Amat
Kıyıda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıkta usturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. Yelkenlerin sarılı olduğu serenler hisa edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân için mizana direğine mavi bayrak çekilmişti. Esrarengiz adam, kalabalığı yarıp elinden tuttuğu İsrâfil'le iskeleden gemiye doğru yürümeye başladı. ...Ne var ki, sürme iskelenin kayganlığından dolayı düşmemek için midir, İsrâfil'in kuşağına 40-50 yaşlarında, iri yapılı, sırma işlemeli siyah kaput giymiş biri yapışmıştı. İşte bu adam kuşağı bırakıp küpeşteye tutundu ve güverteye ayak bastı. Bunun ilâhî düzenin bozulması demek olduğunu hiç kimse bilmeyecekti.
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (247)İhsan Oktay Anar’ın masalsı diline, ilmek ilmek işlediği kurgusuna ilaveten sembolizmi de müthiş başarılı kullandığı eseri. Alt metne inmeden bile masalsı atmosferiyle merakla okutuyor. Denizcilik terimlerinin bolluğu başlarda birazcık kafa karıştırabilir ama hikaye ilerledikçe kavramlara alışıp, anlamaya başlıyor ve bu uğursuz seferin bir mürettebatı olarak buluyorsunuz kendinizi. Diğer açından asıl alt metne gelecek olursak zaten o seferin yolcularıyız. Herkese ve her şeye kafa tutan Kaptan “Diyavol”, “Nuh Usta’nın“ inşa ettiği “Amat Gemisi”, “geminin borucusu İsrafil”, 247 günahkar mürettebat... Kitabın tam olarak çözüm noktası “zaman döngüsel olduğu için sadece geçmişi değil, geleceği hatırlamak da mümkündü. Kısacası hatırlama ile kehanet aynı şeydi.” cümlelerinde yatıyor. Ayrıca cehennemi bir döngüyü bu kadar ince esprilerle -özellikle kurgu içinde kurgudaki tarihe mal olmuş eser isimlerindeki incelikle- ele almak da ayrı bir ustalık.
Meraklısına. Sayfa 185'e kadar kıyıdan kıyıdan devam ederken daha sonra başka bir kapıyı aralıyor. Sonunda ise; ben size bu kadar anlattım, kitap içerisinde de bir çok eserin adı geçti meraklısı iseniz kendi geminizin kaptanı olun açılın denizlere diyerek bitiyor.
Siir gibi anlatimlar zaman zaman eglenceli oluyor fakat fazlasi hep beni sıkıyor Amat'ta bu konuda diğer İhsan Oktay Anar kitaplarından farksızdı benim için.
Osmanlı denizci tabirleriyle okumayı zorlaştırsa da sembolik anlatımlarıyla enfes bir roman.
Güzel kitap tavsiye ediyorum okumanızı. Üstat ın dili akıcılığı masalsı anlatımı harika. Bol miktarda denizcilik terimi var Amat da kendinizi bir yolculuğun içinde hissediyorsunuz. Eleştirim ;kitabın birden sonu geliyor. Sonu tatmin edici değil.
Yazarın 'Suskunlar' ve 'Puslu Kıtalar Atlası' ndan sonra okuduğum üçüncü kitabı. Harikulade bir tarz var. Dili biraz ağır olsa da okurken zevk alıyorum. Serisini toplayacağım yazarlardan.
Kurgusu ve diliyle akıcı bir kitap. Film izler gibi adete kafanızda canlanıyor her satır tek tek.
İhsan Oktay Anar'ın en iyi kitabı bence. Mükemmel.
yazrın okuduğum ikinci kitabı amat ta denzilikle ilgili bir çok terim olmasına rağmen asla dönüp şu kelimenin anlamı nedir diye bakmanıza gerek kalmıyor yazar ın dili öylesine iyiki kelimenin anlamını bilmesenizde ne olduğuna dair ipuçları ile hemen çözüveriyorsunuz..kurgusu çok iyi bir kitap kesinlikle okunmalı...
Denizcilik terimleri fazlaca kullanılmış olsa da çok sürükleyici...
Yine mükemmel kurgusuyla kendini okutan bir İhsan Oktay Anar kitabı. Zamanın kendini tekrarı, Amat'ta küçük bir evren prototipi oluşturulması, iyi kötü ayrımı, okundukça daha anlaşılır gelmeye başlayan onlarca denizcilik terimi ve daha bir sürü detay...
Yorumum : http://dortmevsimedebiyat.blogspot.com/2013/05/karayip-korsanlar-yahut-amat.html
bir kitabın içeriği bu kadar ve dili bu kadar acayip olur ancak ama muhteşem bir atmosfere sokuyor adamı ihsan amca. zaten ihsan oktay anar okumayan tarihi roman seviyorum demesin :)
Keskin hayal gücüğ ve derin detaylar. Bir geminin gelgitlerle dolu seferi. Uğursuz bir salı günü başlar.
Hakkındaki yorumum: http://ebediyenedebiyat.blogspot.com/2012/12/amat-ihsan-oktay-anar.html İhsan Oktay Anar'ın sık sık kullandığı eski kelimeler ve denizcilik terimleri için hazırladığım sözlük: http://ebediyenedebiyat.blogspot.com/2012/12/amat-ihsan-oktay-anar-sozluk.html
insani adeta baska bir dunyaya dahil eden, bana gore asmis roman.. sahsen yazarin en basarili buldugum eseri oldu. bazi okurlarin sikayet ettigi bilinmedik terimlerle dolu anlatimini hic rahatsiz edici bulmadim ve kitabin hic bir bolumunde ne anlama geldigi hakkinda hic bir fikrim olmasa bile bu neymis yahu diye kelime anlami arastirma geregi duymadim. kitabin, yazarin uslubundan oturu cok surukleyici ve bir yerlerden tanidik gelen, sanki oyle bir kalyonla daha evvel sefere cikmissincasina, okurken "harbiden haa" gibi tepkiler vermene yol acan kisimlari agirlikli.. basiyla sonuyla turk edebiyatinin yuz aklarindan sayilabilecek, azicik tarihe ve masala ilgisi olupta bu kitabi henuz okumamis herkese siddetle tavsiye edilebilecek bir eser.
İhsan Oktay Anar'ın kitap yazarken bambaşka bir dünyada gezdiğini düşünüyorum. Bu kitabı yazarken o döneme gidip buna benzer bir gemide yaşamış sanki.
denizcilik tabirleri çok bunaltsa da güzel bir efsane












