Eser· Kitap

Kafamda Bir Tuhaflık

7.8/10(163)

Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul'daki hayatlarını hikâye ediyor. 1969 ile 2012 arasında, kırk yılı aşkın bir süre Mevlut, İstanbul sokaklarında yoğurtçuluk, pilavcılık, otopark bekçiliği gibi pek çok iş yapar. Bir yandan sokakların çeşit çeşit insanla dolmasını, şehrin büyük bölümünün yıkılıp yeniden inşa edilmesini, Anadolu'dan gelip zengin olanları izler; diğer yandan ülkenin içinden geçtiği dönüşümlere, siyasi çatışmalara, darbelere tanık olur. Onu başkalarından farklı kılan şeyin, kafasındaki tuhaflığın kaynağını hep merak eder. Ama kış akşamları boza satmaktan ve sevgilisinin aslında kim olduğunu düşünmekten hiç vazgeçmez. Aşkta insanın niyeti mi daha önemlidir, kısmeti mi? Mutluluk veya mutsuzluğumuz bizim seçimlerimize mi bağlıdır, yoksa bizim dışımızda mı gelişip başımıza gelirler? Kafamda Bir Tuhaflık bu sorulara cevap ararken aile hayatıyla şehir hayatının çatışmasını, kadınların ev içlerindeki öfke ve çaresizliklerini resmediyor.

Baskılar68

Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

YAPI KREDİ YAYIN EVİ

480 sayfaISBN 97897508308842014-12-09
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

YAPI KREDİ YAYINLARI

480 sayfaISBN 97897508308842014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

YKY

480 sayfaISBN 97897508308842014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfaISBN 97897508308842014-12-01

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

375 sayfaISBN 97897508308842014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfaISBN 97897508308842014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

477 sayfaISBN 97897508308842014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfaISBN 97897508308842014-12-15
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfaISBN 97897508308842014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfaISBN 9789750830884
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

477 sayfa
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

466 sayfa
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

477 sayfa2014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

yapı kredi yayınları

466 sayfa2014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfaISBN 97897508308842014-12-01

Kafamda Bir Tuhaflık

kafamda bir tuhaflik

kafamda bir tuhaflik

477 sayfa
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

478 sayfa2014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

kafamda bir tuhaflık

kafamda bir tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

YAPI KREDİ YAYINLARI

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

475 sayfaISBN 9789750830884
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

450 sayfaISBN 97897508308842015-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

466 sayfa2015-01-01

Kafamda Bir Tuhaflık

477 sayfa

kafamda bir tuhaflık var

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

470 sayfa2014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

YKY

475 sayfa2014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfaISBN 97897508308842014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfa2014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

482 sayfaISBN 97897508308842014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

yapı kredi yaynları

466 sayfa2014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfa2014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

YKM

466 sayfa

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfaISBN 97897508308842014-01-01

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

480 sayfa
Kafamda bir tuhaflık

Kafamda bir tuhaflık

466 sayfa

kafamda bir tuhaflik

yapi kredi

475 sayfa
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

YKY

kafamda bir tuhaflık

kafamda bir tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfa2015-03-25
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

466 sayfaISBN 97897508308842014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

yky

kafamda bir tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

466 sayfa
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfaISBN 97897508308842014-12-08
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfaISBN 27897860043312014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

YKY

480 sayfaISBN 97897508308842014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

477 sayfa
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfa2014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

YKY

477 sayfaISBN 97897508308842014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yky

480 sayfa2104-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfaISBN 97897508308842014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfa2014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

YKY

480 sayfa2014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfa
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

Yapı Kredi Yayınları

480 sayfa2014-01-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

YKY

480 sayfa2014-12-01
Kafamda Bir Tuhaflık

Kafamda Bir Tuhaflık

480 sayfa

Düzenleme Geçmişi

Yükleniyor...

