Baba ve Piç
Kocanızın izni lazım elbette, diye devam etti sekreter, artık cıvıltılı olmayan sesiyle. Tabii eğer evliyseniz...? Odadakilerin meraklı bakışları üzerinde ağırlaştı. Ne var ki Zeliha'nın yüzünde ne sıkıntıdan eser vardı ne mahcubiyetten. Bu toplumsal işkenceden keyif alıyor değildi elbette ama içinden bir ses başkalarının fikirlerini ve yargılarını umursamamayı öğütlemişti ona. Ne de olsa fark etmeyecekti sonuç olarak. Son zamanlarda bazı kelimeleri kişisel sözlüğünden çıkarmaya karar vermişti, utanç pekâlâ bunlardan biri olabilirdi. Bu kürtaja onay verecek bir koca yoktu ortada. Bu çocuğun bir babası yoktu. Neyse ki kocanın olmayışı formalitelerde bir avantaja dönüştü. Görünüşe göre kimsenin yazılı iznini almasına gerek yoktu. Bürokratik düzenlemeler, evli çiftlerin bebeklerini kurtarmak için gösterdikleri özeni evlilik dışı doğan bebekler için göstermiyordu anlaşılan. Babasız bir çocuk neticede bir piçti ve İstanbul'da bir piç, sallanan bir diş gibi her an düşmeye hazırdı. Baba ve Piç, İstanbul - San Francisco hattında gidip geliyor: Müslüman - Türk Kazancı ailesiyle Ermeni asıllı Amerikalı Çakmakçıyanların 90 yıla yayılan öyküleri iç içe. Kederli bir geçmişi tamamen unutmak mı daha doğru, geçmiş bilincini beraberinde taşımak mı? Diğer yandan bir kadınlar romanı Baba ve Piç: Erkeklerin apansız ve açıklamasız ölüverdiği, geriye hep kadınların kaldığı bir sülaleden dört kuşak kadının hikâyesi. Anneannelerin, ciciannelerin, teyzelerin hafızalarıyla can bulan bu romanı severek okuyacaksınız.
Baskılar4
Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.
Düzenleme Geçmişi
Yükleniyor...
Puanlama
Yorumlar(25)
Tüm puanları gör (737)Kitap genel olarak akici, aklinizi dagitmak ve biraz keyifli vakit gecirmek icin ideal ancak temanin belkemigini olusturan Ermeni Meselesi pek cok yonuyle klise ve kanaatimce tek bir yonden ele alinmis durumda. Yine de okumayi dusunenlere onerilebilir.
edebi olarak vasat bir kitap. bunun yanında akıcı olduğu bir gerçek. ama kitabın bu kadar tartışılmasına neden olan "Türklere hakaret ediliyor vb." söylevlerinin asılsız olduğunu da okuduktan sonra anladım. ki bence yazar elinden geldiğince tarafsız bir yol izlemiş konuyu işlerken, ve kesin yargılarda bulunmamış. bu konunun dışında sadece Elif Şafak'ın değil birçok popüler yazarın toplumsal sorunları kör göze parmak şeklinde irdelemesini açıkcası beğenmiyorum. örneğin bu kitapta kadının toplumdaki yerine, 'tü kaka toplum bakın kadınlara neler yapıyorlar' tarzı hikayelerle değinilmesi beni irrite etti. yazarlar bu önemli konuyu sokakta, arkadaş ortamında konuşan halk gibi değil, daha çarpıcı ve çözüm odaklı irdelemeli. son olarak Elif Şafak'ın çift kişilikli olduğunu düşünüyorum. Mahrem gibi bir yapıt ile bu vasat kitabın yazarının aynı olmasını başka bir şekilde açıklayamıyorum.
"Ee şimdi ne oldu yani?" Elif Şafak kitaplarının benim için özeti bu cümle olabilir. Bomboş.
Yazım dili gayet güzel,kurgu başarılı fakat çok girdi çıktılı bir kurguya sahip,daha sade olmalıydı.Enfes bir eserle karşı karşıya kalacaktık ama kurgu..
