Gelin Koleksiyoncusu
Gelin Koleksiyoncusu korku ve gerilim dolu bir kitap, kalp atışlarınızın ne denli hızlandığını fark ettiğinizde çok şaşıracaksınız. Tess Gerritsen KUTSA BENİ TANRIM, İŞLEDİĞİM VE İŞLEYECEĞİM GÜNAHLAR İÇİN... FBI özel ajanı Brad Raines kariyerinin en karmaşık davasıyla karşı karşıyadır. Davanın ucunda dört genç kadını öldürmüş, sapık ruhlu ve bir o kadar da zeki bir seri katil vardır. Her şey, terk edilmiş bir ahırda bulunan genç bir kadın cesediyle başlar. Ölü beden çırılçıplak soyulmuş, başına bir gelin duvağı konulmuş ve koltuk altlarından desteklenerek duvara sırtından yapıştırılmıştır. Topukları matkapla delinen cesedin en büyük özelliği ise, hâlâ çok güzel görünüyor olmasıdır. FBIın Gelin Koleksiyoncusu olarak adlandırdığı katilin hedefi, mükemmelliğin sayısına yani Tanrının rakamı olan yediye ulaşmaktır. Bunun için sırada ölümü bekleyen üç masum ve güzel kadın daha vardır. Katili bulmak artık tam bir zaman yarışına dönüşmüştür. Davayı çözmekte zorlanan Bradin son umudu ise, yardım almak için başvurduğu sıra dışı kişi, şizofren tanısı konulan Paradisetır. Cesede dokunduğunda,o kişinin ölmeden önceki son dakikalarını yaşama yeteneğine sahip Paradise, korkunç katil Gelin Koleksiyoncusunun yakalanmasına yardımcı olabilecek midir? Bu kitabı okuduktan sonra ruh halinizi sorgulayacak, Ted Dekker'ın heyecan dolu romanıyla gerilimin iliklerinize kadar işlediğini hissedeceksiniz. Publishers Weekly Muhteşem kurgusu, sürükleyici dili ve insanı hem kendini hem de çevresini sorgulamaya iten tarzıyla, Ted Dekker hayranlarının kaçırmaması gereken bir kitap. Library Journal Muhteşem bir roman, kesinlikle meraklanacağınız bir kurgusu var. Şizofren hastası bir kız ve gizemli, garip bir katil sizi beklemediğiniz sürprizlerle karşılaştıracak. Douglas Preston
Baskılar2
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(14)
Tüm puanları gör (35)Ted Dekker'ın kitabı; ilgi çekici bir isim, etkileyici bir kapak ve Tess Gerritsen referansı ile karşıma çıkınca, elbette ki beklentim de büyüktü. Kitabın konusu; şizofren etkileri görülen bir adamın güzel kadınları, sözde Tanrı'nın gözdelerini dehşet bir yöntemle öldürmesi ve bunu ayin havasında gerçekleştirmesi. Bu davranışı ile Tanrı'nın sevdiği bir insan olduğunu düşünecek kadar hastalıklı bir yapıya sahip. Son ve en gözde geline giderken de her defasında daha kutsanmış olduğunu düşünüyor. Kurbanların bulunması ile olaya karışan FBI, deneyimli ajanı Brad Raines soruşturmaya dahil ediyor. Bundan sonrası daha çok bulmaca havasında ve az biraz aksiyonla ilerliyor. Olaya FBIdan çok diğer hastalar müdahil ve çözmeye çalışıyor. Konu güzel fakat kurgu vasat, boşluklarla dolu ve zorlama tesadüfler çok fazla kullanılmış. Ben bu kitaptan umduğumu bulamadım. Elinizde varsa kitabı okuyun hatta sizin yorumunuzu da duymak isterim fakat almaya değmeyeceğini düşündüyorum.
Çember serisinden sonra okunmasını asla tavsiye etmiyorum. Çember serisini okuduktan sonra acaba bu kitabı Ted Dekker'ın kuzeni mi yazmış dedim. Polisiye gerilim olmasına rağmen ne gerilim vardı ne polisiye. Resmen beni reading slumpa soktu, okuma hevesimi söndürdü.
Kitabın başında hemen katille irtibatta bulunması pek hoşuma gitmedi. Bu kadar başlarda böyle yapması gizemi biraz azaltmış. Sanki birde çok gereksiz yere konuyu bu kadar uzatmış gibi geldi bana.
Başları biraz yavaş ilerliyor olsa da 200 den sonrası bir oturuşta bitecek kıvamda. konusu diğer polisiyelerden çok farklı değil ama ben beğendim diyebilirim okunabilir :)
Başından itibaren katilin kim olduğunun biliniyor olması heyecanınızı söndürmesin. Gizem sadece katilin adından oluşmuyor. Güzel bir hikayeydi. Ted'i seviyorum...
Aslında kitap biraz fazla detaya girmişti ama 2 hafta kadar hiç kitap okuyamadığım için (sınavlar yüzünden) kitabı 1 günde bitirdim... Sonlara doğru güzelleşen kitaplardandı bu da yani sonu heycanlıydı güzel bitti..
çok sıkıcıydı..başından itibaren herşey belliyken bu kadar uzatmanın mantığı neydi bilmiyorum ama çok zor bitirdim..tavsiye etmiyorum..
Hikaye genl hatlarıyla güzel ama yazarın anlatımı bir o kadar sıkıcı.
akıcı ama çember serisinice göre biraz vasattı.çok şaşırtıcı ve müthiş diyemem.
Olay döngüsü biraz garip olsa da okunabilir. Katilin kim olduğunu biliyoruz. Herhangi bir yanlış yapmaması onu bulmalarını zorlaştırsa da katil kedi fare oyunu oynamayı seviyor. Zekasını göstermeyi seviyor bu yüzden notlar bırakıp kendisini bulmalarını istiyor.
http://kitapeylemi.blogspot.com/2013/07/60-gelin-koleksiyoncusu-ted-dekker.html
İlk defa katilin en başından bilindiği bir polisiye roman okudum. Sıkıcı olmamakla beraber klasik bir polisiye. Yüksek bir beklenti ile okumamak lazım.
Yazarın Oyun ve Kutsal Meclis kitaplarını okumuş ve beğenmiştim. Bu kitabındanda umutluydum ve yorumlarda olumluydu ama maalesef pek sevemedim bu kitabı, heyecan dozu zaman zaman artsada genel anlamda sıkıcı geldi.
Harika bir kitaptı. Yazarın kalemi çok iyi, okuyucuya adrenalini ve gerilimi fazlasıyla hissettiriyor. Cinayetlerin işleniş biçimleri tüylerinizi diken diken yapıyor ve katili daha ilk sayfalarda tanıyor neden kadınları öldürdüğünü biliyorsunuz. Katilin -gelin koleksiyoncusunun- her daim FBI'dan bir adım önce olması ve izine hiç rastlanmamasını sağlaması oldukça etkileyiciydi. Eğer polisiye/gerilim seviyorsanız mutlaka okumalısınız.












