Engereğin Gözündeki Kamaşma
17. yüzyıl Osmanlı Sarayı.. Bir idam mahkumu olarak yıllarca ölümü bekleyen şehzade, birdenbire mutlak iktidarın sahibi olur. Öyle bir iktidardır ki bu, ülkesinde yaşayan milyonlarca insanın canı onun iki dudağı arasındadır. Saraydaki siyahi haremağası ise, cinsel gücü elinden alınmış bir hadım olarak tam bir iktidarsızlık simgesidir. Ancak bu iktidar alışverişi yön değiştirecek ve padişah mutlak iktidarsızlığın, haremağası ise padişah üzeirndeki iktidarın temsilcisi olacaktır. İnsan doğası ve ihtirasları üzerine alegorik bir deneme olan Engereğin Gözündeki Kamaşma, dünya basınında, hem elden bırakılamayacak kadar sürükleyici hem de felsefi derinliğe sahip bir edebiyat eseri olarak selamlanmıştır.
Baskılar8
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (195)Edebi yanı kadar eğicii yönü de olan, su gibi akıp giden güzel bir kitap.
Livaneli"nin okumadigim, eksik kalan tektuk kitaplarindan biridir "Engeregin Gozu"...Buyuk bir hayranlikla bitirdigim baska bir kitabi daha .. Zenci bir harem agasi olan hadim Suleyman Aga"nin agzindan, Padisahini ve onunla olan derin bagini okuyoruz.. Bir kolenin bakis acisindan... Livaneli "iktidar alevinin cevresinde donen pervaneleri" anlatmak icin yazdigini soyluyor bu romani... Iktidar tutkusunun kendilerini yakip kavurmasina ragmen, ona sahip olabilmek icin insanlarin gecmisde ve hala bugun, bu makamlara ulasabilmek icin cirpinmalarini anlamak mumkun degil. Topkapi Sarayi ve harem hayati kitapda aslinda sadece bir dekor... Buyuklere masallar gibi keyifle okunsa da, aslinda bunun bir masal degil, gercegin ta kendisi oldugunu bilmek, aci ile gulumsetiyor insani... Okumayan kalmasin derim:)
İktidar çekişmelerinin yaşandığı Osmanlı dönemini konu ediniyor.Tek solukta okunulacak bir kitap..Padişahın mahkum edilmesi,valide sultanın iktidar hesabı..Entrikalar..Okuyun..Kesinlikle.
Tarihi roman olarak değerlendirmek ne kadar doğru bilmem ama içindeki gerçeklikler Osmanlıdan olan kesiti çok iyi yansıtmış. İlginç bilgiler edinip, karakterlerin psikolojisini anlamak istiyorsanız da harika bir kitap ve elinize aldığınız gibi bitirebilirsiniz. Oldukça akıcı. Yaşar Kemal'in "Bu roman hem karanlığın hem de aydınlığın, umudun romanıdır." sözünü sonuna dek hak etmiş, iktidar karmaşasının psikolojisini çok iyi anlatan bir kitap.
Roman Osmanlı İmparatorluğunun en karışık ve acılı dönemlerinden birinde, Topkapı Sarayında geçer. Hiç bir padişahın, şehzadenin ya da hasekinin ismi verilmez, olaylar Kösem Sultan'ın oğlu Birinci İbrahim'i (Deli İbrahim) tahttan indirerek yerine 7 yaşındaki torunu 4. Mehmet'i tahta çıkarması üzerine kuruludur. Tarihi dekor olarak kullanan başarılı romanlardan biridir. Olaylar hadım harem ağasının bakış açısıyla anlatılır, en büyük korkusu ölüm olan, bu korkusu nedeniyle neredeyse deliren bir Padişahın korku içinde geçen ömrü, harem ağasının Padişaha olan sevgisi/nefreti psikolojik olarak işlenir. Zülfü Livaneli akıcı bir üslup ve yalın bir dil kullanmış. Kitap ilk baskılarında "Engereğin Gözündeki Kamaşma" adı ile yayınlanmış, daha sonra gelen talep üzerine adı "Engereğin Gözü" olarak kısaltılmıştır.
Anlatım dili olarak oldukça iyi..Konu olarak çok İlgimi çeken değildi..
