Ustam Ve Ben
Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de… Tarihimizin en önemli ve çalkantılı dönemlerinden biri olan 16. yüzyılda İstanbul… Hindistandan gelen beyaz bir fil ve onun sırlarla dolu bakıcısı: Çota ile Cihan. Filbaz aynı zamanda bir üstadın çırağı. Ustası ise Sinan. Bu toprakların yetiştirdiği en büyük mimar. Elif Şafak'ın muazzam hayal gücü ve zengin diliyle Osmanlı tarihinin derinliklerine doğru şaşırtıcı bir yolculuğa çıkıyoruz. Karşılıksız bir aşk, iktidar kavgaları, yobazlığın ortasında yeşeren sanat ve beklenmedik bir ihanet… Bir tarafta bilime ve öğrenmeye inananlar, bir tarafta gelişmeyi durduranlar... Ustam ve Ben, tarihi kişiliklerin, camilerin, kütüphanelerin, türbelerin, köprülerin resmigeçit yaptığı, rengarenk, canlı, sürprizlerle dolu bir dönem hikayesi… Öyle bir hayal dünyası ki içindeki konular ve tartışmalar günümüze dair de çok şey söylüyor. Uzun süre hafızalardan silinmeyecek, çok konuşulacak bir roman. "İstanbul dediğin unutkanlıklar şehri. Orada her şey suya yazılmış. Ustamın eserleri hariç, onunkiler taşa kazınmış. O taşlardan birine bir sır sakladık. Çok zaman geçti üzerinden, nice alametler birikti ama hâlâ orada olmalı, bıraktığımız noktada. Bilmem bulan çıkar mı? Bulsa bile anlar mı? Ustamdan geriye kalan yüzlerce eserden ve binlerce, binlerce taştan bir tanesi var ki, altında gizli Arzın Merkezi."
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (196)Elif şafağın okuduğum 5. kitabı. Diğer kitaplarında kendisine olan iyi yazar tanımını bu kitapta altüst etti. Kurgular iyi kitap yeter miktarda sürükleyici. Fakat beni rahatsız eden kısım kitapta osmanlıya ait herşeyi bir şekilde yermiş olması. Zıt görüşler renklilik katar diyerek bitirmeye gayret ettim ama beni oldukça rahatsız etti karakter betimlemeleri. Herkes çıkarcı, bağnaz, artniyetli. Evet dört dörtlük bir osmanlı tasviri beklemiyordum ama kantarın topuzunu fazlası ile kaçırmış ve kitaba bu şekilde ilgi çekmeye çalışmış. Dördüncü kiabından sonra da kendini tekrara girmiş yazım uslubu.
Nihayet sira geldi ve bu guzel romani okudum...Zaten Elif Safak in cogu kitabi favorimdir, bu da onlara eklendi... Her kitabinda oldugu gibi, burada da, anlatilan donemin icine girdim, Harem de dolastim, Istanbul"un o zaman ki sokaklarinda turladim, ve dilencileri kokladim... Mimar Sinan"in o guzel kisiligi, sabri, sanatina olan buyuk aski ve inanilmaz dehasi, 3 padisah boyunca yaptigi tum o insaatlari, eserleri..Her biri nasilda dusunulmus, bir nakis gibi islenmis...Suleymaniye Camii de olsa, herhangi bir turbe de olsa, ayni ozen gosterilmis... Hint Sahinin padisaha hediyesi Cota, beyaz bir fil.... ve onun filbazi ile olan o dost iliskisi.... Her sayfasinda hissederek, icinde yasayarak okudum satirlari...Bu romanin da arkasinda belli ki uzun bir arastirma var, ve ustelik tarih sayfalarindan yararlanarak yaratilmis cok guzel bir roman, Sinan in kalfasi, filbaz Cihan in hayati...Kisacasi cok begendim:) —
Bu kitabı kalın olmasına rağmen çabucak bitirdim ve beğendim. Cihan, Beyaz fil,Mimar Sinan, Mihrimah, Kanuni Sultan Süleyman,Selim,Hürrem(Az bahsediliyor) hepsi bu kitabın içinde yer alıyor.
