Gelin (Lairds' Fiancées, #1)
Kralın emrine karşı gelmek olanaksızdı. İskoçya´nın en güçlü toprak sahibi Alec Kincaid, İngiliz bir gelinle evlenmek zorunda kalmıştı. Baron Jamison´un en küçük kızı Jamie, Alec´in seçtiği gelindi. Alec´in ilk dikkatini çeken Jamie´nin menekşe rengi gözleri ve öfke dolu cüretkar bakışları olmuştu. Bu kadın, korkusuz savaşçının adeta ruhuna dokunuyordu. Şehvetiyle onun bedenini kavuruyordu. Jamie her şeye rağmen duygularına söz geçirip ona teslim olacak mıydı? Yoksa zaten teslimiyetleri katışıksız, ihtirasları yatışmış mıydı? "Unutulmaz bir hikaye... unutulmaz karakterler!" - Johanna LINDSEY Düğün adlı romanıyla okuyucularıyla buluşan, New York Times´da en çok satan kitapların yazarı Julie Garwood, Rita Awards´dan En İyi Roman Ödülünü kazanan Gelin adlı eseriyle yeniden sizlerle...
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (231)Yazarla ilk tanismamiz ama begendim kitabi. Sadece ceviri biraz bozuk gibiydi. Bazi satirlarin ne demek istedigini anlamak cidden zor oldu.
Baron Jamison krala vergi borcunu ödemediği için ceza olarak iki kızını İskoç Baron'ları ile evlendirmek zorunda kalır. Bu kral tarafından verilmiş bir cezadır bu yüzden uymak zorundadır. Dört kızından üçü bu durumdan korkar çünkü İskoçya'lının karısını öldürdüğüne dair dedikodular vardır ve seçilenin göz göre göre ölüme gideceğini düşünürler. Baron ise üç kızıyla baş edemez. Tüm kızlarını çok sevse de gizliden gizliye küçük kızı Jamie onun gurur ve neşe kaynağıdır. Aslında öz kızı değildir. Annesi ikinci karısıdır ve hamileyken kocası savaşta ölmüştür. Baronda Jamie'i kendi çocuğu gibi sahiplenmiş herhangi birinin ondan üvey kızı diye bahsetmesini yasaklamıştır. Fazlasıyla büyüleyici bir görüntüsü vardır. O kadar tatlıdır ki insan ona bakarken tüm tasalarından kurtulabilirdi. Bir kere bakanın bile ayaklarını yerden kesebilirdi. Gülümsemesinin bir şövalyeyi atından edebilecek düzeyde oluşuyla nam yapmıştır. Kişiliği de güzelliği kadar etkileyicidir. Evin gerçek hanımıdır. Annesi öldükten sonra bu ağır yükü sırtlanmıştır. Baron tüm sorumluluğu kızına vermiştir. Son derece aklı başında ve sorunsuz biri olduğundan babasını hiç hayal kırıklığına uğratmamıştır. Kusurları da vardır tabi. Nadiren ortaya çıkan öfkesi orman yangını bile çıkarabilirdi. İnatçı bir tarafı da vardır. Ayrıca annesinden miras kalan iyileştirme yeteneğine sahiptir. Sıklıkla birilerini iyileştirmek için gecenin bir yarısı çağırıldığı için babası bu yeteneğinden hoşnut değildir. Baron tüm işleri ile ilgilenen Jamie'i saklar. Eğer onu seçerlerse zor duruma düşecektir. Hatta onun diğer eşinden olduğu için evliliğe dahil olmadığını öne sürer ama korktuğu başına gelir. O dönemler de İngiliz İskoç düşmanlığı olduğundan herkes kendi halkı ile evlenmek ister. Korkulan savaşçı Baron Alec Kincaid'in savaştaki yeteneği İngiltere'de kulaktan kulağa fısıldanan bir efsane, Highlands bölgesinde ise gurur kaynağı haline gelmiştir. İskoçya'daki en genç toprak sahiplerinden biridir. Evlilik olayından zaten mutsuzdur bir an öce bu işi halledip gitmeye kararlıdır. Gider gitmez kahya Alec'in bir kadına kötü davranmayacağından emin olmak ister. Çünkü ona harika bir hediye verecektir ve değerini bileceğinden emin olmak ister. Kahyanın ip uçları ile Alec menekşe gözlü güzel Jamie'i bulur ve evlenmek için onu seçer. Diğer üç kardeşten Mary'i de Daniel seçer böylece düğünler yapılır ve İskoçya serüveni başlar. Alec sözlerinin yerine getirilmesine alışkındır karısının da aynısını yapmasını bekler ama karısı ona karşı çıkıp, istediklerini söylemek, yapmak hatta tartışmak ister. Bu durum önce ikiliyi büyük bir sıkıntıya soksa da zamanla ikili değişip orta yolu bulur. İkilinin atışmalarını, maceralarını okurken bol bol güldüm. Böyle sert bir savaşçının yumuşaması beklenmiyor ama çok daha fazlası oluyor. Sevdiğim yazarın sevdiğim bir kitabı okurken çok keyif aldım.