Puanlama

7.8/ 10
163 puan
10
26
9
31
8
54
7
26
6
11
5
9
4
2
3
1
2
2
1
1
Lleavesoccer· Kafamda Bir Tuhaflık
9/1015.04.2024

Roman, Mevlut'un ve ailesinin 1950'lerden 2012'ye kadar İstanbul'daki yaşamlarını anlatıyor. Mevlut, zengin olma fırsatları bulsa da, bunları ahlaki nedenlerden dolayı geri çeviriyor. Amcasının oğlu Süleyman'ın yardımıyla Semiha adında bir kıza aşık oluyor ve onunla evleniyor. Ancak yıllar sonra Süleyman'ın onu kandırdığını ve Semiha'nın aslında Rayiha adında bir kız kardeşi olduğunu öğreniyor. Roman, Mevlut'un bakış açısından anlatılıyor ve şiirsel bir dil kullanılıyor, betimlemeler oldukça canlı. Şurada da - https://kitapyorumlar.com/orhan-pamuk-kafamda-bir-tuhaflik-var/ - belirtildiği üzere İstanbul'un tarihi ve değişimi hakkında da bilgi edinmek isteyenler için gerçekten güzel bir kaynak.

Mmegoer· Kafamda Bir Tuhaflık
8/1029.04.2019

2016 da okuduğum ve orhan pamuk ile tanismama vesile olan kitap. Gayet akıcı olduğunu hatırlıyorum. Dönemde ve köyden kente yaşanan göçlerde insanların hayat şartları ile ilgili fikir sahibi olmanızı sağlıyor.

Bbirbenbirsen· Kafamda Bir Tuhaflık
9/1024.03.2018

Booo-zaaaa; yogurt-cuuuu; esssskii-ciiiii; ...... ne guzel buyuduk biz bu seslerle... bir tek Bozaci hala geciyor bazi aksamlar... Buyuk bir keyifle okudum "Kafamda Bir Tuhaflik"i.. Bitsin istemedim... Bozaci / yogurtcu Mevlut ile ben de, gecekonduda buyur iken, Istanbul"un arka sokaklarinda gece boza satar iken, ya da Taksim"de bufe isletir iken, Cihangir yokuslarinda yogurt satar iken, Fener/Balat in fakir sokaklarini arsinlar iken, Gaziosmanpasa"da duvarlara afisler asar iken, kafamda, dusuncelere, anilara gittim... Orhan Pamuk"un kalemi iste bu nedenle cok guclu...Giriyorsun romanin icine, sen de yudumluyorsun bozayi, rakiyi, sen de hissediyorsun o tutkulari ve ozlemi... detaylar, tasvirler, eski guzel mesleklerin tum incelikleri... Mutlaka okunmali, mutlaka bu keyif yasanmali...Hele Istanbul asigi iseniz benim gibi, kitapda anlatilan, copu, pisligi, eskimisligi, kesmekesi ve insanlari ile daha da cok seveceksiniz bu sehri !

HhandanY· Kafamda Bir Tuhaflık
7/1026.02.2018

Beyoğlu ve Tophane bölgesinde yetişmiş biri olarak oldukça etkileyici

Eefendi zibidi· Kafamda Bir Tuhaflık
8/1009.01.2018

Detaycı anlatım yazarın en belirgin özelliği. Kurgu ve konu olarak çok dikkat çekici olmasa da işçiliği çok iyi.

Bbirrccan· Kafamda Bir Tuhaflık
6/1012.11.2017

'Kafamda Bir Tuhaflık' kitabıyla yazar roman kahramanı Mevlut'un içinden geçenlerle beraber şehirde yaşananların da tuhaf olduğunu çarpıcı bir gözlemle sunuyor. Ama kitapta gereğinden fazla ayrıntılar, örneğin bir kere bahsedeceği bir mafya babasından birkaç sayfa boyunca bahsetmesi kitabı yorucu bir uzunluğa sürüklemiş. Kitabın özellikle yarısından sonra bazı paragrafların sadece ilk cümlelerini okudum. Orhan Pamuk'un okuduğum ilk kitabıydı, diğer kitaplarını da okumak için bir heves uyandı içimde. Yazarın hakkındaki polemikleri bir tarafa bırakarak okumanızı tavsiye ederim.