Yazarın dili ve kurgusu olağanustu zaten onda hemfikiriz.Fakat kitapta beni oyalayan bi olmamışlık duygusu hakimdi.Olağanustu ayrıntılarla bezenmiş olaylar sıradışı ama sonu basit ve basarısızdı.Ben sanki sonundan fazla olay, çözümlemeler ve daha kuvvetli bi sonuç ummuşum demekki... Okudugum için asla pişman değilim tabi ki..
Çok beğendim. Osmanlı dönemi ile ilgili merakım arttı. Mimar Sinan ile ilgili kitap bakıyorum şimdi.
Aslında kitabın sonunu okuyana kadar bir dünya olumsuz şey yazmak istedim kitap hakkında. Kitap gereksiz bir sürü olaylar sinsilesinin anlatıldığı ama aslında o olayların hiç birinin önemli olmadığı yaklaşık bir 300 sayfadan oluşuyor. Fakat her şeyin açıklandığı son 100 sayfa beni etkiledi. 20 günde okuduğum bu kitabı inatla bitirmek için çok uğraştım. Fakat bu son 100 sayfa içinde kitap okunmaz yani. Gerçi Elif Şafak'ta kitabın sonunda açıklama yapmış sadece Mimar Sinan’ı, ustayı, bambaşka bir cepheden anlatmayı arzu etmiş. Onu ve onunla senelerce yakından çalışan çırakları, işçileri, kürek mahkûmlarını ve hayvanlan yazmak istemiş. Vel hasıl kelam çok bir şey beklemeyin kitaptan. Sadece aralara serpiştirilmiş Elif Şafak klasiği olan bir kaç Allah aşkı ile ilgili birkaç kelam var gözden kaçmaması gereken.
Bayağı iyiydi. Kendimi Mimar Sinan'ın kalfalarından biri gibi hissettim kitabı okurken...
Bana konu dağınık geldi. Yazar kendide belirtmiş bunu.
Sade bir dille yazılmış okuyucuyu meraklandıran bir kitap.. Beğendim :)
elif şafak gönlüme dokundu bu kitapla ,dolu dolu bi kitap okudum.
Tam bir hayal kırıklığı olan bir kitap. Mimar Sinan'dan çok Filbaz Cihan hakkında bilginiz oluyor. kitapla ilgili detaylı yorumum blog sayfamda. gulsahtoptas.blogspot.com
çok beğendim çok güzel ve akıcı bir kitap ama tarihi bilgilerin daha doğru olmasını isterdim.ve mimar sinan ı daha iyi öğrenebilmeyi.
Yazarin dili, anlatilanlar cok etkileyici. Severek okudum, tavsiye ederim
Okunası bir kitap olmuş. Hikaye akıcı ve ilginç
Bir çok arkadaşım kitap hakkında kötü dediler. Çok betimleme yapmış tarzını değiştirmiş dediler. Fikirlerinizi alabilir miyim?
popülerlik uğruna tarih oyuncak edilmiş. keske tarih degilde tamemen kurgular imporotorlugunu kullansaydı..okuyamadım....
Seviyorum ben Elif Şafak kitaplarını, kesinlikle başka bi dünya..
Eleştiri yağmuru altında okuduğum muhteşem bir kitap.
Yazarın son cümlesinde dediği gibi 'su gibi akıyor' bu kitap. Üzerine fazla yorum yapmaya gerek yok. Elif Şafak'ın kalemini sevenler alıp okuyun.
http://sibelinkitaplari.blogspot.com/2014/04/8-ustam-ve-ben-elif-safak.html
hevesle aldığım, hayal kırıklığıyla bitirdiğim bir kitap maalesef
Mimar Sinan için okudum o döneme farklı bir açısı ile yaklaşmış yazar.










