Kente Karşı Suç Üzerine...
Kent ve çevre değerlerinin bilinçsiz saldırılara hedef olduğu bir dönemden geçiyoruz. Kültür, tarih, mimarlık, doğa değerleri bireylerin örgütlü ya da örgütsüz, kusurlu ya da kasıtlı eylemleri sonucunda tahrip ediliyor, yok olup gidiyor. Bireysel iyelik hakkına dayalı korumacılık, toplumun, gelecek kuşakların da hak sahibi olduğu, değerli varlıkların korunmasına yetmiyor artık. İyi niyetlerle sık sık gündeme getirilen ko-ruma-kullanma dengesinin sürekli olarak koruma öğesi aleyhine bozulduğuna tanık oluyoruz. Hızlı kentleşme, rant arayışındaki tırmanış, küreselleşmenin değer dizgelerinde yol açtığı yozlaşma, kent ve çevre değerlerine karşı işlenen suçlarda önemli artışlara yol açıyor.
Kente karşı suç kavramının bilimsel inceleme ve araştırmalara konu yapılması çok yeni bir ilgi alanıdır. Kavram, hukuk öğretisi ve uy-gulaması alanında da çok bilinmiyor. Yasaya dayanmayan suç ve ceza olamayacağı kuralı, kente karşı suç sayılan eylemlerin kovuşturma ve soruşturma konusu yapılabilmesini uzun süre engellemiştir. Durum, bugün de, eskisinden çok farklı değildir.
Kente Karşı Suç Üzerine...
Kent ve çevre değerlerinin bilinçsiz saldırılara hedef olduğu bir dönemden geçiyoruz. Kültür, tarih, mimarlık, doğa değerleri bireylerin örgütlü ya da örgütsüz, kusurlu ya da kasıtlı eylemleri sonucunda tahrip ediliyor, yok olup gidiyor. Bireysel iyelik hakkına dayalı korumacılık, toplumun, gelecek kuşakların da hak sahibi olduğu, değerli varlıkların korunmasına yetmiyor artık. İyi niyetlerle sık sık gündeme getirilen ko-ruma-kullanma dengesinin sürekli olarak koruma öğesi aleyhine bozulduğuna tanık oluyoruz. Hızlı kentleşme, rant arayışındaki tırmanış, küreselleşmenin değer dizgelerinde yol açtığı yozlaşma, kent ve çevre değerlerine karşı işlenen suçlarda önemli artışlara yol açıyor.
Kente karşı suç kavramının bilimsel inceleme ve araştırmalara konu yapılması çok yeni bir ilgi alanıdır. Kavram, hukuk öğretisi ve uy-gulaması alanında da çok bilinmiyor. Yasaya dayanmayan suç ve ceza olamayacağı kuralı, kente karşı suç sayılan eylemlerin kovuşturma ve soruşturma konusu yapılabilmesini uzun süre engellemiştir. Durum, bugün de, eskisinden çok farklı değildir.