Yazgı
New York Times çok satanlar yazarı Julie Garwood'dan sürükleyici bir hikâye, kalbinizi ısıtacak karakterler... Leydi Madelyne acımasız ağabeyi Baron Louddon'ın zalimce planlarının cezasını çekmektedir. Kurt olarak bilinen Baron Duncan intikam ateşiyle Louddon'ın arazisine adamlarını saldığında genç kızı esiri olarak kaçırır. Fakat bu mağrur güzeli tanıdıkça onu hayatı pahasına koruyacağına dair and içer. Zamanla her ikisi de birbirlerine karşı koyamazlar ancak Madelyne lordu gibi cesur ve bir kurt kadar güçlü bir şekilde onuru için mücadelesini sürdürmeye devam eder. "Tek kelimeyle büyüleyici." Romantic Times
Baskılar1
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (90)Wexton'ın güçlü Kurt lakaplı Baronu Duncan kız kardeşine tecavüz eden düşmanı Louddon'dan intikam almak için gider. Düşmanın kalesine tek başına, kendini korumak için yanında silah olmaksızın gitmiştir. Kendisi kadar arazi sahibi Baron Louddon'ın aralarındaki geçici ateşkese uyacağını zannetmiştir. Ama Louddon adil bir savaşçı olmadığından Duncan'ı yakalatıp bağlayarak soğukta donması için dışarıda bırakmıştır. Tüm askerler Duncan'ın bağlarını çözüp saldırmasından korkar. Onun Herkül gibi gücünü anlatan pek çok hikaye dinlemişlerdir. Dövüşünü izlemişler, üstün kuvvetine tanık olmuşlardır. Baron Louddon esirinin onursuz ve itibarsız ölmesini ister. Fakat esiri hiçte ölmek üzere olan biri gibi davranmaz. Hayatının bağışlanması için yalvarmaz. Titremez bile. Hakkında övgüyle anlatılan hikayelerde olduğu gibi korkusuz bir savaş kahramanı gibi davranır. Kimse bu işin arkasında kendisinin olduğunu anlamasın diye böyle bir ölüm yolu bulmuştur. Duncan ölüme terk edilir ama onu kurtaran bir kahramanı olur. Madelyne, şeref nedir bilmeyen abisinden bıkmış durumdadır tam kaçarken zor durumda ki Duncan'a yardım etmeden gidemez. Keşfedilirse ölümüne mal olacağını bilse de tüm sonuçları ve sorumluluğu üstlenip Duncan'ı kurtarır. Duncan'ı güvenli bir yere götürür donan ayaklarını elbisesinin içine koyup ısıtır. Duncan'ın askerleri yetişir ve sayıları abisinin askerlerinin sayısından az olsa da abisinin evi harap edilir. Madelyne bunun için en ufak bir kızgınlık duymaz. O eve hiç ait olmamış, orada hiç güzel anılar biriktirmemiştir. Bu yüzden zaten kaçmayı planlamışken bir anda kendisini kurtardığı Duncan ile giderken bulur. Olay böyle görünse de Duncan'ın bambaşka bir planı vardır. Louddon'un kardeşi Madelyne'i kaçırmak. Böylece intikamını almış olacaktır. Fakat şeytanın kardeşi harikuladedir ve emin olduğu tek şey Madelyne'i asla bırakmayacağıdır. Madelyne istese de istemese de artık ona aittir. Madelyne kendi ayağı ile Duncan'ın yanına gelince macera başlar. Bir araya gelen ikili birbirini tanıdıkça yakınlaşmaları kaçınılmaz olur. Onların yazgıları daha ilk andan belli olur. Beğendiğim bir Garwood romanı daha oldu. Madelyne harika bir karakterdi bayıldım ona, okurken de çok eğlendim. Duncan ise kusursuz savaşçılardan. Bu ikili bir araya gelince nasıl sevilmez ki.
Çok beğenerek okuduğum bir kitaptır mutlaka okuyun bence 💞
Julia Garwood sevdiğim yazarlardan biri.Gelin ve düğün kitabından sonra bu kitapta biraz hayal kırıklığına uğradım.Bu kitabın konusu ve olayların akışı güzeldi.Ancak bazı yerler gereksiz uzatılmış.Sanırım sıkılmama sebep olanda bu kısımlardı.Yinede türünü sevenlere tavsiye ederim.
