Eser· Kitap

Cesur Yeni Dünya

8.3/10(520)

Cesur yeni Dünya bizi Forddan sonra 632 yılına götürür. Bu dünyanın cesur insanları kapısında Cemaat, Özdeşlik, İstikrar yazan Londra Merkez kuluçka ve Şartlandırma Merkezinde üretilirler. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, annelik ve babalık pornografik birer kavram olarak görülür. Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipnopedya uykuda eğitim ile sağlanır. Hipnopedya seyesinde herkes mutludur; herkes çalışır ve herkes eğlenir. Herkes herkes içindir.

Baskılar13

Bu eserin yayımlanmış baskıları. Bir baskıya tıklayarak yayınevi, ISBN, sayfa sayısı ve basım bilgilerini görebilirsiniz.

Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni Dünya

İthaki Yayınları

333 sayfaISBN 97897569021651999-06-01
A Brave New World

A Brave New World

Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni Dünya

İthaki Yayınları

272 sayfa
Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni Dünya

Zigana Kitap"2007

249 sayfaISBN 97897501700272007-12-01
Brave New World

Brave New World

123 sayfa
Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni Dünya

Yaba Yayınları

142 sayfaISBN 97897538604752010-01-01
Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni Dünya

349 sayfaISBN 97897569021652023-01-01

Schöne Neue Welt

Fischer Verlag

187 sayfa1975-01-01
Brave New World

Brave New World

Longman

128 sayfa
Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni Dünya

Zigana Yayıncılık

249 sayfaISBN 9789750170027
Brave New World

Brave New World

Bantam Books

177 sayfa1962-01-01
Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni Dünya

İthaki Yayınları

266 sayfa2016-02-01

Düzenleme Geçmişi

Yükleniyor...

Puanlama

8.3/ 10
520 puan
10
118
9
142
8
139
7
75
6
30
5
9
4
3
3
2
2
2
1
0
ŞŞah-Rû· Cesur Yeni Dünya
8/1030.07.2023

İlk olarak önsözün kitabı bitirdikten sonra okunmasını tavsiye ederim. Hem daha baştan finali öğrenmemek adına hem de kitap bittikten sonra yazarın özeleştirisi daha anlamlı geldiği için. Ayrıca yazar iyi ki üçüncü seçeneği sunmamış zira sıradan bir kitaba dönebilirdi. Ben de çoğunluk gibi F.S. geleceğin bir kabus mu yoksa olması gereken bir düzen mi olduğu konusundaki muğlaklığın eseri daha çarpıcı hale getirdiğini düşünüyorum. Seri üretimi başlatan Henry Ford' un uygarlığında geçen romanın bana göre en çarpıcı karakteri ne tekdüzelenmiş, tektipleşmiş ve kastlaşmış toplumun temsilcisi Lenina, ne üretim hatası (!) sonucu sorgulayan Bernard ne de karşı düzen örneği Vahşi John'dır. Asıl insanı sarsan iki düzeni de bilip bilinçli olarak tercihini yapan Mond'dur ve herif o kadar mantıklı konuşur ki nasıl uyuştuğumuzu bize güzel güzel anlatır. Yazıldığı tarihlerde Amerika'nın dünya devliğine yürümesini bol bol iğneleyen romanın bir diğer etkileyici yönü 1984 gibi yıllar öncesinden günümüz teknolojisini tahmin etmeyi bir adım daha ileri taşıyıp adı bile anılmayan yıllarda klonlamayı ve genetik mühendisliğini öngörebilmesi. İlk bakışta fazla bilimkurguymuş gibi dursa da günümüzün nüfus artışı, tüketim çılgınlığı ve doğal kaynakların yokoluşu gibi sorunları göz önüne alındığında aslında tam bir perşembenin gelişi durumu sözkonusu. Diğer başarılı distopya eserlerinde olduğu gibi romanın en korkunç yanı ise aslında zaten F.S. 630'lu yılların (yaklaşık 2500'lü yıllar) metaforsuz halinde yaşamamıza rağmen "soma"lanmış toplum gibi farkında olmayışımız.

Ffndkkk· Cesur Yeni Dünya
6/1002.10.2021

Enteresan bi kitap.bir o kadar da urkutucu. Bilim kurgu severim ama bunu sevmedim.

