Boş Koltuk
Eşi benzeri olmayan bir hikâye anlatıcısı J.K. Rowling'den... Küçük bir kasaba hakkında büyük bir roman. Barry Fairbrother kırklı yaşlarının başında beklenmedik bir şekilde hayata gözlerini yumar. Bu ani ölüm yaşadığı kasabanın halkı için büyük bir şok olacaktır. Arnavutkaldırımlı meydanı ve eski kilisesiyle Pagford, sıradan bir İngiliz kırsalı gibi görünse de bu tatlı görüntüsünün ardında bir savaş sürmektedir. Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, kadınlar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle sürekli bir çatışma halindedir. Pagford kesinlikle göründüğü gibi bir yer değildir. Belediye Meclisi'nde Barry'den boşalan koltuk, kasabanın görüp göreceği en büyük savaşın tetikleyicisi olacaktır. Türlü düzenbazlıklar ve hırsla süren, herkesin birbirinin foyasını ortaya çıkaracağı seçim savaşında zafer kimin olacaktır?
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (128)Yorumları okuyunca beğenmeyeceğim diye korkmuştum ama tam tersi hiç sıkılmadan,gayet keyif alarak okudum. Harry Potter ile kıyaslama yapılmaması gerekiyor ki zaten yazar dedektiflik romanında da harikalar yarattığını göstermişti bize. Burda da kişileri ve olayları çok güzel işlemiş. Hatta bazı kişilere insan kendini yakın hissediyor. Ben çok beğendim tavsiye ederim.
Harry Portter serilerinden sonra J.K. Rowling in yazdigi ilk roman...Kucuk bir kasabada yasayan insanlarin inanilmaz sekilde yansitilmis karakterleri beni kitaba cok bagladi... Her ailede bir dram, her kari kocada ayri bir iliski ve her cocukda farkli "buyumus" dunyalar...Okurken evden eve dolasiyorsunuz, okulun siralarinda o cocuklarin dunyalarina giriyorsunuz... Her sahne gozunuzun onunde gerceklesiyor... Ve diyorsunuz ki:"O koltuga oturmayi ben hic istemezdim.....":))
Komik, rahatsız edici, iç burkan, roman gibi bir roman. Yazarla ilk tanışma kitabım olması ve Harry Potter serisinin etkisi olmadan okumamın bir sonucu da olabilir. Rowling, çocuk kitapları yazarı olarak anılmak istemediğini haykırmış adeta.
Öncelikle kitap hakkında söylenmesi gereken sey J.K'nin diğer romanlarından çok farklı bir tarzı olduğu ve bu sebeple de farklı değerlendirilmesi gereken bir kitap. konu itibari ile küçük bir kasabada geçen olayların anlatıldığı bir kitap. J.K. bence romanını gereksiz uzatmış zira romanın en fazla 250 sayfada bitebilirmiş. Anlatım ve üslup olarak bakıldığında ise gayet akıcı ve fazla yormayan bir anlatımı var. Kitaplığınızda okuyacak kitap kalmadığında okunabilecek bir kitap.
Bu kitapla ilgili o kadar olumsuz yorum aldım ki, okumaya karar verene kadar çok süründü kütüphanemde. Paki ne hissettim okurken ? Aslında muhteşem Harry Potter'in yazarından normal bir kitap okumayı beklemiyordum. Hani illaki biraz fantastik öğe vardır diye düşündüm ama maalesef :( Bu beklenti ile okuyunca biraz hayal kırıklığı yaşadığım doğrudur. Ama kitaba çok kötü diyemeyeceğim. Zaman zaman okumaktan keyif aldım, Karakerlerin biraz fazla olması ilk başta kafa karıştırırken sonrasında her şey yerine oturuyor ... Bu arada kitaba ismini veren Boş Koltuk her zaman ve her yerde aynı sorunlara sebep oluyor. Karakterler içinde nefret ettiğim pek kişi yoktu aslında. Karakterleri tanıdıkça yaptıklarının sebeplerini anladıkça ilk başta hoşlanmadıklarımıza bile sempati beslemeye başlıyoruz. Yine de bana en çok dokunan kişi Krystal Weedon. Başına gelenleri hak etmemişti. Kısaca okuması zor ve depresif bir kitap. Harry Potter beklentisi yada bildik Rowling tarzı düşünmezseniz seveceğinizi sanıyorum.
Başlarda çok fazla karakterin olması yorucu geliyor. Biraz çerezlik bir kitap olmuş. Bir de Rowling'i Harry Potter ile tanıdığımızı düşünürsek... Çok da başarılı bir roman olmamış ama sonu bence çok şaşırtıcı. Aklımdan hiç öyle bir son olacağını geçirmemiştim.
Konusu pek ilgimi çekmese de yazarından ötürü aldığım bir romandı. Almasa mıydım demişimdir. Sırf yazar için 5 puan verilir.
