Ayağını suya sokmakla yürekteki ateş sönmezAşka dair çok şey yazıldı elbet; ya, Aşkın aşkın (müteal) yanına dair... Mustafa Yıldızın Liberty Yayınevinin çıkardığı Aşk/ınlık Dersleri, aşkın olanla ilişkisini koparmış olan modern insanı Aşkın aşkın yanıyla yüz yüze getiriyor. Kitap, bize, sadece aşkın olanı yitirdiğimizi değil, aynı zamanda Aşkı da yitirdiğimizi hatırlatıyor. Kitap, öğrencilerine hayatın özünü, yani Aşkı öğretmeye çalışan, öğrencilerinin gözlerinde derenin şırıltısından, toprağın kokusundan, rüzgarın uğultusundan, oyalı bir yazmanın altında mahçup bir gözün pırıltısından, gökkuşağının renginden, papatyaların kokusundan bir iz arayan Hocanın öyküsü. Kitabı okurken, hayatın özüne dair gerçeklerin nasıl farkına varamadığınızı fark edip şaşırıyorsunuz. Derste öğrencilerine Aşkın aşkın yanını öğreten Üstadın her dersini büyük bir şaşkınlıkla izleyen, bir sonraki dersi büyük bir özlemle bekleyen öğrencinin yerine kendinizin geçtiğini fark ediyorsunuz. Üstadın her bir cümlesi sizi en hassas yanınızdan, yüreğinizden vuruyor. Bir dersin şokunu atlatamadan öbür ders başlıyor. Her başlayan derste susuzluğunuzun gideceğini, içinizdeki yangının bir nebze de olsa söneceğini düşünürken, o dersin sonunda daha çok susadığınızı fark ediyorsunuz. Ve bir kez daha anlıyorsunuz ki: Aşkın menziline kolay erilmiyor... Üstad bizi Aşkın engin denizlerine açılmaya çağırıyor. Çünkü, Üstada göre, Yüreğine ateş düşen adam kıyılarda gezinmez. Üstad, modern insanın, Aşk denizinin sahillerinde gönül eğlendirdiğini, halbuki, ayağını suya sokmakla yürekteki ateşin sönmeyeceğini söyleyerek, bizleri Aşk denizine dalmaya çağırıyor.Üstad çok az konuşuyor; ama çok şey anlatıyor. Çünkü, onun da belirttiği gibi Aşığın anlatma problemi yoktur. Onların sözleri anlatamasa gözleri anlatır, cümlesi anlatamasa kelimesi anlatır; kelimesi anlatamasa noktası anlatır. Biz, sessizliğin bile ne kadar öğretici olduğunu Ondan öğreniyoruz. Valery, Güzel olan hiçbir şey hülâsa edilemez demiş; iyisi mi biz sözü fazla uzatmayalım ve Aşk ehlini Aşk/ınlık Dersleriyle baş başa bırakalım.
Ayağını suya sokmakla yürekteki ateş sönmezAşka dair çok şey yazıldı elbet; ya, Aşkın aşkın (müteal) yanına dair... Mustafa Yıldızın Liberty Yayınevinin çıkardığı Aşk/ınlık Dersleri, aşkın olanla ilişkisini koparmış olan modern insanı Aşkın aşkın yanıyla yüz yüze getiriyor. Kitap, bize, sadece aşkın olanı yitirdiğimizi değil, aynı zamanda Aşkı da yitirdiğimizi hatırlatıyor. Kitap, öğrencilerine hayatın özünü, yani Aşkı öğretmeye çalışan, öğrencilerinin gözlerinde derenin şırıltısından, toprağın kokusundan, rüzgarın uğultusundan, oyalı bir yazmanın altında mahçup bir gözün pırıltısından, gökkuşağının renginden, papatyaların kokusundan bir iz arayan Hocanın öyküsü. Kitabı okurken, hayatın özüne dair gerçeklerin nasıl farkına varamadığınızı fark edip şaşırıyorsunuz. Derste öğrencilerine Aşkın aşkın yanını öğreten Üstadın her dersini büyük bir şaşkınlıkla izleyen, bir sonraki dersi büyük bir özlemle bekleyen öğrencinin yerine kendinizin geçtiğini fark ediyorsunuz. Üstadın her bir cümlesi sizi en hassas yanınızdan, yüreğinizden vuruyor. Bir dersin şokunu atlatamadan öbür ders başlıyor. Her başlayan derste susuzluğunuzun gideceğini, içinizdeki yangının bir nebze de olsa söneceğini düşünürken, o dersin sonunda daha çok susadığınızı fark ediyorsunuz. Ve bir kez daha anlıyorsunuz ki: Aşkın menziline kolay erilmiyor... Üstad bizi Aşkın engin denizlerine açılmaya çağırıyor. Çünkü, Üstada göre, Yüreğine ateş düşen adam kıyılarda gezinmez. Üstad, modern insanın, Aşk denizinin sahillerind... tümünü göster