Hh.ergin kaliç· Cesur Yeni Dünya
8/1029.06.2021

önsöz ve sonsözler aşırı uzun geldi. çok üzgünüm ama 1984 ü daha çok sevdim. o zamanlar yazılmış olmasına rağmen belli belirsiz çoğu şey günümüzde uygulanmakta. Keşke Vahşi ile Lenina böyle olmasaydı...

TTuna82· Cesur Yeni Dünya
5/1001.10.2020

.bitmesini istemediğim okurken kurguladigim.muhtesem hayal gücü olan bu kitap

Ssmtrkl_· Cesur Yeni Dünya
10/1011.08.2020

CESUR YENİ DÜNYA- Bu kitabın 1932 yılında yazılmış olduğuna inanamıyor insan. Çünki: İnsanların kuluçka makinelerinde üretilmesi, gruplara ayrılıp şartlandırılması, mutsuzluk anında soma gibi bir ilacın olması falan.. muazzam bir hayal gücü gerektiriyor. Böyle bir dünyada din, özgürlük, bilinç gibi kavramlar elbetteki yok. Ama farklı bir bölgede normal bir insanın teknolojinin hüküm sürdüğü, uygar yaşama gelmesiyle birlikte herşey alt üst olur. Kesinlikle okunmalı!

FFurkan Karakuş· Cesur Yeni Dünya
10/1013.04.2020

Kendinize bir şeyler katmak istiyorsanız mutlaka bu kitabı okuyun. Vermek istediği mesaj çok güzel.

Ttbpkgr· Cesur Yeni Dünya
8/1007.04.2020

Ne abuk bitti ya.. Gerçi konuya bak, ne bekliyoruz ki? Romantik bir kavuşma mı?

Mmyusufkirtil· Cesur Yeni Dünya
8/1018.02.2020

Başlarda içine giremesem de ilerledikçe derinleşen, düşündüren, kıyaslatan bir kitap oldu. İdeal dünya var mı? Duygu olmadan yaşanılan hayat hayat mıdır? Vs. vs. Ben beğendim. Keyifle okudum. Kitabın başındaki sunuş, önsöz ve de sonundaki sonsözde kitabın derinlemesine incelemeleri var. Denk gelen bir yerde göz atıp fikir sahibi olabilirsiniz. Tavsiye ederim.

AAfilius· Cesur Yeni Dünya
8/1009.01.2020

Spoiler İçermez.. Öncelikle kitabın yazıldığı dönem göz önüne alınarak okunması gerektiğini düşünüyorum. 1932 yılında yayınlanan bu kitabın günümüzdeki gerçekliğiyle karşılaşmak yazara karşı büyük bir saygı uyandırıyor. İnsanların sadece mutlu kalabileceği bir ütopya mı, yoksa bir bakıma bizi insan yapan değerlerden soyutlayan bir distopya mı? Bu sorunun açıkça, kitabın ana tartışma konusu olduğunu düşünüyorum. Bence Toplumsal olarak değerlendirildiğinde bir ütopya, kişisel, birey olarak değerlendirdiğimizde kocaman bir distopyaydı. Günümüz dünyasınında (belki de en kötü yanı bu) hem toplumsal, hemde birey olarak distopyalaşmaya başladığını, Huxley'in bunu yıllar öncesinden insanlara göstermesi ve günümüzle paralel bir bağ taşıması kitabı daha ilgi çekici kıldı. "Huxley bu tartışmanın neresindeydi? Olaya şahsi olarak hangi taraftan bakıyordu?" sorusu takılmıştı aklıma, Amerika seyahatinin ilham kaynağı olduğunu düşününce bence biraz arada kalmış gibi ama eminim oda bunu bir distopya olarak tanımlıyordur. Tabii kitabı okuyanlar arasında farklı görüşleri rahatlıkla barındırabilecek ve üzerine belki saatlerce tartışılabilecek kitaplardan bir tanesi olarak görüyorum. Günümüz kapitalist sisteminden tutunda, toplumsal yapıya ve daha bir kaç konuya daha net bir şekilde değiniyor. Bence okunması gereken kitaplar listesinde biraz daha üst sıralara çıkarılmalı. Kitabı okuduğumda "Neden bu kadar geç kaldın bu kitabı okumak için." diye hayıflanmadan edemedim..

