Sinek Isırıklarının Müellifi
“Cemil’in bütün gün evde ruhsal söküklerle uğraştığını da biliyordu Nazlı. Ev, iplik parçalarıyla, kırpıklarla dolu oluyordu, iki ucu bir araya getirilememiş hatıralarla ve partal fikirlerle. Yaşamak bu küçük evde de eksik kalıyordu; elli dört metrekare içinde Cemil’in yetişemediği, tamamlayamadığı şeyler vardı. Sessizlikler vardı. Hissettiği şeyi tam o anda kimseye söyleyememiş Cemil’in kuytuya köşeye bıraktığı sessizlikler, yutkunmalar ve toz.” Aşk üzerine küçük bir roman. Toplu konutta aşk ama... Edebiyat üzerine küçük bir roman. Edebiyatla hayatın birbirine karıştığı ama... Arkadaşlıklar üzerine bir roman. Hepsi üç kişi ama... Barış Bıçakçı’dan yeni bir kitap. Aması yok. “Ben Barış Bıçakçı’nın metninde... kendine has bir üslup görüyorum. Kısa cümlelerle, fazla derine inmiyormuş gibi gözükerek ince ayrıntılarda kahramanlarını var ediyor. Yalın bir anlatımı var, parlatmıyor, gereksiz cümlelerle şişirmiyor... Kısa, çok kısa bölümler ilk bakışta birbirleriyle ilgisiz gibi görünseler de bir bütünü oluşturuyorlar. Son zamanlarda tek tipleşen, olaya dayalı roman anlayışına karşı kendine has dili, anlatımı, kurgusuyla seçkinleşiyor Barış Bıçakçı.” Metin Celâl
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (199)Vasat bir kitap. Ne çok sürükleyici, ne okuduklarım bana bir şey kattı ne heyecanlandırdı ne üzdü ne sevindirdi öyle dümdüz bi kitap. Okumasanız da olur.
Yani çok beğendim diyemem. Cemil'in takıntılı hali ne oldu, Nazlı onunla daha ne kadar devam edecek, ilerleyen hayatlarında bir aldatma ya da ayrılık olur mu... gibi sorularla bitirdim kitabı. Ama şu açıdan iyiydi, çocukluğumuz bütün hayatımızı etkiliyor. Neye ne kadar tanık olduysak hayatımızı onun üzerine inşa ediyoruz. Bu bakış açısını kazandırması bakımından güzeldi.
Wow...Baris Bicakci"yi nasil daha once kesfetmemisim, ustelik benim gibi 66 dogumlu:) "Mucize,evin bugun yarin olecek ihtiyar kedisi gibidir. Butun gun bir kosede kimildamadan uyur. Uyansin isteriz, ama yazik degil mi, uyusun isteriz." Bunlar kitabin ilk cumleleri ve kitabin sonuna kadar da beni etkileyen onlarca cumleden sadece bir tanesi...Dudaklarimda bir gulumseme ve arada sirada basimi onaylarcasina sallayarak okudum kitabini..
Barış Bıçakçı küçük, kırılgan, naif hayatların yazarı. Bu kitabında da o küçük dünyada kayboluyoruz, boğuluyoruz. Asıl olan kitabın konusu değil; o iç dünyanın, karakterin düşleri, düşünceleri. Bu yüzden Barış Bıçakçı kitabı tekrar tekrar okunabilir. Her okunuşunda da yeniden farklı şekilde içselleştirilebilir. Bu durum biraz durgunluk bırakıyor insanda. Bu kitapta biraz Cemil, çokça Nazlı olmak var benim için.
Barış Bıçakçı'nın aforizma ve denemelerini, hikayesi olmayan karakterlere yamayarak bize aktardığı kitap. Kesinlikle bir roman değil.Tekniğini oldukça acemice buldum.
Her zamanki gibi muhteşem bir Barış Bıçakçı eseri. Sığ bir karşılaştırma yaparsam ki bu tamamen kişiseldir: Bir Süre Yere Paralel Gittikten Sonra'dan daha iyi ama Bizim Büyük Çaresizliğimiz'in etkisine yetişemiyor. Belki de Bizim Büyük Çaresizliğimiz konu olarak daha etkileyici geliyor bana, bilmiyorum. Anlatım zenginliği bakımından kallavi.
