Elime aldım ve daha 4. sayfasında ki Alain in o güzel şiirini deflarca okudum kitaba başlayabilmek için.. İlk bölümün büyüsü unutulmaz, ikinci bölümün de sızısı.. En sevdiklerimden.
kitapçıdaki delikanlı önerdi aldım,
çok güzeldi, çok şey hatırlattı hem de şaşırttı
Aşkın kimyasını, matematiğini, fiziğini, coğrafyasını,tarihini en iyi anlatan romanlardan. Helikopter yayınlarının baskı ve çeviri kalitesi de ayrı bir güzellik sanırım.
Kitabın 1. bölümü ne kadar ilgi çekiciyse 2. bölümü de o kadar yavan. Belki sadece 1. bölümden ibaret olmalıydı, tartışılır. Ama gene de okunası.
Pespembeliğiyle değil de tüm gerçekliğiyle aşk, aşklar, aşkımsılar...İklimler...Nefisti.
Aralıklarla birkaç kez elime aldım bu kitabı. Öyle güzel ki, tekrar tekrar okuyası geliyor insanın.
Son derece yalın bir anlatıma sahip, su gibi bir roman. Aynı zamanda şimdiye kadar okuduğum en rahatsız edici aşk hikayelerinden biri, en azından benim için. Aşkın özveri gerektirdiğini ve yine aşk uğruna gururun göz ardı edildiği zamanları anlayabilirim. Ancak aşk aynı zamanda alçalmayı gerektirir mi yoksa benim gözümde alçalmak sayılan şey aşık olunduğunda yalnızca sahip olduğunu koruma içgüdüsüne mi dönüşür?
Her ne kadar karmaşık bir aşk hikayesi olarak görünse de psikolojik çözümlemeler yapabileceğiniz bir durum var karşınızda.
Okurken aldığım notların çoğu romanda sözü geçen yazarlar ve kitaplardı, bunların dışında tekrar tekrar okunmaya değer bolca tasvir ve tespit var. Hikayeye 6 anlatıma 8 puan.
Her insan farklı bir iklime sahiptir. Birlikte oldukları zaman bu iklimler karışır.
Sevmek, sevilmek, birine güvenmek üzerine yazılmış bir roman. İlk bölüm Philippe'in iç dünyasına bakarken ikinci bölümde Isabelle'in iç dünyasına bakıyoruz okur olarak. Yer yer çok beğendiğim kısımları oldu. Yalnız kısa sürede bitebilecek bir kitaptı ama benim elimde fazla süründü. Bu yüzden bazen soğudum ve elime almakta zorlandım. Tahsin Yücel'in çevirisine alışık olmadığım için ilk sayfalar daha zordu ama sonrasında alıştım.
"insan gerçekten seviyorsa sevdiği varlıkların yaptıklarına fazla önem vermemeli. onlara gereksinimimiz vardır. yalnız onlar bizi vazgeçemeyeceğimiz bir "iklimde" yaşatabilirler..."
Aşk romanları okumaktan uzak duran ben, kitap hakkındaki övgülere kayıtsız kalamadım. Ancak bu romanın olsa olsa hastalıklı aşk hikayelerinden bahsettiğini söyleyebilirim. Kendimi hiçbir karakterle özdeşleştirmem mümkün olmadı. Roman bir müddet sonra, sonu getirilemeyecek bir sürece girdi. Öyle ki devam etseydi dahi sürecin nasıl devam edeceği tahmin edilebilir oldu. Bu noktada da roman aniden bitirildi.