MMURATAYDIN94· Cesur Yeni Dünya
9/1030.10.2019

Kitabı okurken oldukça zorlandım. Hatta bir ara bırakmayı dahi düşündüm ama, kitabın önsözünün ilgimi çekmesi ve hikayenin sonunu öğrenme isteğim sayesinde güçbela da olsa bitirdim. Yazarı Aldous Huxley, bildiğim kadarıyla bir biyolog, genetik uzmanı veya kimyacı değil ama romanın büyük kısmında baskın biçimde yer alan bilimsel terim ve ifadeler, hikayenin takibini biraz zorlaştırıyor. Ama hakkını teslim etmek lazım; zor okunan ama çok kaydadeğer bir eser. Eserin adı, Shakespeare'in Fırtına adlı bir eserinde yer alan ve aslında o dönemde "güzel yeni dünya" anlamında kullanılan "brave new world" repliğinden esinlenerek verilmiş. Distopya tarzında yazılmış bir roman olan Cesur Yeni Dünya'yı anlamak için eserin yazıldığı dönemde özellikle Amerika'da yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmelere (Büyük Buhran, Ford'un üretim stratejisi, A.B.D.'nin giderek etkin bir konuma sahip olması, vb.)göz atmak gerekiyor. Cesur Yeni Dünya, pek çok ülkeyi etkilemiş olan büyük ekonomik buhranın yaralarının sarılmaya çalışıldığı 1932 yılında kaleme alınmış. Genel hatlarıyla hikaye şöyle: Olay, F.S. (Ford'dan Sonra) 632 yani 26. yüzyılda Londra'da geçmektedir. Cesur Yeni Dünya artık kendini savaş, yoksulluk, hastalık, vb. durumlardan kurtarmıştır. İnsanlar biyolojik müdahaleler sayesinde yaşlılığın olumsuz etilerini yaşamaksızın ölmektedir. İnsanlar doğum yoluyla değil, gen mühendisliği yöntemleriyle özel ortamlarda kuluçka yoluyla üretilmekte, anne-baba kavramından habersiz olarak büyümektedir. Karakteristik özellikler genetik yollarla belirlenmekte; üretim kalitesine göre insanlar Alfa, Beta, Gamma, Delta ve Epsilon şeklinde sınıflara ayrılmaktadır. Sınıflar ihtiyaca göre farklı genetik kodlarla donatılmakta, toplumsal düzeni kolayca sağlama adına ise sınıflar arasında nefret teşvik edilmektedir. Tek-eşlilik, aile, kardeşlik kavramları artık geçerliliğini yitirmiştir. En büyük erdem ise tüketim olmuştur. İstikrar görünürde sağlanmıştır ama karşılığında insanların standartlaştırılarak benlik ve aidiyet duygularının kırılması gerekli görülmüş; bu da hedonist (haz-merkezli) bir yaşam tarzının telkin edilmesi ile sağlanmıştır. Cinsel açıdan geçerli motto ise "Herkes herkes içindir" şeklinde belirlenmiştir. Bireyselliğin en büyük tehlike olarak görüldüğü bu düzende tek tanınan özgürlük, zamanını keyifli geçirme özgürlüğüdür. Bireysel duygu ve kaygıların köreltilmesi ise "soma" adı verilen "ilaçların" düzenli olarak kullanılmasının sağlanması ile gerçekleştirilmektedir. Tarih, sanat, edebiyat, bilim, felsefe, duygusal yakınlaşma ve romantizm toplum düzenine zarar vereceği düşüncesiyle yasaklanmıştır. Hristiyanlığın sembolü olan haç işaretinin üst kısmının atılmasıyla elde edilen T ise yeni inanç sistemini temsil etmektedir. Bu düzene uymak istemeyenlerin tek alternatifi vardır. Tek eşliliğin yaşandığı, insanların doğumla dünyaya geldiği, yaşlanarak Ayrık Bölge'de yaşamak... Final bölümünde "Vahşi" ile Denetçi arasındaki diyalogda, oldukça önemli mesajları bulmak mümkün. Kitap zaten baştan sona kült bir eser ama öne çıkan bölümlerini spoiler vermemek adına söyle sıralayabilirim. - Yazarın kendisi tarafından 1946 yılında yazılmış olan Önsözün tamamı (özellikle ilk paragrafı, 19, 25, 26, 27 ve 28'inci sayfalar), - 16 ve 17'nci bölümler, - 1993 yılında David Bradshaw tarafından yazılmış olan Sonsöz (257-266 arasındaki sayfalar) Toplumların nasıl kimliksizleştirildiği, kolay yönetilmeleri adına elitlerce nelerin yapılabileceği, tarihin neden totalliter yönetimler tarafından yok edilmeye çalışıldığı, tüm bu süreçte medyanın ve eğitimin rolü, refah tiranlığı gibi konularda önemli ipuçları bu bölümlerde çok çarpıcı biçimde ele alınmış. Günümüzden neredeyse bir asır önce, yazarın ortaya koyduğu öngörüler gerçekten müthiş; bunların önemli ölçüde şimdiden gerçekleşmiş olması eseri daha da önemli kılıyor. Eser 1980 ve 1998 yapımı iki sinema filmi ile beyaz perdeye de uyarlanmış. Sonuç olarak, kayda değer bir kitap okumak istiyorsanız; buyrun aradığınız kitap burada...

