Portobello Cadısı
Kendimize karşı her zaman içten olma cesaretini nasıl ediniriz, kim olduğumuzdan emin olmasak da? Paulo Coelho, yeni romanı Potobello Cadısında bu sorunun yanıtını arıyor. Portobello Cadısı, Athena adlı gizemli bir kadının ruhsal ve duygusal yolculuğunun öyküsü. Onu yakından tanıyan, ama belki de hiç tanımayan dostlarının ağzından:İnsanlar bir gerçeklik yaratıyorlar, sonra da kendi yarattıkları gerçekliğin kurbanı oluyorlar. Athena işte buna başkaldırdı ve bedelini ağır ödedi.Heron Ryan, gazeteciAthena, duygularıma hiç aldırmadan kullandı ve yönlendirdi beni. Öğretmenimdi, kutsal sırları aktarmayı, aslında hepimizde var olan o bilinmeyen gücü uyandırmayı üstlenmişti. O yabancı denize atıldığımızda, bize yol gösterenlere körü körüne güveniriz, çünkü bizden daha fazla bildiklerine inanırız.Adrea McCain, tiyatro oyuncusuAthenanın en büyük sorunu, 21. yüzyılda yaşayan bir 22. yüzyıl kadını olması ve bu gerçeği hiç gizlememesiydi. Bir bedel ödedi mi? Kuşkusuz, ödedi. Ama coşkuyla taşan gerçek benliğini bastırsaydı, çok daha büyük bir bedel ödeyecekti.Deidre ONeill, Edda diye biliniyor
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(11)
Tüm puanları gör (176)Kesinlikle değişik bir kitaptı. Sanki birisi hakkında yazılmış bir hatıra defterini okur gibi hissettim. Athena'yı tanıdıklarının anılarından okurken,farklı kişilerde farklı izler bıraktığını gördüm. Ve ister istemez ''Acaba hepimiz tıpkı kitaptaki gibi;davranışlarımızla farklı insanlarda farklı tepkiler mi uyandırıyoruz?Hafızalarına farklı mı kazınıyoruz?'' diye düşünmeme sebep oldu. Dolu dolu yaşanmış bir hayatın sıradışı öyküsü...
Yakın zamanda Brida'yı okuyup tepem atınca şunu bir kez daha okuyayım dedim. Acaba yazar bunu yazdıysa Brida'yı niye yazmış yok ileride Brida'yı yazacaktıysa bunu niye yazmış? Bu "arayış" konusunu işlenebilecek en iyi şekilde Simyacı'da yapmıştı. Ondan sonrakiler bana çok eğreti geliyor. Zamanında kadın dünyasından çok iyi anlıyorsun diye kim gazladıysa artık. Bana kalırsa Coelho'nun kitaplarında yansıttığı bir kadının samimi iç dünyası değil erkek gözüyle görmek istedikleri kadının iç dünyası. Bir de üstüne sürekli aynı konuyu yazıp durunca iyice soğutuyor. Bu konuyu işleyen bilmem kaç tane kitabının arasında yine en iyisi Veronika Ölmek İstiyor bence.
Kendimize karşı her zaman nasıl samimi davranabiliriz? Bu sorunun cevabını paulo coelho bu kitanında arıyor. Athenanın gizemli ve duygusal yolculuğunun öyküsü. İnsanlar bir şeyler yaratır ve onun kurbanı olurlar. Athena bu gerçeğe başkaldırıyor ve bedelini ödüyor. Bu kadının hayatını okumanızı ve ibret almanızı hepinize tavsiye ederim.
Kendimi adayacağım bir hobi verin bana.
Bir kadını, tanındığı çevreli ile anlatan bir kitap. Başlarda çok ilgi çekici gelse de ilerleyen zamanlarda biraz sıkılmaya başladım. Hep Athena denen kadından ve onun dur durak bilmeyen arayışlarından söz ediyor. Bir arayışını bitiriyor bir arayışına başlıyor. Kötü değil ama bazı yerlerde sıkıcı olabiliyor.
Portobello cadısı, kadın dünyası ve sevmenin önemi üstüne bir kitap; tutku, yolculuk, kadınlar, korkular ve simgelerden okurların kolay kolay unutamayacakları bir olay örgüsü oluşturan çağdaş bir portre.
Bu kitabı okurken bile dans etme arzunuzu bastıramayabilirsiniz.Kitabı okuduktan sonra ışığı bulmak istedim, kimin ne dediği, kimin neye inandığı kimseyi ilgilendirmemeli ve bu kitabı okuduktan sonra inancınız kalbinize yerleşebilir.
Bir roman ancak bu kadar sürükleyici olabilir.
Karmaşık ama yine de her bir kişide kendinizden ufak parçalar bulabiliyorsunuz..
tam anlamıyla vasat saçma sapan...
Paulo Coelho'nun kalemine göre biraz zayıf kalsa da anlatılan hikaye güzel.











