Antivenom, 640 adet değerlendirme yapmış.  (6/92)
Görünmez Kral Tanrı
Görünmez Kral Tanrı

5

çelişkiler ve tutarsızlıklar totoloji ile sıvanmaya çalışılmış, anarşizm ve ateizme bir adım mesafede durmuş kalmış bir metin olarak, büyük yazarın bilimsel bakış açısıyla dini görüşleri barıştırmaya çabaladığı söylenebilir. Spinoza'nın tanrısı görüşü hakim.

Gezgin Orman
Gezgin Orman

4

tutarsız, abartılı nosyonlarla işlenmiş, "fantezi ne de olsa yedir gitsin" tarzında yazılmış bir kitap, okumayan hiçbir şey kaybetmiş değil.

Işık Tanrısı
Işık Tanrısı

9

Uzak bir dünyada yeniden kolonileşmeye zorlanan insanlık, teknolojinin gücünü kullanarak tanrılaşmış ve özel yetenekler geliştirmiştir. Orijinal mürettebat teknolojik üstünlükleri elinde tutarak düşük teknoloji düzeyinde bir toplum oluşturmuş ve kendilerini ölümsüz tanrılar olarak taçlandırmışlardır. Aralarından bir tanesi, Sam, İblis tutan, Işık Tanrısı bu düzene son vermek istemektedir. Sürgün edildiği manyetik bulutsudan bilinci geri çağrılan Sam... Cenneti yıkmaya kararlıdır. Hinduizmin tanrıları suretlerine bürünen elit kesim, zevk içinde dünyaya hükmetmekte. Yeniden yaşam döngüsünün olduğu Hinduizmin seçilmesi, teknolojik bir gelişme olarak kısmi ölümsüzlük sağlayan beden değiştirme ile desteklenmiş. Gelecek yaşamında kelime anlamıyla kurbağa veya köpek olabilme olasılığı insanları hizada tutmaya yardımcı oluyor. “Science fantasy’nin en güzel örneklerinden olan kitap, kavramlarını son derece dengeli kullanmayı başarmış. Sam’ı geri getirmek için büyük kumar oynayan Gece tanrıçası Rarti ve Ölüm Tanrısı Yama, Sam ile beraber cennetten kovulmuş diğer tanrılar. Sam’in zihni manyetik bulutsudan çağrıldığında ete kemiğe bürünse de zihni hala uzaklarda, bunu aşmak için onun dünyevi zevklerle kuşatılması, tersine aşkıncılık ve hedonizm atıfları yapan öğeler olarak okurları gözüne çarpacaktır. Ölümlülüğünü hatırlamak adına ( memento mori ) gereksiz risklere giren Sam, sıklıkla bilgi ve ahlak felsefesine atıflarda bulunan nutuklar atıyor. Gnostik görüşlerin hakim olduğu ifadeler gece rahipleri üzerinden aktarılmış. Tanrılara yüksek frekanslı duaların yollandığı, duamatiklerin olduğu bir dünyada saf dindarlık ve göstermelik dindarlık bir böceğin yaşamı üzerinden tartışılmış. Kimi yerde çok ciddi sorular soran ( “düşünce / niyet mi suçtur yoksa eylem mi ?” ) metin altyapısının dolu ve kurgusunun sağlam olduğunu her sayfasında belli ediyor. Psiko sondalar sayesinde mahremiyet kavramı yok olmuş, bu makinelerle zihin okuyan Karma efendileri, kişinin gelecek yaşamında giyeceği beden karar verme yetkisine sahip elit bir ruhban takımı olarak portre edilmiş. Zihin aktarımı, bedenleri sadece kıyafete çevirirken ruhlar göçebe olmuş ki çilecilikle desteklenen Hindusizm pantheonun beslendiği ana kaynak da bu. Bilgi felsefesinden çok güçlü argümanlarla epidemiyoojik açılımlamalar yapan metin,popülist postülatlarını Sam üzerinden yürütüyor. Devrim için gerekli olan şartların sağlanması için çileciliğin şekillendirdiği toplumun değişmesi gerektiğini fark eden Sam, Budizmi topluma katıyor. Aşkıncılıka gönderme yapan ifadeler Budist geleneğin ifadeleriyle aktarılmış. Jan Olvegg, Tanrılardan ateşi çalan modern bir Prometheus olarak resmedilmiş. Yaşam kalitesi üzerinde kelime anlamıyla belirleyici olan tanrılardan biri olarak Yama etik sınırlamaları tanımayan bilim adamı olarak aktarılmış. Dünya’yı bir avlak ve geneleve çeviren tanrıların bir hediyesi olan beden değişimi, yaş, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, aile ve evlilik kavramlarını ciddi biçimde erozyona uğratmış. Gandhi göndermesi, Sam’in pasif direnişi kullanmasında görülebilir ( Bhagavad Gita atfı olarak da algılanabilir tabi ). Gizli Kayıp Cennet atfı yapan yazar, Sam’in iblislerin -ki kendileri dünyanın yerlileri olan yaşam formları idi- zincirlerini kırıp cenneti işgal etmek niyetinde olduğu motifini başarılı bir şekilde kullanmış. Çok güçlü düalist argümanlar yürüten yazar, Taraka ve Sam’ın birbirlerinde hapis olması motifinde gizli Nietzsche atfında bulunmuş ve en başarılı motifini esaret pasajlarında kullanmış. Doğa üzerinde tahakküm arzusu akıllı kent ve ormanların biyolojileriyle oynanmış canlılarına geçtiği pasajlarda görülebilir. Doğal seçilim döngüsünü kıran teknolojik üstünlükler, düzen ve medeniyet ile bağdaştırılırken, doğa kaos ve vahşi bir varoluş şekliyle tanımlandığı metinde Hobbesçu bir yaklaşım hakim. Jung atfı yapan yazar, esasen Hristiyan olan bir Kara tanrı kurgularken hoş bir ironiye yol açmış. Nirriti, aynı zamanda yaşayan ölülerin de efendisi. Keenset Savaşında teknolojik bilgilerin halk inmesiyle endüstriyel devrimin yolu açılmakla beraber, yeni yetme tanrılar, eskilerin gücüne denk değil. Cennetin gücündeki ciddi gerileme kara tanrının cennete yürümesiyle son buluyor. Tüm metin boyunca Cennete savaş açmış olan Sam’in Tanrılarla işbirliği yapması ve sakin bir geçiş süreci için pazarlık etmesi, metnin tüm argümanlarını suya düşürmese de okura soğuk duş etkisi yaptırabilir. Genelinde aldığı ödülleri sonuna kadar hak eden dolu, ve güçlü bir metin. Bilim kurgu hayranları “ Science fantasy” nin en güzel örneklerinden olan kitaptan ziyadesiyle keyif alacaktır.

