Ninatta'nın Bileziği
Günümüzden 3 300 yıl önce yapılan bir savaştır Kadeş ve iki büyük uygarlığı Mısırlılar ile Hititleri karşı karşıya getirir. Savaş sonrasında yapılan anlaşma ise tarihe bir ilk olarak geçer. Dünya çok uzun yıllar Kadeş Savaşını Mısır kaynaklarından elde edilen bilgilere göre değerlendirdi. Daha sonra elde edilen bulgular tarihin bile yanılabileceğini gösterdi. Örneğin Mısırlılar tabletlerinde savaşı kazandıklarını yazmalarına rağmen, uğrunda savaşılan bugünkü Suriye topraklarının savaş sonrasında hâlâ Hititlerin elinde olduğunu öğrendik. Ninattanın Bileziğinde ise tarihin ötesinden savaşın kederiyle örtülü bir kadın sesi ulaşıyor bize ve ölümsüz sevdasının öyküsünü taşıyor bugüne. Ninatta, sonsuz bir aşkı anlatırken Hitit dualarını, Hitit büyülerini, Hitit-Mısır yazışmalarını da aktarıyor ve okuru zevkli bir tarih yolculuğuna çıkarıyor. Ninattanın Bileziği, Türk polisiye edebiyatının usta ismi Ahmet Ümitin kaleminden, Patasanadan sonra Hititler üzerine yine çarpıcı bir epik roman.
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(11)
Tüm puanları gör (102)Yazari ilk kez okudum bu kitapla. Roman diye almistim ama siirimsi bi anlatimla yazilan minik bir kitap cikti. Biraz hayal kirikligina ugradim tabi ama fena cikmadi. Anlatilan hikaye hosuma gitti. Arkeolojik kazidan hemen cikmis bir tablet okuyormus hissi vermesi guzel. Farkli bir okuma turuydu benim icin. Begendim.
Ninatta ve imkansız aşkı Nuvanza ' yı destanımsı şekilde anlatan ve ilk defa Ahmet Ümit'in bu tarzda yazdığı bir kitabı okudum. Şiirimsi anlatım benim pek okumayı sevdiğim söylenemez ama Ahmet Ümit ne yazsa okurum diyenlerden olduğum için sıkılmam söz konusu olmadı kitabı okurken. Ama yine de benim favorim "Başkomiser Nevzat ve ekibi" nin yer aldığı kitapları.
Dedi ki ve Dedim ki ile dolu bir kitap, okuduğum en kötü Ahmet Ümit romanı diyebilirim.
Ahmet Ümit'in en beğendiğim yönü ne yazarsa yazsın araştırarak, öğrenerek ve öğreterek yazması... Kitap 3500 Yıl önceyi; Hititler dönemini konu alıyor, Hitit insanının yaşamını, geleneklerini, inanç sistemini, Kadeş Savaşını tarihe paralel biçimde anlatmış. Lirik bir yazım var, kısa bir Hitit destanı, anlatımı akıcı... Ahmet Ümit'in Polisiye yönünü sevenler beğenmeyebilir. Fakat beğenilerek okunacak bir kitap.
Ahmet Ümit hep Sis ve Gece'deki "hatır rolü"yle aklıma gelir. Merdivenden inişi, bir de çıkışı vardır. Ama hep şöyle derim; ben oynasaydım aynen de onun gibi hareket ederdim. Kameraya bakasım gelirdi hep, gözlerimi kaçıracağım diye önümü görmez, neredeyse tökezlerdim. Bir İlyas Salman'ın kutudan çıkışı gibi olmazdı bakışlarım ve duruşum... Ninatta'nın Bileziğine gelince, evli-çoluklu-çocuklu erkeğe aşık olan genç kız, muhakkak, erkek yazarların fantezisidir derim ben. Nebleyim, insan ister öyle birini, zahmetsiz, beklentisiz, evli olduğunu biliyor, kabulleniyor, yazııık. Misal, Züğürt Ağa (İlyas Salman'dan, Şener Şen'e bağladıysam demek ki). "Her genç kızın gönlünde bir ağa vardır" der genç kızımız. Ağasını, şipidik terlikle görmek istemez, körüklü çizmesiyle hayal eder, öyle aksiyona girsin ister. Kapı aralığına çizmesini sıkıştırıp kapıyı açsın ister (terlikle yapılamaz çünkü) (o o sahne o filmde miydi yaa, karıştırmayalım?). Ha, ne diyorduk, bilezik, 7 tane olaydı iyiydi de, 12 olunca biraz üzdü, biz körüklü çizmeli okurları...
Ahmet Ümit'in alışılmış polisiye romanları dışında tarihi bir aşkı konu alan bir kitap . Genel itibari ile 1-1,5 saatlik bir sürede kitabın tamamı okunup hen tarihin en büyük savaşlarından birine tanıklık edecek hemde imkansız aşkların Millattan Önce ki tarihini göreceksiniz sevdiğim bir kitap oldu aşk tadında ölümler
http://asabibakire.blogspot.com/2013/08/okudum-bitti-75-ninattann-bilezigi.html
Çok kısa sürede biten,kendinizi hitit ülkesinde hissettiren bir değişik,sürükleyici bir kitap...
Ahmet Ümit'in hevesle aldığım bu kitabını hiç beğenmedim.
Kitap, 12 ayrı bölümden veya tabletten oluşuyor. Anadolu'daki ilk büyük devlet olan Hititler zamanında, Kadeş Savaşı'ndan az bir süre önce yaşanan ve 3300 yıldır kavuşulmayı bekleyen bir sevdanın tabletler üzerine yazılmış hikayesi.