Ssemen2· Cesur Yeni Dünya
6/1013.08.2019

Konu açısından değerlendirirsek işlemek istediği mevzuyu incelikli bir şekilde dile getirmiş. Ancak -çeviriden kaynaklı olduğunu düşünüyorum- romanın dilini beğenmedim. Bir yapaylık ve zor okunurluk söz konusu. Ayrıca pek çok imla ve yazım hataları mevcut. Çok daha iyi bir çevirisi yapılana kadar okunması ertelenebilir bir kitap.

Aahmetkoca35· Cesur Yeni Dünya
10/1021.02.2019

Yazıldığı yılı düşünürsek,yazarın etkileyici bir hayal gücü var. Birçok bilim kurgu filme kesin ilham kaynağı olmuştur. Matrix de insan üretim çiftlikleri geldi aklıma.

EElysion· Cesur Yeni Dünya
9/1020.01.2019

Insanların doğmak yerine laboratuarlarda üretildiği bir dünya "Cesur Yeni Dünya " Aile, toplumsal değerler yada kişisel duyguların kısacası bizi biz yapan duyguların olmadığı bir dünya.🏙 Embriyoların laboratuvar ortamindayken çeşitli kimyasallar ile veya oksijenin bir tık azaltılması sayesinde gelecekte kim ve hangi sınıftan olacağına karar veriliyor.🔬 Kanalizasyon işçisi veya yönetici mi olacağınız çok önceden belirleniyor ve bebeklik aşamada sürekli dinletilen kasetler sayesinde ne işi yapacaklarsa yada hangi sınıfa ait olacaklarsa dikte ediliyor.👩‍🚀 Yaptığınız işi benimsiyor ve sorgulamıyorsunuz. Hangi sınıftaysanız o sınıftan olmaktan mutluluk duyuyor diğer sınıflardan nefret ediyorsunuz. Bilim Kurgu ve distopya tarzı sevenlerin kaçırmaması gereken bir kitap. 📚 📌"Ne sebeple olursa olsun hatanızın üzerinde kara kara düsünmeyin. Temizlemenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir." 📌"İşlerini zekice yapacaklarsa genel bir fikirleri olmak zorundaydı ancak toplumun iyi ve mutlu üyeleri olacaklarsa ne kadar az bilirlerse o kadar iyi olurdu. " 📌"Tüm şartlandırmaların amacı budur; İnsanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek."

Llalenergis· Cesur Yeni Dünya
8/1023.03.2018

Etkileyici! Telefon ve kötü müzik bağımlısı, kitap okumayan gençler; tüketim çılgınlığı, boşanma oranlarındaki artış, seks odaklı ilişkiler,ekonomiye bağlı kast sistemi...Kitaptaki distopik dünya, kısmen gerçekleşmiş gibi..en büyük eksiğimiz "soma" :D

Xxtina· Cesur Yeni Dünya
9/1020.01.2018

Kitabı henüz bitirdim ve bunun üzerine 1984'ü yeniden okumak harika olacak. Özgür irade, seçimler, mutluluk, inanç, istikrar, uygarlık ve ilkellik ve bir çok konuya değinen yazarın kurduğu bu dünyanın bu kadar detaylı tasarlanması ve müthiş bir incelikle kaleme alması beni hayrete düşürdü. Huxley'in sonradan eklemesine de katılıyorum. Başka bir dünya da eklenebilirmiş ama iyi ki eklememiş. 1932'de basılmış bir kitabın halen bize yabancı gelmeyen çıkarımlar içermesi ise düşündürücü.

