Kindar Ölüm (Eve Dallas, #6)
Kindar Ölüm, heyecanlı bir polisiye öykünün yanı sıra, gittikçe güçlenen Eve-Roarke aşkını anlatmaya devam ediyor. Eve Dallasın bu kez peşine düştüğü cani, bir dahi kadar zeki ama bir canavar kadar acımasız bir psikopattır. Kin dolu katil, karanlık bir geçmişin izlerini sürerek, asıl hedefi olan Roarkea adım adım yaklaşırken, polis teşkilatını şaşkına çevirmektedir. Eve, nereden gönderildiğini bir türlü saptayamadığı bilmece gibi mesajlardan, işlenecek cinayetin yerini öğrendiği halde, zamanında olay yerinde olup katili durduramaz. Her şey on yıl önce paylaşılmış bir sırrın gölgesinde kalmakta, üstelik elde edilen tüm ipuçları kocasının uşağı Summerseti işaret etmektedir.
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(5)
Tüm puanları gör (37)yorum için: https://illekitap.blogspot.com/2021/04/nora-roberts-kindar-olum-olum-serisi-6.html ~~~*~~~ Yaşam, diye düşündü, bazıları için en güzel şeyi sona saklama riski alamayacağı kadar belirsiz. ~~~*~~~ ~~~*~~~ Bir yıldan kısa bir sürede, Eve'in bütün savunmasını yıkmış, kalbinin kilitlerini kırmış ve işin şaşırtıcı yanı sadece aşkını değil güvenini de kazanmıştı. Üstelik hala onu kızdırmayı başarıyordu. Roarke, onun hayatındaki ilk ve tek muziceydi. ~~~*~~~ ~~~*~~~ "İşte burada ayrılıyoruz. Kanun her zaman masumun ve kullanılanın yanında değildir. Kanun her zaman yeterince duyarlı değildir. Yaptıklarım için özür dilemeyeceğim Eve, ama seni düşürdüğüm durum için... seni görevinle benim aramda bir tercih yapmak zorunda bıraktığım için özür dilerim." ~~~*~~~ ~~~*~~~ "Rozetimi teslim etmenin benim için kolumu kesmekten farksız olacağını belirtmek isterim ama eğer işimle evliliğim arasında bir tercih yapmam gerekirse, kolumu da keserim." ~~~*~~~
Dayanamadım seriden bir kitap daha okudum :) Henüz normal halini bulamadığım için pdf okumak zorunda kaldım ancak seriyi ikinci elde olsa tamamlamaya çalışacağım. Güzel, merak uyandırıcı, heyecanlı bir seri. Okumayanlara şiddetle tavsiye ederim :) Eve ve Roarke en uyumsuz uyumlu çift :) "Bir yere mi gidiyorsun?" Roarke yerinden kalkıp yanına geldi. Eve'in yanından ayrılmadan çalışabilmek için odanın oturma bölümüne yerleşmiş, bir gözünü uyuyan karısının üzerinden ayırmadan ekrandan akan hisse fiyatlarını inceliyordu. Eve tekrar uzanmadı. Bu bir onur meselesiydi. "Belki. Sen beni hastaneye götürdün." "Evet, âdetimdir. Ne zaman karım havaya uçsa, hemen hastaneye götürürüm." ------------------------------------------------------------- Eve, Peabody'yle görüşmek için sert adımlarla uzaklaşırken Brian sırıtarak Roarke'un sırtına vurdu, "işte kadın diye ben buna derim, ha?" "Gül yaprağı gibi narindir benim sevgilim. Hassastır, yumuşak başlıdır." Roarke uzaktan Eve'in yüksek sesle ana avrat sövdüğünü duyarak kendisi de sırıttı. "Sesi de bülbül gibidir." "Sen de ona sırılsıklam aşıksın." "Perişanım."
İçinde bolca Eve&Roarke diyalogları olduğundan mı bilmiyorum ama bu serinin en sevdiğim kitaplarından biridir..
Vay be..Ne kitaptı ama.Bu kitap şuana kadar en çok beğendiğim ve eğlendiğim kitap oldu.Bu kitapta Roarke ve Summerset'in geçmişine dönüyor bazı kesitler okuyoruz. Bir katil, kendisini kutsanmış, intikam meleği gibi gören bir sosyopat. Ve kendine seyirci,rakip olarak seçtiği Eve. Yani kızımız yine iş başında.. Katilimiz oldukça zekiydi, ama Allah'ım ya o nasıl bir düşünce sitemi ve mide. Yaptıklarını okumak bile beni iğrendirdi. Kitap oldukça akıcı ve merak uyandırıcı bir şekilde ilerledi ve herzamanki gibi sonunda Eve yaralı ve Roarke son anda yetişerek onu kurtardı. Ben bile alıştım buna..uzun lafın kısası yine harika bir maceraydı :) Bu kitapta çok sevdiğim yerler oldu hemen alıntılarıda ekleyeyim :D [ 1)"Eve silahını çekti ve Peabody'ye sola doğru gitmesini işaret etti. Roarke'a "Sen benimle kal," dedikten sonra merdivenlere yöneldi. "Bu konuyu daha sonra konuşacağız." "Elbette konuşuruz," dedi Roarke ve cebindeki yasadışı dokuz milimetrelik otomatikten bahsetmeden onun arkasından yürüdü. Neden sevdiği kadını bu küçük detaylarla strese sokacaktı ki? 2)""Burada kaç o d a var?" " Bilmiyorum. Bazen bana geceleri çiftleşip minik odalar yavruluyorlar, sonra o minik odalar da büyüyüp onlar da yavruluyor gibi geliyor. 3)"Bir yere mi gidiyorsun?" Roarke yerinden kalkıp yanına geldi. Eve'in yanından ayrılmadan çalışabilmek için odanın oturma bölümüne yerleşmiş, bir gözünü uyuyan karısının üzerinden ayırmadan ekrandan akan hisse fiyatlarını inceliyordu. Eve tekrar uzanmadı. Bu bir onur meselesiydi. "Belki. Sen beni hastaneye götürdün." "Evet, âdetimdir. Ne zaman karım havaya uçsa, hemen hastaneye götürürüm." 4)Eve, Peabody'yle görüşmek için sert adımlarla uzaklaşırken Brian sırıtarak Roarke'un sırtına vurdu, "işte kadın diye ben buna derim, ha?" "Gül yaprağı gibi narindir benim sevgilim. Hassastır, yumuşak başlıdır." Roarke uzaktan Eve'in yüksek sesle ana avrat sövdüğünü duyarak kendisi de sırıttı. "Sesi de bülbül gibidir." "Sen de ona sırılsıklam aşıksın." "Perişanım."
Söylentiler Epsilon'ın bu seriye devam etmeyeceği yönünde...Umarım bu seriyi durup dururken kesmezler...Çünkü çok güzel bir seri...Özellikle Evi İle Roerke'ın aşkı mükemmerl...Bu macerada artık evlilikleri rayına oturmaya başlıyor.. Kocasının geçmiş hayatına dair epeyce şeyler öğreniyor Eve....