Bayıldım. Karakterleri aşırı derecede benimsedim, çok sevdim ve kesinlikle çok özleyeceğim. Olay örgüsü inanılmaz heyecan verici bir şekilde ilerledi. İlk bölümde yaşanan cinayeti kimin işlediğine dair yaptığım hiç bir tahmin tutmadı. Katilin benim tamamen gözümden kaçan birinin çıkması kitabin gözümde puanını daha da artırdı. Yazarı zaten büyük bir zevkle takip ediyorum. Bu kitapla da yazara olan sevgimi daha da artırdı. Okumadığım kitaplarını da en kısa zamanda temin edip okumayı kendime görev bilirim. "Hiç mi olumsuz yani yok muydu?" diye soracak olursanız tek söyleyebileceğim yatak muhabbetlerinin oldukça sık olmasının beni baydığıdır ama bu tarz kitap okuyorsanız bunu göze alıyorsunuz ister istemez. Eski dönemlerdeki, kitabımız 1100 yılında geçiyor, kadınların devamlı bir mal olarak adlandırılması, söz hakkının olmaması, babasının ya da kocasının sözünden çıkmaması veya emirlerine uymasının beklenmesi, kendi duygu, düşünce ve isteklerinin zerrece önemi olmadığı, kadınların zayıf karakterli ve mizaçlı olduklarının düşünüldüğü, öyle görüldüğü bir devri okumak bir kadın olarak beni zorluyor, sinirlendiriyor. 1000 yıl sonra bile dünyanın yarısının yine aynı düşüncede olması da ayrı bir üzücü durum.
Şimdiye kadar okuduğum en akıcı ve en güzel İskoç romanıydı ! Normalde bir kitabı tekrar okumayan ben bu kitabı tekrar tekrar okudum . Kesinlikle okunmaya değer bir kitaptı ve bence yazarın en güzel kitabıydı ! <3
Bayılıyoruuuum ben bu kitaba ikinci okuyuşumda bile aynı keyfi alınca yorum yazmak istedim 😍
Super bir kitaptı ... Olayların birbirine bağlanması kurgu karakterler , hersey mükemmeldi diyebilirim . Genelde erkek karakterlerin davranışlarına uyuz olurum kızlar da Susup oturur ama bunda öyle olmadı ve bu beni memnun etti . Okurken çok eğlendim harika bir iş cikartmis yazarı çok taktir ettim :))
Bir Garwood tadı daha.. Her zamanki gibi yine müthiş bir zevkle okudum.
Çok gerek olmadığını düşündüğüm bazı olaylar yerine Mary ve Daniel'in hayatından bahsedilmesini isterdim.Oldu bittiye getirdiler resmen işi. Alec'in hatrına 8 :D
Hikaye çok güzeldi ancak çeviri kötüydü. Bazı yerleri anlamakta gerçekten zorlandım. Bir de her cümlede öznenin isminin belirtilmesi akıcılığı bozmuş.
herkesin beğendiği kadar etkilemedi beni... duygular tam hissettirilememişti bana göre..
Okuduğum ilk Julie kitabıydı. Ve gerçekten güzel bir kitaptı. En sevdiğim bölüm Jamie ve kralın arasında geçen konuşma idi. İkili arasında aşk da güzel anlatılmıştı. Tek sevmediğim yönü yayın evinden kaynaklanıyor. O da yazıları gerçekten küçük harflerle basmaları. Yazar Jamie'nin kardeşi Mary'e yer vermese daha güzel olurmuş çünkü Mary ve kocasını biraz baştan savma yazmış gibi geldi bana.
iskoçlarla ilgili okuduğum ilk romandırlar kendileri aynı zamanda içimdeki tarihi aşk romanı sevgisini ateşleyen romandır. nedense bu kitabı okuduktan sonra başka kitaplardada bu kitabı aradım. hani bir yazarı öne çıkaran adını söyleyince direk akla gelen bir kitap vardır ya benm içinde o bu kitap. ne diyebilirim ki harika ötesi bir kitap!
Kitap dediğin böyle olur :D
En sevdiğim yazarlardan biri kendisi ve kitap kesinlikle bayıla bayıla okunacak türden
Yazarın en güzel kitabı diyebilirim.Alec ve Jamie aşkı da unutulmazlar arasında benim için.
Ne denilebilir.Harikaydı,historical sevenlerin mutlaka okumasını öneririm.
Çok beğendimmm. Alex'e öldüm diyebilirm :D
Son derece güzel, akıcı, komik.
yorumlara bakıyorum da, acaba ben farklı bir kitabımı okuyorum diye düşünmeye başladım
Güzel kitap karakterler iyi öykü güzel ama Judith Mcnaught kitaplarında aldığım öyküleme ve kurgu bu kitapta azdı. Beklentim çok yüksekti... ne yalan söyleyim hayal kırıklığına uğradım. 9 puanı kitapın sonu için yüksek vermeme neden oldu.
Erkekler okumasın ciddiyim.
1gece uyumazsanız 24 saate biter












