Yeşil Yol
Acımasız katillerin bulunduğu Could Mountain Hapishanesi E bloğuna hoş geldiniz. Buradaki mahkumlar "Yaşlı Sparky" diye bilinen elektrikli sandalye için sıralarını beklerler, sırası gelen, elektrikli sandalyeye "Yeşil Yol"dan yürüyerek giderdi. Hapishane gardiyanlarından Paul Edgecombe için ise bütün katiller aynıydı. Ta ki John Coffey adındaki siyah bir mahkumla tanışıncaya dek. Bir çocuk kadar saf olan dev cüsseli Coffey, iki küçük kızı öldürmekten hüküm giymiş, Yaşlı Sparky ile tanışmasına çok da zaman kalmamıştı. Coffey'nin hücresinde geçirdiği zaman zarfında orta çıkan olağanüstü yeteneği, Edgecombe'un hayatını akıl almaz bir biçimde değiştirecekti...
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (326)King'in kendi "Fareler ve İnsanlar"ı ve başyapıtlarından biri. En dokunaklı, en boğaz düğümleyen ve en etkileyici öykülerinden biri Yeşil Yol. Yazarlığının ustalığını gösterdiği, öyküdeki duyguları okuyucuya çok başarılı bir şekilde aktardığı bir roman. King 1930'ları konu edindiği anlatılarında hep böyle başarılı oluyor yanılmıyorsam. Altın Kitaplar yayınevinin bize yalan söyleyerek yıllar önce özet hallerini okuttuğu Mahşer, O, Sis gibi kitaplarının şimdiki tam metin hallerini saymazsak King'in Türkçede basılmış tek okumadığım kitabıydı Yeşil Yol. Filmini izlediğim ve konuyu bildiğim için, unutacak kadar çok zaman sonra okuyayım demiştim ama daha kitaba başlar başlamaz, filmin detayları çok canlı bir şekilde zihnimi doldurdu. Genelde King'in romanlarının sinema uyarlamaları güzel olmaz. Ama Yeşil Yol bir istisnaydı. Kitabı okurken filmi de baştan sona izledim sanki zihnimde. Hem üzüldüm bu çok güzel kitabı bu kadar geç okuduğum için, hem de çok zevk aldım bu okumadan. Eğer henüz okumadıysanız ve King hayranıysanız benim gibi geç kalmayın derim.
Kaç kere okursam okuyayım gözümden birkaç damla yaş süzülmeden kitabı bitiremiyorum. Etkisini hiç yitirmemesi benim gözümde bu kitabın en büyük başarısıdır. Yazım tarzı olarak da Paul karakterinin ağzından günlük şekilde yazılması sebebiyle adeta bir masal gibi akıp gitmesi, sürekli beslenen merak unsuru, kendini çok sevdiren karakterleri ve içerdiği fantastik sayılabilecek öğelere karşın bir o kadar da dingin olması eseri çok üst sıralara taşıyor. Bu nasıl bir yetenektir, nasıl bir kitap yazmaktır? Hayır bunu yazan adam gidip Kemik Torbası'nı da yazıyor ya pes.
lisedeyken okuduğum en iyi kitaplardan biri.
Harika ötesi bir kitaptı. Altı çizilesi o kadar cümle var ki, defterime yazarken ben de Edgecombe kadar yoruldum.
Məncə, hər kəs bir dəfə yaşıl mildən keçməlidir.
Uzun zamandir okumak istedigim bir kitapdi.Filmini ise bekletiyordum kitabi okuyup izlemek icin. Kitabi okudukdan sonra filmi izlemek istemedim.Cunku o kadar guzel anlatilmisti ki bunun kafamda yarattigi imagi degistirmesini istemedim.kesinlikle okuyun diyecegim kitaplardan.Bir klasik degil ama kendi tarzinin en iyisi.tipik Stephen Kings yaraticiligi.Severek merak ederek okudum.
john coffey iri gövdesinin altında yatan masumiyet.okurken göz yaşlarıma hakim olmadığım.hayatımda derin bir iz bırakan.ön yargılarımı kıran olağan üstü bir baş yapıt.
'hiç bir film kitabından iyi olamaz' sözünü ele aldığımız zaman ne kadar iyi bir kitap olduğunu anlayabiliriz. müthiş bir anlatım, çok güzel bir kitap tavsiyemdir kitapla arası olmayan insanlara bile.
Bir gün Stephen King romanı okurken ağlayacağımı hiç düşünmezdim. Elveda patron.
Etkileyici,sürükleyici,sonuyla da insanı hüzne boğan bir eser..
Stephen King'in insanı duygulandırabilecek tek kitabı bence çok beğendim.
Çok, çok beğendim. Filmi muhteşem. Kitabı ise çok daha muhteşem.
Dünyadaki bütün kötülükleri düşündürdü bu kitap bana.Çok çok güzel.
Stephen King'in bir romanı insanı ağlatabiliyor biliyor musunuz? İşte o roman budur.
Karanlığın içindeki parıltının hikayesi. Belki de John Coffey'i yaratarak bazılarımızın hayatını değiştiren bir hikaye.
Yoruldum patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. Yanımda hiç arkadaş olmamasından yoruldum. Nereye gideceğimizi,nereden geldiğimizi söylecek biri. En çok da insanların birbirine kötü davranmasından yoruldum! -Yeşil Yol.
Yoruldum patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. Yanımda hiç arkadaş olmamasından yoruldum. Nereye gideceğimizi,nereden geldiğimizi söylecek biri. En çok da insanların birbirine kötü davranmasından yoruldum! Yeşil Yol !
Bugüne kadar beni derinden etkileyen kitaplardan birisi... Akıcılık, betimleme ve diğer yönleriyle muazzam. Yanlış hatırlamıyorsam 3 kere okudum bu kitabı.
filmi kadar kitabı da fazlasıyla sağlam kitabı daha çok beğendim.












