Bin Hüzünlü Haz
Hikâyenin bütünlüğü daha fazla çözülmesin diye, bu bölümde de boş bırakılmış birkaç sayfa tadı bulunsun istiyorum çünkü ve böylece hikâye, bir süre de olsa benliğimin sınırlı bakışından kurtulup rahat bir soluk alabilsin, kendisi kalabilsin, ya da anlatmakla ben onu bir yandan yaşatıp bir yandan öldürüyorsam bu güzel günahın birazı da sizin olabilsin istiyorum.Bin Hüzünlü Haz olağanüstü bir metin, gecikmiş Türk romantizminin başyapıtı.Yıldız Ecevit
Baskılar3
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(17)
Tüm puanları gör (69)yazarın hemen hemen bütün kitaplarını okudum ve her daim dilini tertemiz, akıcı, sade olmasına karşın vurucu ve edebi bulmuşumdur. Ancak bu kitaptaki imgelem, edebi sınırların denendiği cümleler beni çok yordu. Bu kadarına gerek var mıydı dedim açıkcası. Yine de değerli bir eser, puanı tamamen kendi okuma deneyimime veriyorum.
Bu esere şuan puanlama yapamayacagim. Hasan Ali Toptaş 'in Kuşlar Yasına Gider kitabina bakiyorum bir de şuna, inanilmaz fark var. Gölgesizler i de okudum , o kesinlikle anlatimi yonuyle bu kitapla paralellik gosteriyor. Bir kere Alaaddin i arayışta bu kadar yoğunluk nasil kazandirmis inanilmaz. Anlatim su gibi, akiyor resmen ama öyle her seyi ele veren bir anlatim yok. Bugüne kadar gördüğüm en jzun cümleleri barındırıyor. Guya arkadasima gel sana kitap okuyayim dedim ama nefesim kesildi okurken. Bol virgüllü, noktali virgüllü cümleler okurken yoruyor vesselam. Bu kadar uzun ve anlatim yönünden sorun içermeyen cumleler kurabilmek de oldukca iyi bir yetenek. Olay olarak ise zaten okudukca kayboluyoruz, Resmen Alaaddin denen kahramani ararken okuyucu kayboluyor. Düşsel alemlerde bir gezintiye çıkıyoruz okurken. 152 sayfa ama inanilmaz yogunluk iceriyor. Hem akici olup hem nasil bu kadar yogunluk olur o da şaşılacak sey dogrusu. Daha iyi anlayabilmek adina , odaklanabilmek adina kesinlikle benim gibi kendini vermeden , parca parca hem de 3 günde okumayi denemeyin. Odaklanin ve bir solukta okuyun.
"Benimkisi, hiçbir zaman hiçbir şeyle açıklanamayacak kadar derin, hiç kimsenin anlayamayacağı ölçüde karmaşık ve acayip bir yorgunluk."
bir tür olay örgüsü ve devamında gelişenler değil ''yolda olmak'' kitabı. aranılanın hem her şeyde hem de hiçbir şeyde bulunuşu. ormanlardan limanlara, masal kahramanlarından Gregor Samsa'ya kadar derin bir arayış ve bekleyiş. bir nevi Godot'yu beklemek.
Daha önce gölgesizler adlı kitabını okumuştum. Zorlamıştım. kitapta klasiklere gönderme var. Kitap çok güzeldi. Bu kitabi okurken zorlanan arkadaşlar olmuş. Evet biraz farkli. Bu kitapta zorlanmadim. Postmodern edebiyatı sevmeyen ya da hasan ali toptaş okumadıysanız bence bu kitaptan uzak durun. Sıkılabilirsiniz. Postmodern edebiyatı seven, oğuz atay okuduysanız hasan ali toptaşı cok seveceksiniz...
Bana hayat nedir diye sorarsan bilmiyorum evlat, sormazsan biliyorum.
kuması çok zor bir kitap.insanın zihni yoruluyor syfaları çevirdikçe .umutla bir şeyler olmasını,anlatmasını bekliyorsunuz ama boşuna bir bekleyiş.bitirince ne anlatıyor bu kitap sorusunun cevabını bulamayabilirsiniz.beğenmedim.hem de hiç..
Şiirsel bir dil ile yazılmış akıcı bir roman.
kelimelerin büyüleyici bütünlüğü olay örgüsünün önüne geçmiş lakin finalde güzel bir şekilde bağlayarak olay örgüsüde telafi edilmiş.mutlaka okunması gereken bir kitap.
Böylece, aslında hiç bir zaman hiç bir yere gidilmiyor da, yalnızca gidilmiş gibi olunuyor. Ancak kelimelerle gidiliyor ya da, kalınacaksa kelimelerle kalınıyor. Kelimelerle yaşanıyor, kelimelerle gülünüyor, kelimelerle ağlanıyor ve gene sonunda kelimelerle kös kös geri dönülüyor. ''BİN HÜZÜNLÜ HAZ''syf:36.
şiirsel dilde yazılmış en etkili romanların başında geliyor benim için. borges'den sonra büyülü bir dünyayı büyücü gibi dillendiren bir yazar ve dolayısıyla böyle bir kitap bulmak çölde vaha bulmak gibi bir duyguydu.
Bana ''Bin Hüzünlü Haz'' neyi anlatıyor diye sorarsanız, cevabım bilmiyorum olacak. Olur da sormazsanız, bir şeyler bildiğimi iddia edebilirim kendi kendime. Ama, nasıl anlatıyor diye sorarsanız, Türkçenin sınırsızlığını gösterircesine derim. Devamı için: http://oklapkutuphanesi.blogspot.de/2012/11/hasan-ali-toptas-bin-huzunlu-haz.html













