İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü
Çöp Çocuk bayılıyordu Kibrit Kız'a hele çok ateşli duran sevimli hatlarına ama ne kadar sürebilirdi bir çöple kibritin aşkı? Çöp Çocuk'tan geriye sadece külleri kaldı.
Baskılar3
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.

The Melancholy Death of Oyster Boy & other Stories
William Morrow and Company, Inc.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(7)
Tüm puanları gör (56)Tim Burton'ın gotik masal alemlerine, siyah-beyaz renklerine, hafiften kaçık, depresif, hüzünlü karakterlerine aşığım...
"Yüzümüzde asılıp kalacak gotik bir gülümseme..." Tim Burton'ın o garip, tuhaf ve sıradışı dünyasını seven her gotik hayalperestin doyamayacağı yarım saat süren çok tatlı bir kitap. Her şiirin hikayesi yaratıcılığıyla çekiyor içine. En sevdiğim ise Toksik Çocuk Roy oldu sanırım. Tim Burton yapımlarını seyredip sevmiş kimse almalı, okumalı, resimlerini dakikalarca incelemeli ve tekrar okumalı. Her ne kadar Artemis Günebakanlı tarafında çok hoş bir çeviri yapılmış olsa bile orjinalini de okumak isterim kitabın.
rüya kitap absürd severler için.
hahaha kitapla ilgili küçük bir anım var
Hayal gücü... Çok ayrı
Tim Burton'ın zekasına bir kez daha hayran olunmasını sağlayan kitap. Bakan Kız hikayesi favorimdi!
adam ilan-ı aşk için kum tepesini düğün için deniz kıyısını seçti. ve dokuz günlük balayı capri adasında geçti. ilk akşam yemeği: balık yahnisi doğrusu çarpıcı bir yemek. adam yumuladursun kadından bir dilek. dileği yerine geldi: bir bebek ama bir sorun doğdu o an: bir insan mıydı bu doğan? gerçi beşer parmak vardı ellerde ayaklarda işitip hissediyordu da öyleyse mesele neydi ki? ah bu çocuk öyle tuhaf bir şeydi ki! o aşk hikayesinin sonu buydu bu doğum o mutluluğun sonuydu çıkıştı doktora kadın: "benim olamaz bu. çok farklı huyu suyu. kokusuna bakın: okyanus, yosun ve deniz suyu!" doktor içerledi "hanımefendi, kabahat benim mi oğlunuz yarı-istiridyeyse siz yine şanslısınız dün bu ilde gagalı bir kız doğdu. üç kulaklı. her neyse. siz en iyisi şirin bir eve taşının: sahilde uygun isim arandı epey. sonunda sam oldu adı. tabii aslında "midyeye benzeyen o şey" sonra herkeste bir merak bir merak istiridye çocuk ne zaman kabuğundan çıkacak? bir gün thompson dördüzleri onu görünce "çift kabukluuuu" diye alay edip kaçtı çabucak bir bahar günü sokakta unuttular sam yağmur altında kaldı. biriken suyun mazgaldan gidişine baktı-daldı. annesi arabayı otobanda durdurmuş ön panele vurup duruyordu keder, hüsran, ızdırap. tahammül etmek zordu. bir gece "hayatım" dedi kocasına "sakın alay ettiğimi sanma bana tuhaf gelen bir şey var kızmaca yok ama. anlaşılan yataktaki sorunlarından ötürü oğlumuzu suçluyorsun her an" adam perişan. macunlar merhemler denedi umutlanıp zaman zaman iksirler losyonlar ve kaşındıkça kaşındı kan-revan. doktor dedi ki adama "kesin bir şey denemez ama, belki derdinizin devası derdinizin sebebi. istiridye **** gücünü arttırır derler. kim bilir, oğlunuzu yerseniz saatlerce sevişmek size vız gelebilir." gece adam usulca süzüldü oğlunun odasına gözünde kan, alnında ter, dilinde yalan. "mutlu musun evlat? doğrusu cennet dururken çekilmez böyle hayat düşün bi kere bezip de bu hayattan ölmek istemez mi insan?" gözlerini kırpıştırdı sam ama cevap vermedi. babası iyice kavrayıp bıçağı gevşetti kıravatı. tam tutmuş kaldırırken oğlu ceketine damladı adam kabukları ağzına dayadı ve gidiverdi sam boğazından aşağı sam'dan arta kalanları hemen götürüp gömdüler deniz kıyısına, kumsala. bir damla gözyaşı, bir dua. ve pürtelaş döndüler yuvalarına. istiridye çocuğun mezarı:haç sahile vurmuş olan bir tahta parçasından ve kuma yazılmış bir söz: "kurtarır hazret-i isa" ama silindi haritası denizin ilk kabarmasıyla.












