“Gece ertesi sabaha kavuştuğunda Türkiye Cumhuriyeti’nde yeni bir dönem başlamıştı.”
27 Mayıs 1960. Ülkedeki tüm vatandaşlar askerî darbe haberiyle uyanıyor sabaha. Sokaklarda tanklar, radyodan yükselen bültenler, düşmeyen telefonlar, ulaşılamayan dostlar...
Usta romancı Ayşe Kulin, tek mekânda kurguladığı ve dört gün üç gecelik bir zaman dilimini kapsayan romanında, 1960 darbesini, okurunu sıradan görünen ama içinde hiç de sıradan olaylar yaşanmayan bir apartman dairesine konuk ederek anlatıyor. Her ayrıntısı incelikle işlenmiş Dört Gün Üç Gece, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin unutulmaz hadiselerinden birine farklı bir yöntemle, aşkla, ayna tutuyor.
“Gece ertesi sabaha kavuştuğunda Türkiye Cumhuriyeti’nde yeni bir dönem başlamıştı.”
27 Mayıs 1960. Ülkedeki tüm vatandaşlar askerî darbe haberiyle uyanıyor sabaha. Sokaklarda tanklar, radyodan yükselen bültenler, düşmeyen telefonlar, ulaşılamayan... tümünü göster
İçinde en ufak bir suç unsuru olmayan altı klasik suç öyküsü
Üslup ustası Chesterton'ın zekici kurulmuş paradoks dolu öykülerinin kahramanı Basil Grant, Sherlock Holmes'a rakip olabilecek bir dedektif rolü oynar. Hiç sapmadan hedefine doğru ilerler, ama dış görünüşe dayanan gerçeklerden, sezgisel çıkarımlardan ve delicesine yöntem tutkunluğundan kaçınır.
Öykülerin kolay aldanır anlatıcısının ve çabuk heyecanlanan özel bir dedektifin eşlik ettiği Basil Grant, menekşelerle yazılmış ölümcül bir mesajla, bir profesörün çılgınlığıyla, bir papazın içine düştüğü feci durumla ve daha bir sürü ilginç olayla karşılaşır, bu olayların hespi de ayrnı yere işaret eder:
Garip Ticaretler Kulübü
İçinde en ufak bir suç unsuru olmayan altı klasik suç öyküsü
Üslup ustası Chesterton'ın zekici kurulmuş paradoks dolu öykülerinin kahramanı Basil Grant, Sherlock Holmes'a rakip olabilecek bir dedektif rolü oynar. Hiç sapmadan hedefine do... tümünü göster
Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor. İsimlerini toplumlarının kurucusu olan Odo'dan alıyorlar; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı. Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı verirse versin bunun adı tedhişçiliktir. Aşırı sağın sosyal-Darwinist ekonomik özgürlükçülüğü de değil; düpedüz anarşizm: eski Taocu düşüncede öngörülen, Shelley ve Kropotkin'in, Goldmann ve Goodman'ın geliştirdiği biçimiyle. Anarşizmin baş hedefi, ister kapitalist isterse sosyalist olsun, otoriter devlettir; önde gelen ahlakî ve ilkesel teması ise işbirliğidir (dayanışma, karşılıklı yardım). Tüm siyasal kuramlar içinde en idealist olanı anarşizmdir; bu yüzden de bana en ilginç gelen kuramdır.
Ursula K. Le Guin...
"Vermediğiniz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrimi satın alamazsınız. Devrimi yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiçbir yerde değildir." Konuşmasını bitirirken, yaklaşan polis helikopterlerinin gürültüsü sesini boğmaya başladı.
Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor. İsimlerini toplumlarının kurucusu olan Odo'dan alıyorlar; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen... tümünü göster
Eylül romanıyla yaygın bir ün kazanan Mehmet Raufun Eski Aşk Geceleri adlı yapıtı, yazarın öykü türündeki son kitabıdır. Bu kitabında Mehmet Rauf, yazınsal yanı ağır basan, kimi öykülerinde Servet-i Fünûn dönemi öykü anlayışına yönelen bir yazar niteliğindedir. Hüseyin Rahmiden Hâlit Ziyaya dönemin bir çok yazarından belirli belirsiz etkiler taşımasına karşın, onlar kadar çarpıcı, onlar gibi etkileyici olmasını da bilmiştir.Eski Aşk Geceleri : Mehmet Rauftan bir demet öykü...
Eylül romanıyla yaygın bir ün kazanan Mehmet Raufun Eski Aşk Geceleri adlı yapıtı, yazarın öykü türündeki son kitabıdır. Bu kitabında Mehmet Rauf, yazınsal yanı ağır basan, kimi öykülerinde Servet-i Fünûn dönemi öykü anlayışına yönelen bir yazar nite... tümünü göster
Nobel yazarından savaşın acılarını duyumsatan bir anlatı...Steinbeck bu kitapta cephelerde yürütülen savaşın, II. Dünya Savaşının bilinmeyen yanlarını, önemsiz gibi görünen küçük olayları, ince ayrıntıları, bir filozof tavrıyla anlatır... İnsani acılar karşısında duyarlı ve içten bir yazar olarak olaylara yaklaşır. Bu yapıtın asıl ilginçliği, böylesine bir yazarın kaleminden çıkmış olmasındadır.Bir Savaş Vardı, savaş rüzgârlarının hiç dinmediği dünyamızda anlamını ve değerini hiç yitirmeyen bir kitaptır.
Nobel yazarından savaşın acılarını duyumsatan bir anlatı...Steinbeck bu kitapta cephelerde yürütülen savaşın, II. Dünya Savaşının bilinmeyen yanlarını, önemsiz gibi görünen küçük olayları, ince ayrıntıları, bir filozof tavrıyla anlatır... İnsani a... tümünü göster
Gökhan Güler şu anda kitap okumuyor.