Sessiz Ev
Biri tarihçi, biri devrimci, biri de zengin olmayı aklına koymuş üç torun babaannelerini ziyaret eder, dedelerinin yetmiş yıl önce sürgün edildiğinde yaptırdığı evde bir hafta kalırlar. Babaannenin anıları yavaş yavaş aralanırken dedenin Doğu’yla Batı arasındaki uçurumu kapatacağını sandığı ansiklopediyi yazışı hatırlanır. Kuşaklar arasında köprüler kurulurken, duvarların ötesinde de başkaları vardır... Orhan Pamuk’un ikinci romanı.
Baskılar4
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(17)
Tüm puanları gör (157)Yıl 1980 Temmuz sonları yer Cennethisar. 12 Eylül 1980 darbesinden 1 ay öncesi. Darvınoğlu ailesinin üçüncü kuşağının bir haftalık tatili. Harika bir roman. Orhan Pamuk için negatif bir çok yazı ve yorum okudum. Aykırı olduğu, ülkesi hakkında atıp tuttuğu için Nobel ödülü aldığı aslında edebiyatla bir alakası olmadığı vs. O konukarı pek takip etmedim ben. Ama Sessiz Ev Yazarın Kar adlı romanından sonra okuduğum ikinci romanı ikisinide çok beğendim...
İlk Orhan Pamuk kitabımdı betimlemeleri çok fazla sevdim, okunmalı
Harika bir Orhan Pamuk romanı, maziyle yaşayan Babaanne, ülkücü Hasan, sinsi cüce Recep, bezgin Faruk, güzel Nilgün.. Bir tabloya bakar gibi okudum..
Okuduğum ilk Orhan Pamuk kitabıydı ve çok beğendim. Hiç sıkılmadan okudum başından sonuna kadar sürükleyiciydi. Postmodern romanları, bilinç akışı tekniğiyle yazılmış kitapları seviyorsanız okuyun derim.
ilk defa bir orhan pamuk kitabını bu kadar çabuk okudum.ve çok çok sevdim.
incelikle yazılmış adı gibi sessiz ama derinden ilerleyen bir roman, seveceksiniz...
Çoklu ağızdan anlatılan bir roman. Ama tüm karakterlerin değil, temel 5 karakterin ağzından anlatılıyor. Her ne kadar zaten her biri ayrı telden çalan bir ailenin üyeleri olduklarından, farklı bakış açılarıyla anlatılsa da hikayeye dahil olan diğer kişilerin bakış açılarını da görmek isterdim. Özellikle de Nilgün'ün fikrini okuyamamak bir kayıp bence. Birbirinden çok farklı üç kardeşin yaz tatili için 1 haftalığına anılarıyla yaşamayı seçen babaannelerini ziyarete gelmeleriyle başlıyor hikaye. Günün siyasi gerilimleri romanın alt metnini oluşturuyor. Rahmetli dede Selahattin Bey'in uğruna ömrünü feda edip yine de bitiremediği ansiklopedisiyle ilgili araştırmaları ve vardığı sonuçlar ile tarihçi torunu Faruk'un tarih ve hikaye üzerine fikirleri gerçekten ilgi çekici. Özellikle de sonu çok başarılı bağlanan, sondan az önce de tarih itibariyle Aşk-ı Memnu’ya göz kırpıp, romanlar arası selamlaşmaya imza atmış bir roman.
Betimlemelerle birlikte siz de o atmosferin içine giriyorsunuz!
Orhan pakuk'tan okudugum ilk kitab, cok beyendim.
eğer ödevim olmasa belki de en başında bırakıp, okuyamayacağım bir kitaptı.. Ama sonra çok severek bitirdiğimi hatırlıyorum... Selahattinin inançlarını sorgulayışına eşinin ;Töbe de Selahattin!!! demeleri aklıma kazınmış olmalı.. ilk aklıma gelen o oldu da.. :)
Ciddi gözlem gücü ve harika psikolojik tahliller.Pamuk'un İstanbul adlı eserinden nakışları görmek de mutluluk veriyor.Her ne kadar sonu olmamış olsa da.Özellikle Metin'in Ceylan'a yönelik olarak hissettiği duyguların aktarımı gerçekten kayda değer.
Okuduğum Orhan Pamuk kitapları içerisinde benim için hâlâ en iyisi Sessiz Ev'dir. Diğer kitapları kadar öne çıkmamış olması da ilgiçtir tabii.
Sonu beni pek tatmin etmedi. Romanın kurgusu muhteşem ancak olayların akışı çok yavaş. Büyükhanımın bölümleri inanılmaz sıkıcıydı. Ona rağmen kaliteli bir romandı.
beni orhan pamuk'un cok iyi bir romanci olduguna ikna eden kitap.
Çok keyifli bir kitaptı. Hem sürükleyici, hem de dönem dönem durup da insanı düşündüren bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sonu benim için üzücü bitmişti..