Barış Bıçakçı kesinlikle kalemi kuvvetli biri. Kısa cümlelerle, kısa bölümlerle insanı yormayan çabucak okunan bir tarzı var. Bu kitabında da birçok albümden, kitaptan, şarkıdan, şiirden ve hatta ressamlardan bahsetmiş. Bunları araştırmak kaçınılmaz bir genel kültür demek. Konusu ne olursa olsun bir şekilde beğenilecek hale getirdiği için başarılı bir yazarımız ama benim için bir ''ama''sı var. O da edebi edebi konuşurken aniden cinselliğe geçmesi. Hele bir de o kadınların ya da erkeklerin mahrem yerlerini ifade edişi, beni çileden çıkardı. Edebiyatla edepsizliği karıştırdığı bir dili olduğu için bir daha Bıçakçı okumayı düşünmüyorum. Ama birçok kişinin beğeneceğini rahatlıkla söyleyebilirim.
okuması keyifli ama fazlası yok. türk edebiyatı candır.
Toplu konutlarda kendisine dayatılan bir yaşamın sıkıntısıyla yazar olmaya çalışan Cemil'in çelişkilerle, gel-gitlerle dolu romanı. Romanda kişiler biraz daha hareketli olabilirlerdi ama genel olarak başarılı bir eser olduğunu belirtmeliyim.
"Her şey bir şeyin etrafında hiç durmadan döner, insanın payına düşen sarhoşluktur."
Bizim büyük çaresizliğimiz kitabından daha olgun, dile hakim buldum ama barış bıçakçı yine tarzını korumayı bilmiş
"Allahım galiba aşık oldum." dedim kitap bittiğinde. Bıçakçı'ya zaten meftûn idim, şimdi daha beter. Cemil ile tanıştığıma pek memnun oldum. Siz de kısa sürede tanışın, derim.
Radikal Kitap'ta eleştirisini okuduğumdan beridir ilgimi çeken bir kitaptı hatta elime ulaştığında çok sevindiğim kısa sürede okuduğum bir kitaptı.
Barış Bıçakçı'nın kendine has uslubu sizi sarıyor. Kurgu ise kitabı çabucak tuketmenizi sağlıyor. Bitti diye uzuleceginiz bir kitap.
Barış Bıçakçı'nın okuduğum ilk kitabıydı.Kendine has bir dile sahip kesinlikle.Kitap sade ve akıcı fakat bazı yerlerde öyle cümleler var ki gerçekten farklılığını ortaya koymak için yeterli oluyor.
değişik bakış açıları olan insanlara saygıyla
Barış bıçakçı gene kendine has üslubu ile sıradan bir yazarın hayatını bu kadar güzel anlatdığı için teşekkürler... Kitabın içinde ince bir mizahda vardı... Harikulade... Ama bizim büyük çaresizliğimize göre birazdaha zayıf kalmış roman
http://kitapeylemi.blogspot.com/2013/08/72-sinek-isiriklarinin-muellifi-baris.html
Kitap kapağında görülen toplu konutta geçen bir hikaye. Toplu konut, şehir yaşamı eleştirisi var biraz. Yazarın dili sıradan gibi görünse de bu rafine olmanın getirdiği bir sadelik. Güzide bir sanatçımız Artık Kısa Cümleler Kuruyorum diyordu. Aynı onun gibi.
Barış Bıçakçı okuduk. Sinek ısırığı ayarında sızılara naif bir düşkünlüğümüz var.
Oldukça iyi oldukça kaliteli bir kitap kendine has üslubuyla keyif alarak okuduğum bir kaç kere daha okuyabileceğim bir kitap.
barış bıçakçı okumak zaten büyük bir keyif.. sinek ısırıklarının müellifi çok başka bir kitap. hangi kelimelerle ifade edebilirim bilmiyorum. çok çok beğendim..
"Cemil, genç Cemil'in elinde silah olup olmadığına bakmıştı, çünkü yıllar önce okuduğu Rene Char'ın Seçme Şiirleri'nin önsözünde geçen şu cümleyi unutamıyordu: "Kırk yaşımızda, yüreğimize yirmimizde sıktığımız bir kurşunla ölüyoruz." Böyle bir cümleyi okuyup yıllarca aklınızda tutuyorsanız zaten ölüyorsunuz demektir. Silaha gerek yok." (Sinek Isırıklarının Müellifi - Barış Bıçakçı, İletişim Yay. 2011, s. 65) Bir otobüs yolculuğunda tam 1.5 saat içinde bitirdiğim, cümleleri akıp giden güzel bir kitap. Yukarıdaki cümleleri okuduğumdaysa, otobüsün koltuğunda beni 10 dakika boyunca olduğum gibi bırakan bir etkisi de oldu. Bu cümleleri hazmetmek kolay değil. Otobüsün camından dışarıya bakıp kendime gelmeye çalışmıştım.
Yalın cümlelerle yazılmış mükemmel bir kitap daha! Aşkolsun sana Barış Bıçakçı:) devamı için: http://sebepsizyazarlasma.blogspot.com/2013/06/ismi-ile-musemma-bir-ankara-edebiyat.html