Livaneli'nin akıcı anlatımı bu kitapda da vakiydi. Hikaye çok etkileyici olmasa da taşıdığı felsefik ve psikolojik yapı ayrı bir tat vermiş. Güzeldi.
kalemi ne kadar güçlü ise tarzı da bir o kadar farklı olabilen bir modern Ezop gib çıktı karşıma Livaneli. Bir an mekan ve zamanı kaybediyor kayboluyorsun...Beğendim
Hiç bu kadar güzel bir kitap okumadım. Elia Kazan Balkan Edebiyat Ödülü / 1997 Yıllardır Topkapı Sarayı'ndaki hücresinde kapalı tutulan Şehzade, hiç beklemediği bir anda tahta çıkarılır, böylece iktidarın tek sahibi olur. Haremağası Süleyman ise Habeşistan'dan koparılıp hadım edilerek saraya getirildiğinden beri onun en sadık kulu ve -iktidarsızlığına rağmen- Harem'in tek hâkimidir. Valide Sultan'ın iktidar hesaplarıyla oğlunu yeniden hapsettirmesi, ilişkileri iyice içinden çıkılmaz bir hale sokacaktır. Engereğin Gözü, Haremağası ile Padişah arasındaki köle-efendi ilişkisi aracılığıyla, "bakışıyla her canlıyı kımıltısız hale getiren bir engereğin bile gözünü kamaştıran" iktidarın büyüleyiciliği üzerine alegorik bir roman. Bir yanıyla da bir "dil şöleni"; Zülfü Livaneli, Evliya Çelebi'nin, Naimâ'nın ve Türkçenin büyük dil ustalarının izini sürüyor.
Osmanlı dönemine ait birebir gerçekleri anlatmış olmasa da yazım uslubü ile hiç bitmesin dedirten bir kitap
http://hasibecengiz.blogspot.com/2014/01/kitap-elestirisi-engeregin-gozundeki.html
"kral öldü yaşasın yeni kral" cıların hikayesi..
Kitaba önyargıyla başlamıştım . Tarihi bir kitap olduğunu düşünüyordum ama konusu kurgusu çok güzeldi. Okudukça kendinizden geçiyorsunuz. Kitabın içindeki betimler o kadar hoşuma gitti ki . Bir betimleme bu kadar güzel anlatılabilirdi ..Zülfü Livaneli'nin kalemine , diline sağlık diyor ve bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Detaylı Yorum İçin ; http://hayalperestinzamanyolculugu.blogspot.com/2013/12/engeregin-gozu-yorum.html
kitabın konusu güzel ama anlatım dili benim sevmediğim anlatım tarzında yazılmış.
Muazzam bir eser değildi benim için.. Hatta çoğu tarihçi için vasat bile kalır.. Ama olayı hadım edilen bir kölenin gözünden anlatması benim bile gözlerimi kamaştırdı doğrusu 😁
Harika bir kitap,tek solukta okunacak bir eser. Livaneli her kitabında sizi bir şeyi araştırmaya sevk eder,bu kitapta da araştıracağım konular buldum ve bilgiler edindim,tavsiye edilir.
Osmanlı ve harem mükemmel anlatılmış. çok çok beğendim
Tarih bilgimin sorgulanması, kim bu padişah diye kendimi yememe rağmen başka bir gözle bakılan tarih dersi gibiydi.
Her Zülfü Livaneli kitabı gibi bu da çok güzeldi. Tavsiye ederim
Livaneli'nin okudugum 3. kitabiydi ve cok büyük bir hazla okudum. Hikaye'nin alegorik kahramanlari, kitabin kurgusu, dönemin edebiyati, dili ve saray cevresindeki karakterlerin psikolojik tahlilleri satir aralarindaki detaylara cok basarili bir sekilde yedirilmisti bence. Ve Livaneli okutuyor kendisini. Özellikle tarihsel romanlari cok basarili. Kitaba dair: Ikdidar, insanlari nasil sarhos ediyor, nasil uyusturuyor ve nasil insanliktan cikartiyor, bir kez daha anladim bu kitapta. Osmanli'nin ihtisamini, kahramanliklarini anlattilar bize hep. Oysa, gercek Osmanli, kocaman bir trajedi bence.
Yine livaneliden muazzam bir kitap. Okuduğum en güzel kitaplardan biri ..
sürükleyici dilinin yanında psikolojik çıkarımları çok güzel bir kitap.