Duncan diyorum başka da söze gerek yok arkadaş ! Leydi Madelyne yazgısını bizzat belirlemişti. Onun ayaklarını ısıtmıştı...
10 üzerinden 10 Bir Garwood klasiği daha. Gelin'i sevenlerin bu kitabı da seveceğine inanıyorum :D
Madelyne-Duncan'ın yaşadıkları güzel şekilde aktarılmıştı. Aslında puan olarak 10 vermeyi çok isterdim ne yazık ki 8 vermemin sebebi yazardan kaynaklanıyor. Yazar kurguladığı öyküye o kadar çok girmiş ki karakterlerin ne düşündüğünü anlayamıyorsunuz sadece yazarın karakterler için düşüncelerini sıkça okuyorsunuz. Madelyne biraz salak bir karakter sanırsam. Başlarda ateşlendiği için anlamamasını kabul ettim ama sonrasında kaç gece adamın kollarında yatıyor ama ne olduğunun farkında değil.
Çok saçma olduğunu düşündüğüm kitaplardan biri. Okumanızı önermem çünkü gerçekten saçmadır.
10 üzerinden 10 verilecek bir kitaptı. Çeviriyi pek akıcı bulmasam da.
O kadarda beğenmedim maalesef. Başka yazarların onu feyz almasına alıştım ama kendisi bir süre sonra döngüye girince olmuyor.
Öyle ahım şahım kitaplarında birşey anlatmasada sizi sıkmadan romantik-komedi bir film izler gibi okuyabiliyorsunuz yazarın kitaplarını bu kitabını 2 günde hiç sıkılmadan bitirdim tavsiye ederim.
tipik bir Julie Garwood romanı..karakterler ve kurgu muhteşem
Ben İskoç kitaplarına sapık derecede hastayım sanırım... Bide bu kitapları Garwood yazıosa aklımı yitirebilirim. Sadece alın ve okuyun daha yorum yapamıcam... Sevgilerle,
Okudum bitirdim çok yine çok eğlendim:) JG seviyorum <3 Madelyne'nin her zaman gerçeği söylemesi bazı diğer kadın roman kahramanlarından çok farklıydı ayrı bir lezzeti vardı '' aman bunu demeyeyim yanlış anlaşılırım,kendime saklamalıyım'' gibi tripleri hiç olmadı Hele en sonlarda bir kaç kere''ben büyük badire atlattım'' demesi yaşadıklarını yeni idrak etmesi pek hoştu Bornoz, lamba ve paradoks (yunanca kökenli batı dillerine 17. yy.da girmiş çünkü..) gibi kelimelere takılmadım değil
Okunacak ilk Garwood romanlarından biriyse muhtemelen çok beğenilicektir Ama yazarın birkaç kitabını okuduysanız konusu, uslübü çok bilindik ve çok tahmin edilebilir Zor bitirdim...
yazarın diğer kitapları kadar iyi değildi ama yinede keyifleee okundu...
Aslında 10 puan verecektim ama bundan daha fazla seveceğim bir JG romanı okursam eğer ona haksızlık olsun istemedim :)
JULİE ARTIK AYNILAŞMAYA BAŞLADI OKADAR TANIDIK GELDİKİ
Güzeldi , onun tarihi aşk romanlarını okumayı özlemişim... Sanırım sürekli aynı şeyleri yazsa da onu okurum... Tatlı eğlenceli ve akıcıydı :) Kaçırmayın :)
Tek kelimeyle harikaydı! Gerçi klasik Garwood eseri diyebilirim. Bu kadının olayları yazmasına hastayım ve onca olayı mutlu bir aşka bağlamasına da. Madelyne ile Duncan'ın tanışmaları, ayak ısıtmasından sonra aşk ve savaşlar... Her şey o kadar bütün geliyor ki olayların birbirinden kopmasına imkan yok. Kuru kuru bir aşk değil heyecanlı bir aşk okudum. Her dakika aha savaş çıkacak dedim... Sonunda Louddon'un ölümünün Duncan'ın değil de kurdun elinden olması çok hoşuma gitti. İnkar edemem bu kısımda çok şaşırdım. Hep Duncan'ın öldürmesini bekledim. Ayrıca Gerald&Adela arasının düzelmesi de çok iyi oldu. Hele Duncan'ın ateş başında Gerald'a Adela'yı öp dediğinde şaşırdım. Normalde böyle bir şey beklemiyordum. Gerald'da gerçekten sevmiş kızı... Ahh bir de hep alışılagelmiş JG kadınları erkeklerine sevdiğini söylerdi bunda ilk Duncan söyledi. Ve ondan sonra Madelyne söyledi sevdiğini.. Bu da hoş bir detay olmuştu. Şiddetle tavsiye ederim :)
