Köprü
Elmas da sargılı kollarını bebeğe uzatmıştı. Canını yakmaktan korkarak usulca bırakmıştı Bayram, oğlunu Elmas'ın kucağına. Şimdi burun burunaydılar Elmas'la Öksüz. Bir dişi hayvanla yavrusu gibi koklaşıyor, burunlarını birbirine sürtüyor, birbirlerinin boynuna gömülüyor ve tuhaf mırıltılar çıkartıyorlardı. Bebenin küçük elleri, Elmas'ın saçlarında, Elmas'ın dudakları bebenin yüzünde dolaşıyordu. Elmas, ne diğer hastaları ziyaret edenlerden ne de Bayram'dan hiç utanmadan, hiç gocunmadan, memesini çıkarıp bebenin ağzına vermişti. Bebek mutlu bir kedi yavrusu gibi guruldayarak şapır şupur emiyordu süt akıtmayan, kuru memeyi. Kadınla çocuk birbirleriyle iç içe geçmiş, tek vücut olmuş gibiydiler.
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(18)
Tüm puanları gör (218)Kitabı okurken ilk sayfalarda yer alan insanların yöresel konuşmaları hoşuma gitmemişti. Erzincanlı güneydoğu şivesiyle konuşturulmuş, Güneydoğulu başka bir şiveyle. Ama sonra kendinizi kitaba kaptırınca bunlar göze batmaktan çıkıyor. Güzel kitaptı doğrusu ama kitabı güzelleştiren valinin ta kendisi. Kendisini saygı ve rahmetle anıyorum.
İdealist Vali Recep Yazıcıoğlu'nun hikâyesidir Köprü. Erzincan'da otuz yıldır yapıl(a)mayan bir köprünün, yöre halkının, terör sorunlarının, Başbağlar katliamının perde arkasında Vali'nin mücadelesi anlatılır. Vali Yazıcıoğlu, içki içmeyip içine saygı duyan, bürokratik engellere takılıp kalmayan, halkın haklı taleplerini kendi hayatından üstün görerek, tek tip görüşlere meydan okuması, böyle hizmet adamları da varmış dedirtti bana. Okuduğum ilk Ayşe Kulin romanı. Bir solukta okunabilecek bir eser olmasına rağmen beş güne yaymam tamamen benim yoğunluğumdan.
Heyecanlı ama fazla uzatılmış güzel bir kitap
Ayşe Kulin bütün kitaplarını okumuşumdur hemen hemen benim en çok beğendiğim kitabıdır.Bana göre en başarılı kitabı.
Rahmetli Recep Yazıcıoğlu'nun Erzincan Valisi iken köprü yapımını yörenin sorunlarını da dahil ederek romanlaştıran güzel bir kitap
Bu kitabı okuduktan sonra Ayşe Kulin okumamaya karar verdim.
Erzincan dolaylarında, fırat nehri üzerinde inşa edilen bir köprünün, bu köprüyü yaptırabilmek için çırpınan bir bürokratın ve yöre insanının romanı.
köprüler bu sefer devletten halka doğru kuruluyor Ayşe Kulin insandan insanada nasıl kurulur yapilir onu gösteriyor
kitabı yarım bırakıp arada bir dizi kitap okusamda bugün okuyup bitirme imkanı buldum çok şükür :)) hikaye aslında sizi içine çekiyor ve anlatımıyla kolayca okuyabiliyorsunuz. neden bu kadar uzun sürdü bilmiyorum. Güzel bir kitaptı heyecanla sonunu getirdim.
Sonradan dizisi de yapılmıştı. Çok başarılı bir kitap. Azmin Zaferi' ni anlatıyor sanki...
Başlayıp hiç bırakmadan okuyacağınız kitaplardan biri...
Erzincan dolaylarında, fırat nehri üzerinde inşa edilen bir köprünün, bu köprüyü yaptırabilmek için çırpınan bir bürokratın ve yöre insanının romanı.
Erzincan dolaylarına Fırat Nehri üzerine inşa edilmek istenen bir köprü, bunun için uğraşan idealist bir Vali (Recep Yazıcıoğlu'ndan esinlenilmiştir) ve yöre halkının çektiklerini o kadar güzel anlatıyor ki bu çarpık düzene lanet ediyor insan. Ve o çarpık düzeni düzeltmek isteyen Yazıcıoğlu gibi insanların başına neler geldiğini görüyorsunuz.











