Üç kitaptan oluşan "Adanmış Hayatlar" serisinin bu ilk kitabında, Mahir Çayan ve arkadaşlarının yakalanışıyla başlayan olaylar, askeri cezaevinden kaçışlarıyla zirveye tırmanmakta ve Kızıldere katliamıyla çağın en büyük trajedisine dönüşmektedir.
Yaşanan olayların yoğunluğu ve nefes kesen hızı, kaçınılmaz olarak bazı hataları ortaya çıkarmış olsa da, ölümle teslimiyet arasına sıkışıp kalmış bu gencecik insanların, sağlam duruşları, inançları ve tutarlı kişilikleriyle bir direniş kültürü oluşturduklarına ve gelecek kuşaklara acı deneyimlerle dolu zengin bir başkaldırı geleneği bıraktıklarına tanık oluyoruz.
Kendilerine ait olmayan bir gelecek için ölümü göze alan bu yürekli firarilerin unutulmaz hikâyesini okurken, sadece fırtınalı bir dönemin siyasi çalkantılarına değil, onların duygusal dünyalarına da inecek ve onları insanî boyutlarıyla tanıyacaksınız.
Olayların iç içe örgülenişi, sağlam dokusu, kurgusu, akıcı ve zengin diliyle, bu roman, edebiyatımızın ölümsüz klasikleri arasına girmeyi hak ediyor ve yazarına çok özel bir konum kazandırıyor.
Üç kitaptan oluşan "Adanmış Hayatlar" serisinin bu ilk kitabında, Mahir Çayan ve arkadaşlarının yakalanışıyla başlayan olaylar, askeri cezaevinden kaçışlarıyla zirveye tırmanmakta ve Kızıldere katliamıyla çağın en büyük trajedisine dönüşmektedir.
Yaşanan olayların yoğunluğu ve nefes kesen hızı, kaçınılmaz olarak bazı hataları ortaya çıkarmış olsa da, ölümle teslimiyet arasına sıkışıp kalmış bu gencecik insanların, sağlam duruşları, inançları ve tutarlı kişilikleriyle bir direniş kültürü oluşturduklarına ve gelecek kuşaklara acı deneyimlerle dolu zengin bir başkaldırı geleneği bıraktıklarına tanık oluyoruz.
Kendilerine ait olmayan bir gelecek için ölümü göze alan bu yürekli firarilerin unutulmaz hikâyesini okurken, sadece fırtınalı bir dönemin siyasi çalkantılarına değil, onların duygusal dünyalarına da inecek ve onları insanî boyutlarıyla tanıyacaksınız.
Olayların iç içe örgülenişi, sağlam dokusu, kurgusu, akıcı ve zengin diliyle, bu roman, edebiyatımızın ölümsüz klasikleri arasına girmeyi hak ediyor ve yazarına çok özel bir konum kazandırıyor.
sıkılmadan okuyacağınız harika bir roman.. Yazarın dili çok sade ve anlaşılır olduğundan hemen bitiveriyor kitap. Yer yer gülüyor yer yer gözleriniz doluyor. Özellikle kelebek ve tırtıl benzetmesinin yapıldığı bölümü ve son bölümü çok beğenerek okudum. Bu tür kitapları herkesin okuması gerektiğini ve tarihimizi daha iyi anlaması gerektiğini düşünüyorum. Herkesin okumasını tavsiye ediyorum..
Karton Cilt, 3.baski, 448 sayfa
7Ekim2011 tarihinde, Ozan Yayıncılık tarafından yayınlandı