Cem Uçan, Bambaşka Hayatlardan sonra bambaşka sorular, bambaşka anlamlarla çıkıyor karşımıza bu kez. Boşluğun İzinde çıkılan bir yolculuk... İncelikli bir ironinin ardına ustalıkla gizlediği soru işaretleriyle, boşluklara basıp düşmeden kolaylıkla yönümüzü bulmamızı sağlıyor yazarımız. Her adımda okuyucuya sessizce eşlik ederek bu keyifli yolculuğun sonunda aydınlık bir çember çizdiriyor. Bunu yaparken de; o artık alıştığımız berrak dilini kullanıyor. Sokağın gürültüsünü içeriye sızdırmayan, inceltilmiş, bir o kadar ılık bir anlatım...Tüm bu öyküler, boşluk düşüncesi ile ilgili göz ardı edilen o ünlü sözü hatırlatıyor: Her şeyin esası boşluktur. Boşluk her şeye egemendir...Kim bilir, belki de boşluktur bizleri yaşatan!..
Cem Uçan, Bambaşka Hayatlardan sonra bambaşka sorular, bambaşka anlamlarla çıkıyor karşımıza bu kez. Boşluğun İzinde çıkılan bir yolculuk... İncelikli bir ironinin ardına ustalıkla gizlediği soru işaretleriyle, boşluklara basıp düşmeden kolaylıkla yönümüzü bulmamızı sağlıyor yazarımız. Her adımda okuyucuya sessizce eşlik ederek bu keyifli yolculuğun sonunda aydınlık bir çember çizdiriyor. Bunu yaparken de; o artık alıştığımız berrak dilini kullanıyor. Sokağın gürültüsünü içeriye sızdırmayan, inceltilmiş, bir o kadar ılık bir anlatım...Tüm bu öyküler, boşluk düşüncesi ile ilgili göz ardı edilen o ünlü sözü hatırlatıyor: Her şeyin esası boşluktur. Boşluk her şeye egemendir...Kim bilir, belki de boşluktur bizleri yaşatan!..