Günlük
Oğuz Atayın edebiyatla ilgili herkes için sürekli merak konusu olmuş günlüğünün bütünü. Kimse dinlemiyorsa beni -ya da istediğim gibi dinlemiyorsa- günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda bana bunu da yaptınız sözleriyle başlayan Günlük boyunca okur, yazarın son yıllarındaki yalnızlığını paylaşmakla kalmıyor, Oyunlarla Yaşayanların oluşum sürecini adım adım izliyor, bir edebiyat laboratuvarındaymış gibi.
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(11)
Tüm puanları gör (61)"Kimse dinlemiyorsa beni ya da istediğim gibi dinlemiyorsa, günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar sonunda bana bunu da yaptınız!"
Bütün kitaplarının bir nevi ön gösterimi olan bu yazım, günlük bana, "Sen de günlük tutuyorsun ama bu kadar şahane mi?" sorusunu sordurttu... Güzeldi...
Postmodern romanı başlatan yorumlu tutunamayanlar gibi zeki,çok derin ve açık yazan atay’ın bu günlük seçkisi atay’a yakışmamış bence.70 sayfa sadece 2 tiyatro oyununu içeriyor ve her sayfanın solunda orijinal el yazısıyla kitap iki kere yazılmış, bu kadar kapalı ve az olmazdı kendisi yayınlasaydı bence,okuduğu kitaplar hakkında notlarda var.. “Bizim yazarlarda içimi eziyor.X bir X yazmış,yürekler acısı.Mantık ve köy romanı karışmış.Yılın en iyi bilmemnesi diyorlar.” “Halit ziya’nın dili bugünkü kuşaklar için ağır,ithal edilmiş depresyon” “Belki,bir iki kşinin dediği gibi ancak kendini ve aklına nasıl geliyorsa öyle yazan biriydim;ben de son zamanlarda buna gittikçe daha fazla inanıyorum.”
Okuyup iyice anlaşılması gereken bir eser. Oğuz Atay'ın gözlemleri ve yazdıkları altında yatan o güzel anlamlar kendi dilinden işlenmiş.
Eserleri hakkındaki notların yanında Halid Ziya Uşaklıgil ve Kemal Tahir ile ilgili birkaç not var ki okuyana çok şey katıyor.
Oğuz Atay'ı tanımak isteyenler kesinlikle okumalı.
Oğuz Atay'ın "Canım insanlar sonunda bana bunu da yaptırdınız." bir nevi serzenişle başlayani durumunu Selim Işık (bkz:Tutunamayanlar)'a benzettiği günlüğü. İçerisinde çocukluk da dahil bir çok fotoğraflarının ve berberine yazdığı dahil mektuplaşmalarının bulunduğu kitap. Bir yüzüne orijinal el yazısıyla olan sayfayı basmalarını çok sevdim.
"sevgi propagandası yapan nefret dolu insanlar..."
oğuz atay'ı her yönüyle tanımak için okunması gereken bir kitap!
delicesine aşığı olduğun bir yazar'ın günlüğünü okumaktan daha güzel ne olabilir ki?
http://oklapkutuphanesi.blogspot.de/2011/01/oguz-atay-gunluk.html