Aalper_ak· Cesur Yeni Dünya
8/1017.11.2017

- "Yaşları ilerledikçe insanları dine yönelten şeyin ölüm ve ölümden sonraki şeylerin korkusu olduğunu söylerler. Fakat kendi deneyimim beni şu inanca yöneltti: böyle korku ve düşüncelerden apayrı olarak, dini duygular biz yaşlandıkça gelişme eğilimi gösterirler, çünkü ihtiraslarımız ateşini yitirdikçe, hayal güçlerimiz ve duygularımız köreldikçe aklımız daha rahat işler hale gelir, bir zamanlar aklımızı çelen imgeler, arzular ve heveslerden arındıkça Tanrı, gizlendiği bulutların arasından görünür, ruhumuz bütün aydınlıkların kaynağı olan bu varlığı hisseder , görür ve ona yönelir, bu yöneliş doğal ve kaçınılmazdır; duygular dünyasına canlılığını ve cazibesini veren her şeyi artık yitirmekte olduğumuz için, o muazzam varoluş artık içsel yada dışsal etkilerle desteklenmediği için, kalıcı bir şeye, bizi asla yanıltmayacak bir şeye tutunma ihtiyacı hissederiz -bir gerçekliğe, mutlak ve ebedi bir gerçeğe tutunmak isteriz. Evet, kaçınılmaz bir biçimde Tanrı'ya yöneliriz; bu dini duygu, doğası gereği öyle saftır ve bunu yaşayan ruha öyle bir mutluluk verir ki, diğer bütün yitirdiklerimizi telafi eder." - "Namusluluk için bir gerekçeniz olurdu!" dedi Vahşi. Utançtan bir parça yanakları kızardı. "Fakat namus demek tutku demektir, namusluluk demek sinirsel gerginlik demektir. Tutku ve sinirsel gerginlik ise istikrarsızlık demektir. İstikrarsızlık demektir. İstikrarsızlık ise medeniyetin sonu demektir. Bolca tensel günah olmadan kalıcı bir uygarlık kuramazsınız."

AARKHE· Cesur Yeni Dünya
10/1001.08.2017

Cesur Yeni Dünya sadece bir distopya değildir. Aynı zamanda bir ütopya, bir kurgu bilim, bir kara mizah, bir felsefe ve inanç kitabıdır. Aslında devletleri yöneten tüm partilerin okullarda okutulmasını planlaması gereken bir kitaptır. Hangi görüşe sahip olursanız olun içinde sizle ilgili mesajlar barındıran ama esas vermek istediğini kitabı bitirdikten sonra üstünde düşünürken bulabileceğiniz kitaptır. Yazar der ki; düzenin her türlüsü kaostan iyidir. Nokta.

Ddicle28· Cesur Yeni Dünya
8/1019.03.2017

Cesur Yeni Dünya bir kara ütopya gibi görülse de hatta kara dörtlemenin bir parçası olarak kabul edilse de diğer distopyalar kadar korkunç bir geleceği öngörmüyor. Tüm insanların mutlu olduğu, acı çekmediği, istediğini elde edebildiği bir dünya ne kadar kötü olabilirdi ? Fakat bu mutluluk için bir fedakarlık yapılması gerekliydi, mutluluk için istikrar için düzen için bir şeylerden vazgeçilmeliydi. Tarih gibi mesela, şiir gibi, anne-baba gibi, aşk gibi. Aldous Huxley bu düzeni oluşturmak için insanları seri üretime sokmuş ve farklı sınıfsal kategorilere ayırmış. Alfalar, Betalar, Epsilonlar vs. Hepsinin şartlandırılması kendilerini, ait oldukları sınıfı ve yaptıkları işi sevecekleri şekilde. Bu kısım çok iyiydi. Yapmak zorunda olduğumuz şeyleri sevmezsek nasıl mutlu olabilirdik ? Öyleyse onları sevmeye şartlandırıldık. Toplumsal düzeni sağlamak için bundan daha iyi bir çözüm düşünülemezdi. Fakat bu mutluluk ve huzur için bireyler tek tek öldürülüyor, fiziksel anlamda değil ama bireysellik, özgür irade, farklılık olmazsa insandan nasıl bahsedebiliriz. Toplumsal düzeni kurmak için bireysellikten vazgeçmek. Temeli iyi bir düşünceye dayanan bir distopya bence bu, savaş yok, acı yok, açlık, sefalet yok. Dünyanın şu anda acısını çektiği hiçbir şey yok. Ama bunun için insandan vazgeçmek, güzel olan her şeyden vazgeçmek. Bu alınması zor bir karar olurdu. Kitap boyunca da kendimi bunu sorgularken buldum. Açlıktan ölen çocuklar olmayacak ama özgür düşünce de olmayacak. Bu kabul edilebilir miydi ? Kitabımızın kahramanı Vahşi bunu kabul edemedi. O Tanrıyı, şiiri, özgürlüğü istedi ama bu aynı zamanda mutsuzluk da demekti. Nitekim tamamen yabancısı olduğu bu düzeni benimseyemedi. Günümüzde de böyle bir düzen kesinlikle kabul edilemez. Fakat kitabın yazıldığı tarih göz önüne alındığında, Sanayi Devriminin de etkisiyle, Aldous Huxley böyle bir toplum yapısını hayal edebilmiş. Ben her zaman distopyalarda yaratılan yapının eserin yazıldığı dönemden temel aldığını düşünürüm. O yüzden distopyalar imkansız olmaktan çok gerçekleşme imkanı olan eserlerdir gözümde. Çünkü zaten temeli atılmıştır.

