Ejderha Dövmeli Kız (Millenium, #1)
41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larssonun zihne kazınacak sahneler, çarpıcı ve canlı karakterler, okurları adeta yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kızı okuduktan sonra, Gefle Dagblad gibi bundan daha iyisi yapılamaz diyebilirsiniz. Ama bu erken bir karar olabilir. Son sözü söylemeden ikincisini beklemenizi tavsiye ederiz. Olağanüstü... Okuyucular kitabı okurken yerlerinden bile kıpırdayamayacak. -SUNDAY TIMES
Baskılar4
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (808)Bazı kısımlarını akıcı ve olaylar çözüldükçe güzel bulmakla birlikte bazı kısımlarını çok sıkıcı buldum (Gazetecilikle ilgili her şeyi ayrıntıyla anlatmasına gerek yoktu) Bazı kısımları da kültürel yaşayış farklılıklarından olsa gerek rahatsız ediciydi benim için.
Köşeye sıkışmış bir gazeteci ve herkesin "problem" olarak gördüğü ejderha dövmeli bir kızın yollarının kesişmesiyle başlayan hikaye soluksuz okundu bitti. Anlatımı da konusu da harikaydı. Ters köşe yapan kitapları her zaman sevmişimdir. Filmini de izledim ama bence kitap daha harika.
Olay kurgusu başarılı ve dili akıcı olmakla birlikte olağanüstü bir polisiye denilemez. Olay kendini merak ettiriyor ama gizem unsuru yeterince korunamamış. Bunda kahve suyu koyma tiryakisi karakterlerinin ruhsuzluğunun da etkisi var. En olmadık gelişmeye bile öyle soğuk tepki veriyorlar ki okuyucu da şaşıramıyor. Ayrıca birbirine bağlanan bu karakterler ve onların yaşam detayları Çehov'un "duvarda silah asılıysa piyesin sonunda patlar" sözünü akla getiriyor. Yani bu karakterin hayatından böyle bir detay verildiyse bunun ana hikayedeki sırrın ayrıntılarıyla bir benzerliği olmalı fikrini sürekli besliyor. Kitabın en büyük artısı temposu. Okuyucunun olaydan kopmasına fırsat verilmemiş. Betimlemenin azlığına rağmen İsveç'in soğukluğunu da hissettirebiliyor. Kitabın bana kalırsa en önemli noktası ise başkarakterin ve hemen hemen kitaptaki tüm kadın karakterlerin yaşadıklarının da alt yapısını hazırlayan 1. kısım açılışındaki tespit. "İsveç'te kadınların yüzde 18'i hayatında bir kez bir erkek tarafından tehdit edilmiştir." Bu hem vakayı hem de Salander karakterini anlamamızı sağlayacak acılıkta bir cümle aslında. Serinin ses getirmesindeki bir sebep de gittikçe çaresiz hale gelen bu sorun ve karakterlerin bununla baş etme yöntemlerinin farklılığı olabilir.
Konuya girişi biraz uzun sürdü yazarın...Bir de yer ve isimler İsveççe olduğundan alışması biraz zor oldu...Onun dışında merak uyandırıcı ve sürükleyiciydi...
Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir kitap.
Kitabı okuduktan 2,5 ay sonra filmini izlemiştim film de kitabı kadar güzeldi.
Merakla okuyup bitireceksiniz. Yazarı keşke ölmeseydi de daha çok kitabını okuma şansımız olsaydı...
ilk kitap fena değildi, ama seri devamı çok daha hızlı ve güzel gitti. Yazar ölmüş devamı başka biri tarafından yazılacakmış. İnşallah bu kalemin keyfini verir..Kesinlikle tavsiye edeceğim bir seri....
Hem Amerikan hem isveç sinemasından uyarlama filmi çekilmiştir. İsveç yapımı filmin David F. adlı güzide yönetmenden daha iyi iş çıkarttığı bütün entelektüel sinema çevreleri tarafından söylenir lakin izlemedim zira kitabın büyülü etkisini azaltacağından hep korktum. Stieg Larsson inanılmaz bir kurgu ve mekan yaratımını anlattığı bu kitabında okuyucuyu kitaba bağlayan merak unsuru her daim en yukarıda tutar
Bir ara sıkıldım ama vazgeçemedim.
bana biraz ağır gelmiş olsa bile çok güzel bir kitaptı. o cinayetler falan ilgi çekiciydi benim için. tabi mide bulandırıcı ve dehşet verici sıfatları da var ama yine de çok ilgimi çekti. ayrıca harriet'e ne olduğunu gerçekten aşırı merak etmiştim. ve adam gerçekten zekice çözdü olayı.
Başlarda sıkıcı fakat konuyu kavramaya başladıktan sonra gayet akıcı bir kitap.
Stieg Larsonun dunya edebiyati ucun bir inci oldugu dusuncesindeyem ve bu eser menim oxudugum ilk aksiyon kitablarindan olmaqla beynimde xususi yer tutur.
Okurken çok sıkıldım detaya boğulmuş ve abartılmış bir kitap
Dedektiv severler icin cok guzel kitab.. Michael Blomkovist ve Salander ikilisinin hayranlik uyandiran arastirmalari ve yazarin hayal dunyasi muhtesem.. ben cok begendim (dedektiv sevmememe ragmen )
Tavsiye üzerine bulaştığım bir üçlemenin son kitabı.Tavsiye edildiği kadar etkileyici,serinin diğer iki kitabını da film tadında okudum.Tavsiyedir ;)
Serinin ilk ve bence en iyi kitabı. Kitabın son bölümü ayrı bir macera olarak basılabilirdi. Serinin kalan kitapları tek konu ile ilgili 4. kitap olacak mı bilmem ama ilk kitap bence İsveç i tanımanız için yeterli. Evler çok pahalı Sex= her şey Sürekli bir kahve içme
Tek kelimeyle Muhteşem...
Bütün seriyi aralıksız okumak için sadece Lisbeth Salender karakteri yeter.
Kesinlikle 3'lü olarak okunması gereken, başka bir benzeri daha olmayan harika kitap.
nefes kesen bir kitap kütüphanemde olmasını ıstediğim bir seri
Bu kadar karakter, böylesi bir kurgu, böylesi alışık olmadığımız bir kültür ve dil zemini içinde nasıl bu denli iyi anlatılmış olabilir hala aklım almıyor. Bir noktasında da "aman ya buna filanca yerden esinlenilmiş" diyemiyorsunuz.
Okuyalı uzun zaman oldu ama polisiye tabanlı gizemli sürükleyici bir kitaptı en kısa sürede bitirdiğim kitaptır.