Ccengizpekgoz· Kafamda Bir Tuhaflık
10/1020.07.2017

Belki daha önce hikayenin farklı karakterlerin ağzından anlatıldığı bir roman okumamışsınızdır. Ne güzel bir hava. Bir Samiha bir Vediha'nın dilinde Mevlut'un hikayesi. Her sayfada, her bölümde Orhan Pamuk'un bambaşka dil inceliklerine şahit olurken kitabın son cümlesinde içinizin cızzz etmesi hem yazarın başarısı hem kitabın size geçmiş olması herhalde. Orhan Pamuk iyi ki var, iyi ki kitaplar var.

LLeilae· Kafamda Bir Tuhaflık
5/1001.08.2016

Çok severek aldığım fakat sonradan bir türlü okuyamadığım kitaptır malesef.. Kitabın dili biraz ağır çok fazla ayrıntı detay beni yordu.. Orhan Pamuk'u severim ama bu kitap...

Ttbpkgr· Kafamda Bir Tuhaflık
9/1020.04.2016

İlk okuduğum kitabı idi; önyargı, tereddütle yaklaştım. Doyasıya okunacak bir roman. Kitabın önsözünde, bu adama haksızlık yapıldığını düşündüm. Siyasetten, yoksulluğa, aşkta kadar her şey mevcut. Tavsiyem midir? Tavsiyemdir!

Nneşekutlu· Kafamda Bir Tuhaflık
7/1017.03.2016

Beyşehir'li Mevlüt'ün köyden İstanbul'a yoğurtçuluk yapan babasının yanına taşınması, okul dönemleri, yoğurtçuluk-bozacılık yapması, Rahiya'yı kaçırması, amcası Hasan-oğulları Korkut ve Süleyman'la olan ilişkileri, arkadaşı Ferhat, Rahiya'nın kardeşi Samiha, Samihanın Ferhat ile kaçması, Mevlut'un kızları Fatma ve Fevziye, Rahiya'nın ölümü, Ferhat'ın ölümü, Mevlut'un Samiha ile evlenmesi... Tüm yaşamı boyunca İstanbuldaki köklü değişikliklere rağmen iyi niyetinden, dürüstlüğünden vazgeçmeden, özgür olduğu - hayal kurduğu işlerde çalıştı Mevlut. Boza satmayı hep sevdi. İstanbul sokaklarını adım adım gezmeyi, boo-zaa diye yanık bağırmayı bırakmadı. Kafasında tuhaflık olarak hissettiklerinden vazgeçmedi.

Bbanucu· Kafamda Bir Tuhaflık
8/1013.02.2016

Son cümlesi için okumaya değer. http://kitaplardansayfalar.blogspot.com.tr/2016/02/kafamda-bir-tuhaflk-orhan-pamuk.html

Yyagmurr· Kafamda Bir Tuhaflık
7/1019.01.2016

Sevdim mi sevmedim mi gerçekten bilmiyorum. Bazen sıkıldım bazen severek okudum. Karakterleri bazen severken bazen nefret ettim. İşin özü benim için arada kalmış bi kitaptı. Anlatımlar çoğunlukla güzeldi. Orhan Pamuk'la ilk tanışma kitabıydı benim için. Sevdiğim bölümlerin hatrına yeni kitaplarına şans vereceğim :)

Ccemilarkun· Kafamda Bir Tuhaflık
9/1027.11.2015

1970 ve 1960 da İstanbul kırsal yasantisinin nasıl oluştuğunu ve geliştiğini anlatan Mevlüt üzerinden yürüyen İstanbul sokaklarını gezdiren sürükleyici bır kitap.