şimdi çok merak ettim ne oldu Elif Şafak böyle yazarak problemleri çözmüş mü oldu ? yoksa tarafsızlığını mı kanıtladı ?bence kitapta ki Asya tam bir Elif Şafak bilmeden sırf geçmişi umursamaz halleriyle özür bile dileyebilirim diyor. iftira olmuyor mu atalarına gerçi onun ataları hangi taraf bu konuda bilgim olmadığı için yorum yapamayacağım . ama ben Elif Şafak'ın bu tarzından hoşlanmıyorum anlattıkları ne tam kurgu ne tam gerçek oluyor en kötüsü oluyor okuyan (tarihi bilgisi olmayanlar) araya katılmış kurguları da gerçek sanabiliyor. kendince her fikirden insanı koyduğu kitabını fazla uydurma ve işin aslı ucuzca buldum. kalemine lafım yok kitap akıcı mı gayet akıcı . tek bir konuda Elif Şafak'a katılıyorum tarih boyunca bize zarar veren bizim de zarar verdiklerimiz de vardır belki bizden ölesiye nefret ederken bu kinle yetiştirilirken biz gerçekten kin beslemeyi öğrenmeden yetiştirildik. iyi ki de böyleyiz. ancak bir yere kadar eğer sen bana iftira atmaya kalkarsan bende hatırlarım eskileri bir sor bakalım kendine neden beni göç ettirmek istediler neden kalmamda sakınca gördüler.madem de bu kadar nefret ediyorlar Türkiye Cumhuriyetini de ilk tanıyan onlar ya cesur olsunlar ya mızmızlanmasınlar bence .ve takıldığım bir diğer nokta onların sözde acılarına bu kadar değinirken Erzurum'da hala bile Ermeniler tarafından öldürülen Osmanlıların mazlumiyetine neden değinilmedi. barış güvercini falan değilsin .
Kurgu güzel, anlatım ve dil keza öyle. Elif Şafak geleceğin başarılı yazarlarından olacağını şimdiden kanıtladı diye düşünüyorum. Türk Edebiyatı adına önemli bir mihenk taşı.
Eksiklerine rağmen okunacak kitaplardan,bu arada eseri Ermeni soykırımını anlatmıyor sadece üstelik bana göre ağırlıkda olan da bu konu değil, genel anlamda kültürler,kişilikler inançlar aile gibi kavramlar arasında bir harmanlama yapmış,güzel bir eser. Her zaman yazarı okuduğumda sanki bir şeyleri eksik yazmış yarım kalmış duygusuna kapılıyorum, acaba bazen ticari hesaplar yaparak mı düşünüyor eseri tamamlarken,tam bir edebiyatçı diyemeyeceğim hiç bir zaman Elif Şafak için.ama okunur yazdıkları bu kesin.
Karakterlerin derinliği, olayların ilmek ilmek işlenişi, kurgunun muazzam oluşu kitaba olan beğenimi arttırdı.. İyi ki okumuşum.
MÜTHİŞ BİR KURGUSU VE ANLATIMI VARDI. OKUMAYANLARA ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM.
sürükleyici bir kitap elinizden bırakamayacağınız bir kitap
Elif Şafak'ın başını ağrıtan romanı. Kurgusu güzel ve akıcı bir roman.
gerçekten okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.bazı yerler mantığımıza fazla gelse de gerçekte var olan şeyler işlenmiş.
Elif Şafak Pit Palas demek bence son dönemler gittikçe büyüyen bir reklam kampanyası :(
Her Elif Safak kitabi gibi bu kitabi da begenerek okudum. Icindeki karakterlerin bir sekilde bir araya gelmesi ve hayatlarinin aslinda ne kadar birbirine uzak görünürken, yakin olmasini anlatan bir kitap. Tahmin ettigim fakat yok bu kadar da olmaz artik dedigim bir sonla bitti. www.ahukader.de
her kahramanın özel bir hikayesi var. yazar böyle olsun diye çok ıkınıp güzelim kitabı heba etmiş.
Yaklaşık 200 sayfası uzun ve sıkıcı betimlemelerden oluşuyor, ama boş zamanı olanlar için okunulabilir.
Kitabın insanin icine isleyen hikayesi sanki gercek hayattan bir kesitm, karakteelerin ruh tahlilleri oldukca guzel . Okuduğuma pişman olmadigim ender kitaplardan biri.
Zaman zaman sinnirlerimi bozan bir kitap oldu.Ama edebi dili güzel.
Okurken bir genç kızın hikayesi gibi gelse de, sonuna doğru bunun böyle olmadığının farkına varıyorsunuz. Geçmişe dair sorulara cevap arayan bir genç kız...Mutlaka okunmalı diye düşünüyorum.
elif şafak her zaman ki gibi kalemini konuşturmuş.