Bir puanını Deneyimleme Kelimesi için kırıyorum... Yazgı Julie Garwood Goodreads Puanı 5/4,13 Benim puanım ise 5/5 olabilirdi..Ama başlardaki durağanlık ve çeviride hissedilen aksama yüzünden 5/4,5 Kapağa da deyinmek istiyorum bence orjinal olmadığı halde çok uygun ve güzel bir kapaktı.. Kitabı bitirdikten sonra da dedim ki:)) Sonunda harika bir Julie Garwood romanı okuyabildim..Çeviri genelde idare ederdi..Bir kelime daha kelime dağarcığımıza girmiş oldu ( Deneyimleme ) çevirmen böyle tercüme ettiyse editör ne yaptı?..Onu merak ettim..O kelimeyi normal kullandığımız kelime ile değiştirip okudum.. Romanı başlarda biraz durağan gitse de sonradan açıldı ve Garwood'un o büyüleyici dünyasına tekrar adım atabilmiş oldum... Roman 100'lü sayfalardan sonra çok güzelleşti inanın elimden bırakamadım...Böylesi güzel bir roman beklemiyordum..Okurken çok büyük keyif aldım..Tavsiye ederim... Romanın konusu oldukça da güzeldi..Aşk,Mizah,Tutku Garwood o büyülü kalemi ile şiirleştirmiş sanki..Romanın başında erkek karakterimizin ayaklarını göğsünde ısıtarak donmaktan kurtaran Kadın kahramanımız Madelyne bir anlamda kendi kurtuluşuna da ön ayak olmuş olur... Onurlu savaşçı Baron Duncan 'ın kızkardeşine Madelyne'in üvey ağabeyi tecavüz etmiştir orası da ayrı bir hikaye bunu romandan okuyun bence..Bunun intikamı için düşman topraklarına tek başına gidecek kadar gözü karadır erkek kahramanın..Kadın kahramanımız Madelyne ağabeyinin nasıl bir insan olduğunu bildiği için Baron Duncan'a yardım eder..Ayaklarının donmaktan kurtarır ve iplerini çözer.Duncan ise onu kaçırarak teşekkür eder:)) Şaka bir yana Madelyne onurlu merhametli,dürüst,bilge bir kadın karakter gerçekten de bu kadın her türlü güzelliği hakediyor..Sevdiği tarafından da boşuna Melek konumuna yükseltilmemiş..Sanırım Garwood kadınlarının da ortak özelliği bu.. Baron Duncan ise gözü kara,adil,yakışıklı,atak..Bu iki karakter tam anlamı ile karşılaştıklarında birbirlerini bulmuş oldular.. Kader bir anlamda onları birleştirmiş..Yazar bunu çok da güzel hissettiriyor... Arada kan davası da olsa,Kral da olsa onların birbirlerine inançlarını çok sevdim..Yer yer Madelyne'in sakarlıkları,özellikler o talim yaptığı ok sahnesi çok sevdim...Ayaklarına nişan aldığı düşmanın kalbinden vurmasını sevdim.. Bıraksanız daha sayfalarca yazabilirim..Gelin'i sevdiseniz Yazgı'yı da seveceksiniz..Keşke bu kitabın çevirmeni Seden Gürel olsaydı..Onun çevirisini de okumak isterdim..Tavsiyemdir!!! Okuyun beğeneceksiniz!!!...
JG yapmış yine yapacağını ve harika bir hikaye çıkmış ortaya!! Güzel bir kitapti beğendim. Özellikle kapağını diğer JG romanlarına göre daha çok beğendim. Hikaye ise Madelyne ve Baron Duncan arasıondaki aşk, birbirlerine duydukları sevgi çok güzeldi. Özellikle Leydi Madelyne'nin komik düşünce ve konuşmaları çok hoşuma gitti. Keyifli okumalar!!
Her zaman büyük keyif bu yazarı okumak :)
Benzer Kitaplar

Benimle Kal (The Hathaways, #1)

Ödül

Sana Muhtacım (Bridgerton, #6)

Ateş ve Buz (Buchanan, #7)

Güllere Sor (Claybornes' Brides, #1)

Bir Çapkına Vuruldum (School For Heiresses, #1)

Sevgim Sana Ait (The Wallflowers, #3)

Fidye (Highlands' Lairds, #2)

O Yaz (The Wallflowers, #1)

Asi (MacLeods of Skye Üçlemesi, #1)

