesilmesi neymiş bu kitapta öğrendim. Sonlara doğru öyle bir yere geldim ki aynı iki sayfası iki üç kere okudum ve bir sonraki sayfayı çevirebilmek için ciddi anlamda cesaret toplamam gerekti. Kitabın gidişatına göre bir son olacağını beklemiyordum ama yazarın böyle beklemediğim bir yerden vuracağı da hiç aklıma gelmemişti. Tüm kitaplarını en kısa zamanda temin edip, en kısa zamanda okuyacağım. Kitap bittiğinde yazara ciddi anlamda bir hayranlık beslemeye başladım. Bu kadar şok edici bir son hiç ama hiç beklemiyordum. İlk başlarda biraz sıkılmıştım. Ara ara da ülkelerin günümüz ve geçmişteki politik durumları ile ilgili verdiği bilgileri gereksiz görüp, okurken sayfaların ilerlemediğini hissettiysem de kitabı yarıladıktan sonra sonunun nasıl geldiğini anlamadım. Yalnız ciddi anlamda midesi sağlam olmayanlar veya korku, gerilim okumayı sevmeyenler kesinlikle okumasın. Bu kitap onları fazlasıyla aşar.
Bu adam bir daha roman yazmamalı dediğim kitap. Sıradışı son yaratma uğruna hikayeninde içine etmiş. Alınıp okunması gereksiz. Neyse ki " Sisle Gelen Yolcu " ile eski Grange geri dönmüş.
Şaşırtıcı olmamakla beraber çok kısa bir sonu vardı.
Açıkçası beni diğer romanlarına göre çok tatmin etmese de Grange yazdıysa okunmaya değer bir kitap diyebilirim.
Diğer kitaplarına göre çok kötü bir roman olmuş. Sonu da diğer romanlarına göre kötü ve aceleci bitti. Pek beğenmedim nerede o Kızıl nehirler, leyleklerin uçuşu, taş meclisi, kurtlar imparatorluğu yani hiç merak heyecan yok kitapta.
Bu kitap için Kötülüğün Üçlemesinin (Siyah Kan- Şeytan Yemini ve bu) son kitabı denildiği için bir Siyah Kan güzelliği bekleyerek başladım ne yalan söyliyeyim bu güzelliği buldum mu malesef hayır.
Şu adam nasıl yazıyor anlamıyorum..mükemmel..
Başlarda sıkıcı bir soruşturmayla ilerleyen kitap bir anda çok etkileyici bir sonla bitiyor. Grange'den harika bir kurgu ve harika bir son.
Grange'yi ilk tanıdığım kitap. Fantastik ve tuhaf şeyler seviyorsanız okuyunuz.
Bu macerada sorgu yargıcı genç bayanımız başrolde. Dolaylı olarak dahil olduğu bir davayı gizlice yürütmeye çalışması, hikayenin temelini oluşturuyor. Bu uğurda yolu Güney Amerika'nın uzak diyarlarına kadar uzanıyor. Romanımız, Şeytan Yemini ya da Leyleklerin Uçuşu kadar sürükleyici değil fakat yine de ilgimizi çekmeyi başarıyor. Konu edilen davanın yanı sıra, Grange'in Güney Amerika'daki diktatörlük dönemine değinmesi, kitabın en ilgi çekici noktalarından birisi.
ölü bir kitap. Grange kendini öldürme gayretinde yazmaya devam ediyor.
Eğer daha önce Grange'nin bir kitabını okuduysanız katili bulmanız an meselesi. Daha sonra bitirmek için okuyor ve dolayısıyla sıkılıyorsunuz.
Okuduğum ilk Grange romanı. Grange bağımlısı yapan roman aynı zamanda. Romanı okurken, filmini kafanızda çektirebiliyor. Romanı tavsiye hiçbir eşim dostum olumsuz dönmedi. Kurgusu sağlam bir Grange başyapıtı. Tavsiyedir.
bu adama hayran olmamak elimde değil :)
Grange her zaman sürükleyiciliğini koruyor.