kitaba başladığım ilk 200 sayfa çok ağır ilerledi beklentim farklı olduğu için sıkılarak devam ettim. fakat kitabı tarafsız okumaya başladığım andan itibaren konu yavaş yavaş beni içerisine çekti. belli bir zümreye ait olan insanlar kapalı bir grubun üyesidirler. bunlar geçmişlerini, isteklerini, zayıflıklarını bir şekilde kapatırlar fakat karşılarında bunu yaşayan, batağa batmış ve yalnızlığa terk edilmiş kişiler daima kötü adledilir.
Baslarda okumaktan cok keyif almiyordum ama birakmak da istemedim. Ortalarina yaklastikca kitabin olaylar daha cok ilgimi cekmeye basladi simdi de sonunu okumak icin sabirsizlaniyorum!!
Harry Potter tarzında bir kitap bekleyenler hayal kırıklığına uğrayacaklar. Kitabın konusu bir belediye meclis üyesinin ani ölümü üzerine, boş koltuk için yapılan seçim süreci ve gelişen olaylar... Bu süreçte insanların birbirleri hakkındaki düşünceleri, kıskançlıkları ve karşı taraftan bekledikleri kötülüklerin aslında kendilerine en yakınlarından gelmesi... Yazar insanların psikolojik durumlarını çok iyi yansıtmış. Çok beğendim.
Daha fazla dayanamadım ve yarım bıraktım kitabı.... Anlatım dili ve konu beni sarmadı...
berbat bir roman, bazı yerlerde cinselligi bir erotik sahne gibi anlattıgı için kitaptan ve yazardan tiksindim önermedigim kitap arasındadır
Rowling'den tam anlamıyla beklentime karşılık veremediğini düşünüyorum.
Okumak hiç bir şey katmadı, okumasam bir şey kaçırmayacakmışım. Vasat bir roman. Harry Potter ile kalsaydın iyiydi Mrs.Rowling :(
Keşke J.K.Rowling kariyerini zirvede bıraksaydı. Harry Potter'dan sonra çok vasattı benim için
Rowling den bu kadar kötü bir kitap okuyacağımı hiç beklemezdim...
Rowling'in ''çocuk kitabı yazarı'' etiketinden kurtulmak için yazdığı ve bunu başaramadığı daha 100. sayfaya gelmeden kışın yakmak için bir kenara ayırdığım kitabı.
Harry potter serisi düşünmeden okunduğu zaman berbat bir kitap değil, hatta sürüklüyor insanı sıkmıyor. Kitabın arkasının boş olması beni meraklandırmıştı. Kitabı okuyunca anladım neden boş olduğunu. Rowling yazacak bir şey bulamamış ondan hep.
Rowling deyince insan etkilenmek istiyor tabii. Beklenti ne kadar düşük tutulursa o kadar tat alınabilecek bir kitap olmuş bence. Ey gidi Harry Potter...
ilk 100 sayfa neredeyse karakterlerin kim olduğunu anlamakla geçiyor. kitap gerçekten çok ağır ilerleyor. başlarda hakkındaki olumsuz yorumlardan da etkilenerek bırakmayı düşünmüştüm aslında ama iyi ki bitirmişim diyorum. bir kasaba düşünün yazar neredeyse herkesin tek tek geçmişinden kesitler,i şimdiki yaşantısını, hayallerini, üzüntülerini, korkularını ve ümitsizliklerini anlatıyor. aslında hikayede ilginç hiçbir şey yok ama güzelliği de burada zaten. normal bir kasabada normal bir şekilde yaşayan normal insanların biraz farlı bir hikayesi. biraz zorlansanız da okuyun derim.
keşke yazmasaydın bu kitabı be jk. keşke aklımızda sadece harryle kalsaydın. o müthiş hayal gücünle o müthiş dünyanla. bu kadar müthiş bir efsane yazan birinin bu kadar kötü biri hikaye yazması çok üzücü. cidden üzüldüm. herkesin yazabileceği bir hikayeydi. ve eminimki bu kadar kötü kitap yazılamaz. cidden anlamsızdı. neden okudun bıraksaydın derseniz merak ettim sadece. cidden. gözümdeki imajında elbette bir düşme olmadı ama bi burukluk oldu. okumayın. tavsiye etmem. bi kere cinsel öge içeren o kadar çok kelime var ki. o kadar tiksindim ki. elbet cinsel ögeler olacak kitaplarda ama bu kadar çok bu kadar iğrendirici ve bu kadar argo olmamalı. değmez bence.
Benzer Kitaplar

Ozan Beedle'ın Hikayeleri

Çağlar Boyu Quidditch

Saksı Olmanın Faydaları

Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?

Tekinsiz Kitap

Harry Potter ve Ölüm Yadigârları (Harry Potter, #7)

Harry Potter ve Melez Prens (Harry Potter, #6)

Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı (Harry Potter, #5)
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı (Harry Potter, #3)

Harry Potter ve Ateş Kadehi (Harry Potter, #4)