MMissisgamze· Kafamda Bir Tuhaflık
8/1024.09.2015

'Mektup bir şekildir, aslında önemli olan gönüldür.' Mevlut biraz değişik bir karakter, oldukça sessiz, yumuşak mizaçlı, ne düşündüğünü pek belli etmeyen zaten ne düşündüğünü -çoğu zaman- kendi de bilmeyen, dolaşmaktan, sokakları gezmekten ve bunu en iyi şekilde yapabildiği için boza satmaktan da oldukça mutlu. Böyle olunca da yan karakterler Mevlut'ten biraz daha karakterli olmuş sanki kitapta ve yer yer Mevlut'ü dinlemekten sıkılıyorsunuz. Romanımızda yan karakterler konuşmacı olarak giriyor ve ben bu anlatım tarzını aslında çok beğendim. Ancak yan karakterler de -örneğin Süleyman gibi- Mevlut'ten oldukça farklı olmasına rağmen konuşurken üsluplarının ana karakterimize benzemesi romanın tek düzeliğini pekiştiriyor. Semiha'yı sadece bundan ayrı tutuyorum. Bence güzel çizilmiş bir karakter Semiha. Aynı zamanda şehrin nasıl değiştiği çok güzel yansıtılmış, öyle ki Mevlut değişmiyor ama ondan başka her şey büyük bir hızla değişiyor alıntıda dediği gibi: 'Ne yazık ki bir şehrin şekli şemaili bir insanın kalbinden çok daha hızlı değişir.' Okurken ben neden bunu okuyorum diyorsunuz, bitirince ise günlerce düşünüp duruyorsunuz. Tipik bir Orhan Pamuk romanı. Aslında bir niyet, kalbin niyeti, dilin niyeti ve gerçekleşen KISMETin romanı. Kısmet, elindekiyle mutlu olma, elindekinin değerini bilme romanı. Her Pamuk romanı gibi kesinlikle okunmalı.

PParanoyakVisne· Kafamda Bir Tuhaflık
7/1013.09.2015

''Ben bu alemde en çok Rayiha'yı sevdim''

Dderin· Kafamda Bir Tuhaflık
8/1030.08.2015

Keyifle okudum.. Mevlüt karakteri etrafında dönem, İstanbul ve hayat çok güzel kurgulanmış. Sadece bazı bölümlerde aşırı ayrıntı var.

Ppalamutçuk· Kafamda Bir Tuhaflık
7/1022.07.2015

orhan pamuğun okuduğum ilk romanı ve açıkçası begenmedim. istanbul hayatını anlatması, insanların yaşayışlarına yer vermesi gayet güzel ve bu kitabı değerli yapan da bu bence ama ; başlarda çekilir olan kitap gittikçe sıkıcı olmaya başladı ve sayfa atlamaya başladım(son kısmını okumadığımı da itiraf edeyim). (ayrıca spoiler olacak ama şunu da söylemeden edemiycem mevlutun sonra samiha ile evlenmesi hiç hoş değildi) neyse şu an kitaba uyuz oldum yine

Ookamigo· Kafamda Bir Tuhaflık
5/1003.07.2015

yakın geçmişteki İstanbul 'un gece kondu hayatını anlatan kitap çok fazla ayrıntıya yer vermiş. Aşk hikayesi ile tarih bilgisi harmanlanmış. Çok sürükleyici bir kitap izlenimi vermedi. Yine de emeğine kalemine sağlık...

Nnolgun· Kafamda Bir Tuhaflık
1/1029.06.2015

sıradanlıksa mevzu benim hayatım da kitaplastırılabilir demek ki...

