Sakkara'nın Kumları
Glenn Meade, İkinci Dünya Savaşının ortasında Mısır'da geçen ilginç ve heyecanlı bir öyküyü anlatıyor. Yıl 1939'dur. Prusyalı bir anne ile Amerikalı bir babanın oğlu olan Jack, ailesinin yanında bahçıvan olarak çalışan adamın oğlu Harry'yle birlikte Mısır'a, Sakkara kazılarında çalışmaya gider. Orada güzel Alman Yahudisi Rachel Stern'le karşılaşan iki genç ona aşık olurlar. İkinci Dünya Savaşının çıkmasıyla Jack Avrupa'ya döner. Mısır'da kalan Rachel naziler tarafından yakalanır ve ortadan kaybolur. Dört yıl sonra, Roosevelt ve Churchill savaşın en önemli zirve toplantısı için Mısır'a gelir. Olaylar Harry, Jack ve Rachel'in Mısır'da tekrar bir araya gelmelerini sağlar, ancak bu kez farklı taraflardadırlar. Ortak konuları sadece savaşın değil, bütün XX. yüzyılın kaderini değiştirebilecek bir cinayettir. Meade'in alışılmadık ve ilginç öyküsü gerçek bir hikayeye dayanıyor. Meade, ''Nazilerin, 1943 yılında çok önemli bir toplantı için Ortadoğuya gelen Roosevelt ve Churcill'i öldürmek istemeleri tarihi bir gerçektir.'' diyor. Kitap çok iyi anlatılmış ilginç bir öyküye dayanıyor. Gerçek ve yarı gerçek noktalar birbirlerine iyi bağlanmış, esas karakterler kusursuzca seçilmiş.
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(14)
Tüm puanları gör (54)İkinci Dünya Savaşı döneminde geçen tarihi gerçeklerle kurgulanmış bir eser.İki erkek,bir bayanın Mısır Piramitlerinde başlayan arkadaşlıkları ve yıllar sonra savaşın başlamasıyla kaderlerinin kesişmesi...Eserde tempo düşmüyor,580 sayfa akıcı bir şekilde ilerliyor.
Harika bir polisiye gerilim romanı. Glenn Meade'yi bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine ilk kez okudum ve hayran oldum.Roman ikinci dünya savaşınınson dönemleri olan 1943 yılının 16 ve 23 kasım aralığını bir anlatıcı aracılığınla okura yansıtılmış.Her romanın arkasında yazan elinizden bırakamayacaksınız nefes nefese okuyacaksınız tanıtım yazılarına çok güzel bir örnek. Glenn Meade favori yazarlarımdan birisi oldu Sakkara'nın kumları adlı romanıyla. Polisiye gerilim türü severlere çok tavsiye ederim
mısır'ın mistik tarihi ve sokakları, 2. dünya savaşının atmosferi aşk, dostluk ve görev bilinci arasında seçim yapma arasında kalan karakterlerle güzel bi macera sunuyor.
Bu kadar akici ve merak duygusunu hic bitirmeden bir kitap ancak bu kadar guzel yazilabilirdi
Yazarın okuduğum ilk kıtabı. Tek kelimeyle mükemmel romanlaşyırılmış bir gerçeklik
Yazar bir kez daha bir takım tarihsel gerçeklerden yola çıkarak tarihsel kurgusunu akıcı ve sürükleyici bir anlatımla sizlere sunuyor. Kar Kurdu'nun başka versiyonu gibi düşünülebilir. Lakin Kar Kurdu'nda olduğu gibi bunda da tarihsel geçmişi anlatan kişinin kendi dahil olmadığı durumları da aktarması bir hata olarak görülebilir. Yine de okuyun derim.
Yazarın kar kurdu romanını beğenenler eminim bu kitabı da çok beğeneceklerdir.İkinci Dünya Savaşı'nda ve Mısır'da geçen bir roman daha ne olsun.Tarihi kurgu türünü sevenler için iyi bir seçim olacaktır
konu olarak kar kurdu ile benzer. ancak yinede soluksuz okunacak bir romöan.
Mükemmel bir romandı , gerçek bir olaydan esinlenerek müthiş bir kurgu yaratmış yazar , çok beğendim.
İkinci dünya savaşında mısır -kahire de geçen kitapta nazilerin savaşta yenileceklerini anlayınca umutsuzca son çırpınışlarını anlatıyor. Bu çırpınış kahirede toplantı yapıcak olan müttefik güçlerin başındaki adamlara yani ingiliz başbakanı churchill ve amerikan başkanı roosevelt’e suikast düzenleyerek almanyaya zaman kazandırmak ve bu zamanda alman sanayisinin yeniden güçlenmesini sağlayıp savaşı kazanmak isteğinden kaynaklanıyor.
Sürükleyici bir macera romanı arıyorsanız ve kitap elinizde akıp giderken bir şeyler de öğrenmek istiyorsanız; savaş, casusluk, dostluk, arkadaşlık ve aşk dolu ve mükemmel bir araştırma ve incelemenin ürünü olan Sakkara’nın Kumları tam size göre bir kitap. http://beyazkitaplik.blogspot.com/2012/06/sakkarann-kumlar-glenn-meade.html
Okumayanlara şiddetle tavsiye edeceğim yegane kitaplardan biridir. Okurken kendinizi kitabın içinde bir yerlerde bulabilirsiniz.
Tarihi olaylardan ilham alarak sizi bambaşka diyarlara götürüyor. Bu tarzı seven okurlar için mutlaka okunması gereken yegane roman.












