sarah hanım sen oturaklı iyimser tatlı kişilerle bahar kokulu olaylar kurgula.girme bu grange tarzı gerilime cinayete zira başarılı değilsin.
Aşkı konu alan ama aşkı biraz geri planda kalan daha çok bir olayı çözme üzerine kurulu olan bir kitap.Acayip beğendim denemez ama güzel bir kitaptı.
Sarah Jio'nun her kitabına bir öncekinden daha çok puan versem de bu son kitabında performansını ciddi derecede düşüren yazarımıza puanımda düşük geliyor maalesef. Yazar bu kitapta kendi tarzının dışına çıkmış olmasa da biraz zorlama olmuş gibi. Gizem maceradan çok, gizem polisiye gibi olmuş. Üstelik bu seferki hikaye bağlayıcılardan da etkilenmedim. Konu ilk başta harika ilerliyordu ama kitabın yarısından sonra hem sıktı hem de sonu ucuz bir polisiye kadar saçma.
entrikalarla dolu bir kitap. beğendim ama böğürtlen kışının bende bıraktığı etkiyi sağlayamadı bana. beklentimin biraz aşağısındaydı. ama yine de sevdim. sarah jio ya teşekkürler.
Böğürtlen Kışı gibi bu kitapta da geçmişle günümüzden harmanlanmış bir hikaye okuyoruz. Bu tarzı sevdim. Çünkü acaba geçmişte ne oldu ve şimdi ne olacak soruları kitabı bir çırpıda bitirmeye neden oluyor ki zaten kitap sıkılmaya fırsat vermeden bitittiriyor (bu nasıl bir kelimedir :o) kendini. Konudan bahsetmek istemiyorum. Sihri kaçmasın. Keyifle okudum ve bu yazar kitaplığımda sağlam bir yer edindi. Devam, devam, devam...
Yazarın 3 kitabını okudum, karakter ve mekanlar farklı olsa da kurgu hep aynı. Geçmişteki bir karakter ve yaşadıkları ile günümüzde bir karakter ve yaşadıkları ayrı ayrı anlatılıyor ve sonunda hikayeler birleşiyor. Önceki kitaplarını okumasam fena değil diyeceğim bir kitap.......
Yazar sanki bu sefer bildiğimiz tarzının dışına çıkmaya çalışmış gibi..ama ne yazık ki olmamış. Zira içinde korku, gerilim, savaş, aşk, tarih var.. Ama bunları harmanlama hususunda eksik kalmış. Çok fazla karakter var ve olay örgüsü son bi kaç sayfaya kadar "sır" gibi tutulmaya çalışırken hopp pat diye çözülüyor. Velhasıl bu sefer olmamış gibi. Ama yine bazı yerlerin çok akıcı olduğunu ve yazarın çiçekleri tasvir hususunda çok başarılı olduğunu söylemek gerek.
Her zamanki gibi nefes kesen derin izler birakan bir hikaye. Saraj Jio'yu seviyorum. Kalemine hayranim. Bir sonraki kitabi icin sabirsizlaniyorum. Ve tabi ki degerlendirme puanim 10. Keyifli okumalar
Sarah jio kitaplarını hep merak etmisimdir.sanirim değdi okuduğuma😊 gerçekten güzeldi.Lord senden nefret ettim ne yalan söyleyim öldürülen kadınları bayan dilloway le beraber planladiginizi düşündüm ve yanıldım hemde çok kötü😔 flora üzüldüm senin içinde keşke o kazayı yasyasamasaydin.kitap bana çiçekleri sevdirdi😊 güzel bi bahçe rengareng çiçekler hiç de fena olmaz sanırım👍 tavsiye ederim okuyun SON KAMELYA yi.
Yazar bu kitabi sadece yazmak için yazmış sanki :/ diğer kitaplarına göre kötüydü ne yazık ki.
Sarah Jio'nın en az beğendiğim kitabı bu kitap oldu. Bazı yerler yarım kalmış. Bazı yerlerde de okurken yer yer kopukluklar vardı. Yine de okunabilir. Konusu ilginç.
Sarah Jio denince benim için akan sular durur.Çok seviyorum bu yazarı ancak bu kitabı benim için biraz hayal kırıklığı oldu.Kitap güzeldi ancak diğer eserleriyle karşılaştırınca biraz daha vasattı.Özellikle Flora ve Desmond arasında aşk çok yüzeyseldi.Desmond kitapta varla yok arasındaydı.Benim için bir yağmur sonrası değildi açıkçası.Bunun dışında akıcı bir kitap.Yazarı takip etmeye devam edeceğim ama umarım bir daha hayal kırıklığına uğramam.Yazarı ilk defa okuyacakların kitabı daha çok beğeneceğine eminim.
Saraj Jio olduğu için sanırım inanılmaz akıcıydı, hızlıca bitti. Konu güzeldi ama bir Yağmur Sonrası ya da Böğürtlen Kışı değildi.
Sarah yine döktürmüş. Alışkın olduğumuz şekilde; farklı zamanlar, farklı kişiler, aynı mekanlar ve birbirine değen hayatlar.
Ne zaman Sarah Jio kitabı okusam gerçek bir roman okumuş gibi hissediyorum. Bu kitabı da harikaydı.
Addison'ın yani Amanda'nın Miles'a sahip çıkması çok dokunaklıydı. En çok Miles'a ve Anna'ya üzüldüm sanırım.
Çok akıcı bir anlatımı var ve her sayfa sizi biraz daha meraklandırıyor. Az çok tahmin etmiştim sonunu ama yinede okutuyor kendini :)
Tavsiye ederim.
***
"Önce küçük bir tohum düşer kalbin ortasına, sonra aşkla yeşerir. Kulak verin, umudun sesini duyabiliyor musunuz?"
Kitap gerçekten hoşuma gitti. Katili gizemli biri yapmadığı için yazarı kutluyorum. Polisiye romanlarını sevmiyorum katili hep son sayfada tahmin edilmeyen yapmak çokta zor bir iş değil. Sebep ise çok sıradan oluyordu. Neyse tavsiye ederim. Hem çiçekler hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Bilgilendirici:)
Konusu oldukça ilginç, dili her zamanki gibi akıcı, oldukça da sürükleyici. Her zamanki gibi sıkıntımız kitabımızın sonunda. Bu kadar gizem yaratmaya çalışıyor, onca emek kitabın sonunda saçma sapan bir katil, nedensiz kaybolan iki aşık yüzünden heba oluyor. Kitapta gereksiz karakterler, yazılması gereksiz olaylar ayrıntılar söz konusu. Desmond'un durumu babası ile olan sorunu gereksizdi bana göre...
Kitap için aşk romanı mı? Polisiye mi ? desem ikisi de doğru olmaz sanırım. Bir şekilde hikayenin içinde kayboluyorsunuz ama ben artık hep aynı şeyleri okuyormuşum gibi hissediyorum. Yazar geçmiş gelecek iki kadın üzerinden konular yaratıp yazmaya devam ediyor. Tarzını mı değiştirmeli bilemiyorum zira kendini tekrarlıyor. Kitapta uç diyebileceğimiz tesadüfler çok fazla sonu bir çırpıda bağlanmış. Flora ve Anna hakkında daha fazla şeyler öğrenmek isterdim..
Kitap iyi başladı güzel devam etti fakat finalde kötü bağladı Kitabın daha önceki bölümlerinde 60 lı yıllarda öldüğü söylenen kardeşler finalde 2000 yılına geldiler bu kötüydü ama genel itibariyle sıkmadan merak uyandıran sürükleyici bir romandı!