Ffatih00· Kafamda Bir Tuhaflık
8/1015.06.2015

Aslında bu ülkeyi yaşayanların (dikkat edelim bu ülkeyi yaşayanların diyorum çünkü en gerçek azınlık olarak bu ülkede başka bir ülkeyi hatta dünyayı yaşayan insanlar da var) bildik hikayesi. Lokantacı olur, garson olur, fabrika işçisi olur, memur olur farketmez aynı kaderi yaşar bu ülkenin çalışan kesimi. Bu romanda da bir istanbul bozacısının hayatını anlatır yazar. 60lı yıllarda taşı toprağı altın diyerek Anadolu'nun dört bir yanından İstanbul'a yapılan umuda yolculuğun öyküsüdür 'Kafamda bir tuhaflık.' Gecekondu Kültürünün doğuşu ve karakterlerin İstanbul'da var olma mücadelesi ile karakterlerin Türkiye'de son 50 yılda yaşanan önemli gelişmelerin bazen bizzat aktörleri olarak bazen de dolaylı yollardan etkilenenleri olarak yaşadıkları, romanın özünu oluşturuyor. Bu anlamda eser, bir roman olmasının yanı sıra ülkenin son 50 yılının sosyolojik yapısını yansıtmaya çalışmaktadır. Aslında kitapta yer yer yazar kafasını kaldırıp bu benim görüşüm der gibi kendi düşüncelerini yansıtan kelime ve tamlamalarla karşımıza çıkmasaydı kitap gerçekten kusursuz olabilirdi. Yine de bir yandan şehirli olmaya çalışan, bir yandan köyden getirdiği kültürünü muhafaza etmeye çalışan, şehrin kendi kurnazlarının yanında bir de kendisinin asla olamadığı şark kurnazlarıyla da mücadele etmek zorunda kalan, zaman zaman kendisi de küçük (asla diğerlerinin ki kadar büyük değil) hesaplar yapan Bozacı Mevlüt'ün hikayesini zevkle okuyacaksınız ve en çok da karısına olan aşkına saygı duyacaksınız

