M Treni
“Oğlan büyüdü, baba öldü, kız benden uzun, kötü bir rü-yadan dolayı ağlıyor. Lütfen sonsuza dek kalın, diyorum tanıdığım şeylere. Gitmeyin. Büyümeyin.” Çoluk Çocuk ile bizi fena halde hazırlıksız yakalayan Patti Smith, “hayatımın yol haritası” olarak tanımladığı M Treni’nde zihninin derinliklerine doğru bir tren yolculuğuna çıkıyor. Patti Smith anılarını, hayal dünyasını, bir bardak koyu kahveden ya da bir Murakami satırından aldığı hazzı bir araya toplayıp kelimelerle tutturuyor. “Kaybedip bir daha bulamadıkları”nın yerini yine kelimelerle dolduruyor. “O gamsız balona, dünyaya inanıyorum” diyen koca ruhlu bir sanatçının hayata yazdığı bir aşk notu M Treni. Harika şarkı sözleri yazmak bir şey, M Treni gibi bir kitap yazmak ise bam-başka bir şey. Bundan sonra yapacaklarını saymazsak M Treni, Patti Smith’in yarattığı en iyi şey. The Nation Patti Smith bizim için yaşıyor, yazıyor ve söylüyor. Washington Post Okuduğum en sıra dışı, en nefes kesici kitap. Maria Popova, Brain Pickings
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(2)
Tüm puanları gör (7)ve tanrı harfleri biz her satırında patti smith'e bir kez daha aşık olalım diye yarattı. onun yazdıklarını okurken, mesela o montunu alıp beresini takarken ben sanki arkasından aynı kapıdan çıkacakmışım gibi hissediyorum. çoluk çocuk benim için unutulmaz bir anı, m treni de öyle olacak gibi...
İnsanı gizemli bir şekilde kendine çeken kitap.. Kocaman dünyaya küçücük bir iz bırakma çabası.. İçindeki çocuğun değerini bilenlere ufak bir armağan.. Esas olarak, sevdiğini kaybetmiş bir kadın. Zaman zaman da bir anne, bir evlat, bir arkadaş ve bir yabancı.. Müziğe ve kahveye tutkuyla bağlı. Seyahate çıkarken yanına hangi kitabı alması gerektiğini fazlasıyla düşünüyor. Dizilerdeki dedektif karakterlere kafayı takmış durumda. Gezmeyi, yeni yerler keşfetmeyi ve ölmüş kişileri hayalinde canlandırmayı seviyor. Yaşamdan hala umudunu kesmemiş.. Gözlemleri çok keskin, betimlemeleriyse bir o kadar narin.. Bazı cümlelerde ne demek istediğini bile anlamazken, sadece okumak ve kendini hayatın ondaki akışına kaptırmak istiyorsun. Onun gibi yaşamak, dünyayı onun gözleriyle görmek gibi şeyler düşüyor aklına.. Hayatı artık daha tutkulu, anlamsızlık içinde kaybolarak değil; yeni anlamlar bularak yaşaman gerektiğini düşünmeye başlıyorsun. Ve kitap hakkında eleştirel bir yazı ve daha fazlasını okumak isteyenler için: http://t24.com.tr/k24/yazi/gundeligin-duraklari,463