MMeHeR· Cesur Yeni Dünya
8/1012.12.2016

Çok severek okuduğum bir kitap 1948 okuyan kişilerin hemen arkasından mutlaka okuması gereken bir kitap yazıldığı zamana göre teknolojik ilerlemeleri çok güzel yapmış tek eksiği çok basit bir olay örgüsü var mesela adamın birisi varmış yolda yürürken kafasına taş düşmüş ölmüş gibi bu kadar güzel bir kurguya daha iyi bir olay örgüsü beklerdim

Ssedeff· Cesur Yeni Dünya
7/1021.10.2016

Konusu, kurgusu itibari ile ve felsefik, sosyolojik açıdan da okunması gereken kitaplardan biri..oldukça zengin ve derin bir roman. '1946 tarihli önsözünde Huxley, romanı yeniden yazacak olsa Vahşi'ye üçüncü bir seçenek; ekonominin merkezsiz, politikanın anarşist, bilim ve teknolojinin insanlığı baskı altına almak yerine, ona hizmet etmek için kullanılacağı bir toplulukta yaşama seçeneğini sunacağını açıklar'.

Eeale· Cesur Yeni Dünya
7/1004.07.2016

Huxley'nin mizah anlayisi gercekten cok hosuma gitti. Donemin otomotiv devi Henry Ford'u,9 yil suren savasi,Ford'un T modelini kitabi icerisine gercekten cok iyi tasvir etmis. Bunun yaninda Vahsi ile Denetci'nin konusmalari o kadar acik-akici ve zihin acici ki kitabin boyutunu gozumde nirvanaya ulastirmistir. Kitap icinde anlatilan din kavrami adeta kendi kendimi sorgulatmis ve bana yeni bir bakis acisi kazandirmistir.

Aaiseeslem· Cesur Yeni Dünya
9/1030.04.2016

Çok ilginç ve çok düşündürücü bir kitaptı yazıldığı sene duşunulduğunde yazara kahin desek yeridir ayrıca benim için 1984 ten daha okunası ve şaşırtıcıydı..

TTilkinin_ini· Cesur Yeni Dünya
7/1020.01.2016

Hafifletilmiş bir Cesur Yeni Dünya yaşıyormuşuz hissiyatı ile bitirdim kitabı... Ve bu beni fena halde korkuttu... Okuyun derim...

Zziya nur· Cesur Yeni Dünya
6/1007.10.2015

Bazen bir kitabı; isminden, yazarından, konusundan veya başka bir nedenden dolayı çok merak edersin.Hatta bazen bu nedenin ne olduğunu bilmiyor olabiliriz. Cesur Yeni Dünya kitabı benim için böyleydi.Bundan dolayı özenle okudum ama o merak ettiklerimi kitapta bulamadım. Buna rağmen şimdiye kadar okuduğum diğer ütopya kitaplarından, konu itibariyle farklı ve hayal edilenlerin ilginç olması bakımından okumaya değer bir kitaptır.

EElectronicArts· Cesur Yeni Dünya
9/1008.09.2015

Döneminin çok ötesinde, endüstriyel toplumun insan hayatının ne yönde evrileceğine ilişkin yaptığı çıkarımlar günümüz için ışık tutucu nitelikte. Yazar bunları öngörürken, akıcı bir üslupla da okuyucuyu sıkmadan sona kadar götürüyor. Kesinlikle okunması gereken bir başyapıt.

Benzer Kitaplar