Ölümsüz
Ölümsüz

5

karanlık fantezi ve aşk romanı sevenlerin ilgisini çekecektir, rus folklorunun geçit töreni yapması ilginç kılıyor, geri kalanı... yorumsuz.

Fatih Conan
Fatih Conan

7

seküler, eşitlikçi, ileri görüşlü barbarın şen maceraları.

Vakıf İleri (Vakıf #7)
Vakıf İleri (Vakıf #7)

8

Seldon’un kaçışı ve Wye bölgesinde başarısız olmuş darbe girişiminden 8 sene sonra, Sterling Üniversitesi’nde Matematik bölüm başkanlığı yapan Hari, Yugo Amaryl ile birlikte psikotarihi geliştirmektedir. Yükselen bir hareketin lideri olan Joranum, psikotarihi açıkça talep eden tehlikeli bir demagog, fikirlerini ialn etmekten çekinmeyecek kadar da kibirli. Popülist akımın demagog liderin yarattığı politik gerilimi istemeden de olsa üzerine çeken Hari, sessiz sakin kuramını geliştirmek için Demerzel’e yardım etmek zorunda kalır... Raych’ın kimlik bunalımı ve rolleri arasında seçim yapamayacağı endişesi ailevi gerilimi de metne bir motif olarak katarken, politikanın çirkin yüzünü alaya alan yazar, karalama kampanyaları gibi manevraları da güldürü öğesi olarak kullanmış. Cleon’un krizi çözdüğü için Demerzel’in yerine Hari’yi başbakan ataması ortayaşlı tarihçiyi daha çok göz önüne çıkarmak dışında bir işe yaramıyor. Sadece bilgiye sadakat duyan ve sağlıksız biçimde, saplantılarına gömülen Yugo, genç bilim insanlarına ibret öğesi olabilir.Siphos atfında bulunan yazar, toplum mühendisliğinin ilk adımlarını atan hari üzerinden termodinamiğin 3. Yasasına da gönderme yapmış. Entropi her geçen gün Trantor’da daha çok kendini gösterirken yazar Ortaçağ’a özgü, hurafelere inanç ve dogmatizmle de dalga geçmiş. Joranum’un sağ kolunun vahşi bir darbe planlıyor oluşu ve Namarti karakteri üzerinden Makyavellizm eleştirilmiş. Malthusçu önermeler, Trantor’un nüfus sorunundan bahsederken su yüzüne çıkmakta. Din ve mistisizm sorgusuna giren yazar, Mandell Grubar karakteri üzerinden bireyselcilik vurgusu yapmış ve tek bir bireyin her şeyi değiştirebileceğini belirtmiş. Projesi büyüdükçe akademik kıskançlık ve komplolarla da yüzleşmesi gereken Hari’nin torununun bir telepat olduğunun ortaya çıkmasıyla İkinci Vakıf’ın da temelleri atılıyor. Çağının ilerisinde her bilim insanı gibi sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalan Seldon, romantize edilen bilim adamı motifi olarak işlenmiş. Düalist ifadeler ve argümanlar Seldon Planı’nın Birinci Radyant’ında vurgulanırken metinde de yoğunlaşan entropi, karakterlerin yaprak dökümüne neden oluyor. Tuğla tuğla kurulan Vakıflar ve Seldon Planı’nın mirasıyla umut dolu bir kapanış yapmaya yeltenen yazar, yazdığı en hüzünlü Vakıf romanının etkisini henüz üzerinden atamamış okurlarına aktarmak istediği son vurguları aktaramıyor. Hari’nin son sözleri okuruna duygusal bir yumruk gibi iniyor. Böümlere ayrılmış olan roman, tanıdık karakterlere tek tek veda ederken okurunda güçlü bir iz bırakarak seriyi kapatıyor. Hard SF hayranlarına tam bir şölen.