Ggül ekmen· Kafamda Bir Tuhaflık
6/1006.06.2015

Pamuk merakla beklenen bu kitabını 6 yılda İstanbul'un arka mahallelerini iyice araştırıp ordaki yaşam tarzlarını insan davranışlarını gözlemleyip öyle yazmış.Böyle bir çalışma içine girmiş çünkü yazarımız daha önceki hikayelerinde kahramanlarını İstanbul'un Nişantaşı gibi kalburüstü semtlerinde yaşatıyordu.. Kitapta Nobel ödüllü bir yazardan beklenmeyecek anlatım bozuklukları olsada Orhan Pamuk sonuçta..Kitabın ön kapağı ile konusu öyle uyumlu ki kapağa bakınca içeği ile ilgili kafanızda bişeyler oluşuyor.Kitabın arkasında da değinildiği gibi aşkta insanın niyeti mi kısmeti mi önemli sorusunun cevabı son bölüm ve hatta son cümle ile birlikte tam anlamıyla ortaya çıkıyor. Detaylı cümlelerin yazarı Pamuk; mahallede kuş uçsa sinek konsa yazar. Onun bu özelliği kitabı okurken zaman zaman okuyanı boğsada "ne çok uzattın be adam geç artık oraları"deme noktasına getirse de betimlemeleri tanımlamaları insanı derinden etkiliyor ve bilgilendiriyor. Mesela; İstanbul'un son 40 yılını orda yaşamamış olsanızda yaşamıssınız gibi bilirsiniz yada Mevlut'ün saflığı insanda acıma duygusu uyandırken, Korkut ve Süleyman'ın uyanıklığı bir tiksinme duygusu, babasının fakirliği ve gururu ise bir çaresizlik duygusu uyandırıyor. Pamuk bana nedenini bilmediğim bir şekilde soğuk ve itici gelse de kitap içimizden biri olan Mevlut'ün hikayesiyle sımcacık bir etki bıraktı. Ve boza her satırda insanın canını çektirecek kadar güzel anlatılan boza:) Bu hissiyat için bile Pamuk sevilir:) Bir röportajında Pamuk kitabını anlatırken; "Mevlut resmiyet ile şahsiyet arasında sıkışıp kalmış bir karakter neden?" sorusuna cevabı "Baskıcı bir toplumda var olmak isteyen, şahsi düşüncesini ancak arkadaşına saklayacak. Şahsi düşünceyle resmi düşünce arasındaki fark da yalnızca bir ikiyüzlülük farkı değil, bir hayat acısı farkı" diye açıklamış. Ne güzel söylemiş! Birde kahramanını niye Mevlüt değilde Mevlut olarak seçmiş onu merak ettim.. Kitapta benim açımdan en önemli vurgu; Mevlüt'ün akrabalarının büyük hayallerinin olması ve bu hayalleri gerçekleştirmelerine rağmen hayal edildiği zaman ki büyüklüklerini yitirmiş olduklarından dolayı sürekli mutsuz ve sinirli olmaları.Ki böyle insanlara günümüzde çok fazla rastlıyoruz. Bu durum; fazla hırs yada doyumsuzluk olarak nitelendirebilir. Diğer yanda; tüm değişimlere rağmen değişmeyen Mevlut'ün zaten küçük olan hayalleri ve istekleri gerçekleşirken, her ne kadar istediği gibi olmasa da olduğu gibi kabullenişi gerçekten kafasında bir tuhaflık olduğu hissini uyandırıken; Mevlut yaşadıklarıyla beklenenin beklendiği gibi gelmeyeceğini ama gelenin; gelmesini beklediğinden çok daha fazla mutluluk kaynağı olacağını yaşayarak aktarıyor bize. Böylelikle kabullenişlerinin kabul edilemeyecek yanları olmadığını göstermeye çalışıyor. Ve kitap okumanın en güzel yanı iyi kötü her kitapta karşınıza bir araştırma konusu çıkması.Bu kitaptada "bozada alkol var mı yok mu?" onu araştırdım. Osmanlı döneminde 4. Murat bozayı içinde alkol var gerekçesiyle yasaklamış.Ancak edindiğim bilgilere göre ben Vefa Bozacısının yalancısıyım :) "Bozanın temel maddeleri su, şeker, mısır ve buğdaydır. Bu karışıma dışarıdan herhangi bir alkol eklenmez. İçindeki karışımlar fermantasyon sonucu etil alkol oluşturur ki bozada alkol var diyen o zaman mayalı ekmekte yemesin" nokta:)

Iika_e· Kafamda Bir Tuhaflık
5/1020.04.2015

Okuyabildiğim bir yazar değil. Birçok kitabını yarım bıraktım bu kitap hariç. Ama yinede bir türlü bitmeyen cümleler ve çok uzun betimlemeler, sanki okudukça çoğaldı ve çoğaldı. Kabul ediyorum, diğer O.P. kitaplarına göre daha okunabilir bir kitap ama o kadar....!

Ssevidetuncay· Kafamda Bir Tuhaflık
8/1007.04.2015

yorumum blogda egemvekitaplarim.blogspot.com.tr/2015/04/sonunda.html?m=1

Eerkncetn· Kafamda Bir Tuhaflık
9/1004.04.2015

Türk aile yapısını çok iyi yansıtan karakter analizleri müthiş bir roman kesinlikle Orhan Pamuk gerçekten çok iyi bir romancı ve Nobel'i sonuna kadar haketmiş bir insan!