Vakıf Kurulurken (Vakıf #6)
Vakıf Kurulurken (Vakıf #6)

8

Heisenberg’in belirsizlik ilkesine atıf yaparak metnini açan yazar, efsanevi karakter Hari Seldon’u zamanının imparatoru Cleon’un karşısına çıkarıyor. Seldon’un gençliğine tanık olduğumuz olaylar serisi Yerini güçlendirmek isteyen imparatorun geleceğin mühendisliğinin yapılıp yapılamayacağını öğrenmek istemesiyle başlıyor. Newtonyan fizik ve kuantum fiziğinin karşılaştırılması üstü kapalı olarak yapılırken statü sorgusuna da girmeyi ihmal etmeyen yazar, pastoral bir özlemi tasvirlerinde can bulduruyor. Elitizm eleştirisini Cleon üzerinden götüren Asimov, fazla bolluğu can sıkıntısı ve intihar arzusuyla ilişkilendirerek Roma döneminin çöküşünü fazlasıyla dramatize etmiş. Hummin karakterini geçit bekçisi rolünde kullanan yazar, Seldon’un gözlerini açarak Galaktik İmparatorluğun çökeceği vaadinde bulunuyor. Metninde askeri harcamaların altyapı ve sağlık alanlarına kaydırılmasını sıkı şekilde savunan yazar, Sterling Üniversitesi gibi eğitim kurumlarını kutsal bir konuma taşıyarak devletin bu kurum üzerinde güçsüz olduğunu belirtirken sarsılmaz ve dokunulmaz bir bilim yuvası hayali kuruyor. Statü derdi olmayan kıdem çatışması yaşamayan üniversite fikri gerçekten “fantezi” de kaçsa, yazarın kendi hayatına atıf sayılabilecek motifler metnin kimi yerlerinde son derece ön plana çıkıyor. Aşırı uzmanlaşmanın bilgiyi ulaşılamayacak bir konuma getirdiğini savunan Asimov, meteoroloji ve “psikotarih” arasında bağlantı kurarken ikisinde doğaları gereği kaotik olduğu gerçeğinden yararlanmış. Küresel ısınma uyarısı ve çevreci endişeleri dile getiren yazar, Trantor’u yapay bir rahim olarak tanımlarken Freudyen imalarla donatsa da çok ciddi sorular sormayı ihmal etmemiş: Tamamen rastlantısal bir durum kurala dönüşebilir mi? Kaos kendi içinde düzenli mi? Buna benzer laf arasında geçen ifadelerle tuğla tuğla kurulan psikotarihi irdelemek hayranları için ayrı bir zevk olacaktır. Seldon’un düştüğü paranoyayı gergin atmosferle destekleyen yazar, Psikotarih’i daha küçük ve yoğun bir imparatorluk modelinde bir metropolde ( Trantor) denenebileceğini ifade ederken Einstein-Bose Yoğuşuğu’na atıfta bulunmakta. Konformizmin uç noktaları Mycogen’li tüysüz birörnek halkta işlenirken yazarın klostrofilik görüşleri bu bölümlerde su yüzüne ( ya da metin?? ) çıkıyor. Gizli Orwell atfında bulunan metin, determinizm ve özgür irade tartışmasını işlerken Dors Venabili özgür iradeyi temsil ederken, Hari Seldon ise determinizmİ savunma rolünü üstlenmiş ( çok ironik bir motif ) Marx alıntısı yapan yazar, yoksul ve düşkünlerin dini inançlarına bağlılığını irdelemiş. Hırçın bir din sorgusuna giren yazar, kültürel görelilik gibi konuları metninin dışında bırakmamış ve Laplace alıntısı ile son görüşünü şekillendirmiş. Erotik kurgu oyunlarına başvurmasında geç dönem eseri olduğu anlaşılan metin geç Viktoryen ahlak kalıplarına saldırmış. Popülist argümanları Yugo Amaryl üzerinden yürüten yazar,Dahl’da kabaran isyan hareketi üzerinden Fransız Devrimi’ne atıfta bulunmuş ve devrim sonrasına dair postülatlar yürütmüş. Dahl polisinin kötü muamelesi, otorite ve adalet sorgusu motifine taban oluştururken , önemli karakterlerden biri hakkında ardında fazlasıyla ipucu bırakan yazar, hoş bir kurgu oyunu ve romantik bir sonla metnini kapatmış. Tam bir hard SF olan roman, psikotarihin yarıtanrısı Seldon’un kuramı ve maceralarını merak eden tüm Vakıf hayranlarını tatmin edecektir.