Ggululucan· Kafamda Bir Tuhaflık
6/1020.03.2015

Pamuk merakla beklenen bu kitabını 6 yılda İstanbul'un arka mahallelerini iyice araştırıp ordaki yaşam tarzlarını insan davranışlarını gözlemleyip öyle yazmış.Böyle bir çalışma içine girmiş çünkü yazarımız daha önceki hikayelerinde kahramanlarını İstanbul'un Nişantaşı gibi kalburüstü semtlerinde yaşatıyordu.. Kitapta Nobel ödüllü bir yazardan beklenmeyecek anlatım bozuklukları olsada Orhan Pamuk sonuçta..Kitabın ön kapağı ile konusu öyle uyumlu ki kapağa bakınca içeği ile ilgili kafanızda bişeyler oluşuyor.Kitabın arkasında da değinildiği gibi aşkta insanın niyeti mi kısmeti mi önemli sorusunun cevabı son bölüm ve hatta son cümle ile birlikte tam anlamıyla ortaya çıkıyor. Detaylı cümlelerin yazarı Pamuk; mahallede kuş uçsa sinek konsa yazar. Onun bu özelliği kitabı okurken zaman zaman okuyanı boğsada "ne çok uzattın be adam geç artık oraları"deme noktasına getirse de betimlemeleri tanımlamaları insanı derinden etkiliyor ve bilgilendiriyor. Mesela; İstanbul'un son 40 yılını orda yaşamamış olsanızda yaşamıssınız gibi bilirsiniz yada Mevlut'ün saflığı insanda acıma duygusu uyandırken, Korkut ve Süleyman'ın uyanıklığı bir tiksinme duygusu, babasının fakirliği ve gururu ise bir çaresizlik duygusu uyandırıyor. Pamuk bana nedenini bilmediğim bir şekilde soğuk ve itici gelse de kitap içimizden biri olan Mevlut'ün hikayesiyle sımcacık bir etki bıraktı. Ve boza her satırda insanın canını çektirecek kadar güzel anlatılan boza:) Bu hissiyat için bile Pamuk sevilir:) Bir röportajında Pamuk kitabını anlatırken; "Mevlut resmiyet ile şahsiyet arasında sıkışıp kalmış bir karakter neden?" sorusuna cevabı "Baskıcı bir toplumda var olmak isteyen, şahsi düşüncesini ancak arkadaşına saklayacak. Şahsi düşünceyle resmi düşünce arasındaki fark da yalnızca bir ikiyüzlülük farkı değil, bir hayat acısı farkı" diye açıklamış. Ne güzel söylemiş! Birde kahramanını niye Mevlüt değilde Mevlut olarak seçmiş onu merak ettim.. Kitapta benim açımdan en önemli vurgu; Mevlüt'ün akrabalarının büyük hayallerinin olması ve bu hayalleri gerçekleştirmelerine rağmen hayal edildiği zaman ki büyüklüklerini yitirmiş olduklarından dolayı sürekli mutsuz ve sinirli olmaları.Ki böyle insanlara günümüzde çok fazla rastlıyoruz. Bu durum; fazla hırs yada doyumsuzluk olarak nitelendirebilir. Diğer yanda; tüm değişimlere rağmen değişmeyen Mevlut'ün zaten küçük olan hayalleri ve istekleri gerçekleşirken, her ne kadar istediği gibi olmasa da olduğu gibi kabullenişi gerçekten kafasında bir tuhaflık olduğu hissini uyandırıken; Mevlut yaşadıklarıyla beklenenin beklendiği gibi gelmeyeceğini ama gelenin; gelmesini beklediğinden çok daha fazla mutluluk kaynağı olacağını yaşayarak aktarıyor bize. Böylelikle kabullenişlerinin kabul edilemeyecek yanları olmadığını göstermeye çalışıyor. Ve kitap okumanın en güzel yanı iyi kötü her kitapta karşınıza bir araştırma konusu çıkması.Bu kitaptada "bozada alkol var mı yok mu?" onu araştırdım. Osmanlı döneminde 4. Murat bozayı içinde alkol var gerekçesiyle yasaklamış.Ancak edindiğim bilgilere göre ben Vefa Bozacısının yalancısıyım :) "Bozanın temel maddeleri su, şeker, mısır ve buğdaydır. Bu karışıma dışarıdan herhangi bir alkol eklenmez. İçindeki karışımlar fermantasyon sonucu etil alkol oluşturur ki bozada alkol var diyen o zaman mayalı ekmekte yemesin" nokta:)

Benzer Kitaplar